'Zararlı işlerden çıkmak değil bunları kârlı hale getirmek önemli'
Sigorta sektörü için zararlı işleri kârlı hale çevirme becerisini gösterebilmenin önemli olduğunu belirten Groupama Sigorta Genel Müdürü Ramazan Ülger, “Yoksa ‘zararlı işlerden çıkıp kârlı işlere gidi
23 Kasım 2015 - 09:14
Sigorta sektörü için zararlı işleri kârlı hale çevirme becerisini gösterebilmenin önemli olduğunu belirten Groupama Sigorta Genel Müdürü Ramazan Ülger, “Yoksa ‘zararlı işlerden çıkıp kârlı işlere gidiyoruz’ demek güzel. Ancak, her şirket kârlı işe gidince orada da kâr kalmıyor” diyor.
ALP SÜER / SİGORTAMEDIA
Türkiye’de 2012’deki zararın ardından iki yıl üst üste kâra geçen hayat dışı (elementer) sektör, 2015 yılında yeniden zarar etti. Hem de az buz bir zarar değil. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) ilk 6 aylık verilerine göre, zarar (teknik zarar) 216.1 milyon TL. Yılın tamamı itibarıyla zararın 2012 yılı boyutlarında olacağı şimdiden anlaşılıyor. Zarar da aslında “trafik branşı”ndan kaynaklanıyor. Son yıllarda, sektördeki birçok şirket, biraz da kendisini zarardan koruma içgüdüsüyle başta trafik olmak üzere zararlı branşların portföylerindeki payını azaltmaya çalışıyor. Geçen günlerde sohbet etme imkânı bulduğumuz TSB Başkanı ve Groupama Sigorta Genel Müdürü Ramazan Ülger’e göre, zararlı branşlardan çıkıp, kârlı branşlara yönelmek de bir çözüm değil. Sektör için zararlı işleri kârlı hale çevirme becerisini gösterebilmenin ve pazarı büyütmenin önemli olduğunu belirten Ülger, “Yoksa, ’zararlı işlerden çıkıp kârlı işlere gidiyoruz’ demek güzel. Ancak, her şirket kârlı işe gidince orada da kâr kalmıyor” diyor.
Sektörü toplumdan ayrı düşünemeyiz
Ülger, 1 Kasım seçimleri öncesi ekonomik ve siyasi belirsizliklerdeki artış, terör olaylarındaki tırmanma gibi gelişmelerin etkisiyle toplumda yaşanan moral bozukluğunun, sigorta sektörünü de etkilediği görüşlerine katılıyor. Toplumun büyük bir kesimine dokunan bir iş yaptıklarını dile getiren Ülger, “Sigorta sektörü olarak toplumun içindeyiz. Milyonlarca müşteri ve poliçeye sahibiz. Bu nedenle sigorta sektörünü toplumdan ayrı düşünemeyiz.
Tüketicilerin morali ve satın alma iştahları yanında ülke ekonomisindeki gelişmeler bizi de çok etkiliyor” diyor. 2015 yılının, sigorta şirketlerinin mali yapıları ve bütçeleri açısından da zor bir yıl olduğunu vurgulayan Ülger, “bedeni hasar” sorununun sürmesi ve karşılıklardaki artış nedeniyle hayat dışı sektörün yılı zararla kapatmasını beklediğini söylüyor. Seçimden sonra ister tek parti iktidarı, isterse koalisyon hükümeti olsun sorumluluk alacak bir hükümetin iş başına gelmesinin belirsizlikleri azaltacağını belirten Ülger, “Bundan sigorta sektörü de olumlu etkilenecek. Çünkü beklediğimiz bazı yasal düzenlemeler gündeme gelecek. Geleceği daha iyi görmeye ve daha sağlıklı planlar yapmaya başlayacağız” diyor.
Ülger, “Seçimlerden sonra, kamuoyunun da desteklediği güçlü bir hükümetin oluşması durumunda, sigorta sektöründe 2016’da büyüme hızı yüzde 20-25’li seviyeleri yakalar mı?” sorumuza ise şu yanıtı veriyor: “Güçlü bir hükümet kurulması, belirsizliklerin azalması durumunda dahi 2016 yılında sektörde yüzde 20-25 seviyeleri çok iyimser bir beklenti. Türkiye’nin 2016 büyüme hedefi yüzde 4 ise sigorta sektörünün yüzde 25 büyüyeceğini söylemek zor.”
Sektördeki mevcut tarifelerle, trafik branşının zarar etmeyi sürdüreceğini belirten Ülger, “Bu da sektördeki rekabetle ilgili. Türkiye’de 16 milyon araç sigortası var. Pazarın yaklaşık yüzde 24’ünü trafik sigortası oluşturuyor. Bunu yok sayamazsınız. Ancak, doğru maliyete karşılık doğru prim alınması önemli. ‘Trafik zarar etse de diğer branşların kârıyla bunu finanse edeyim’ demek de doğru değil. O zaman kârlı branşlardaki sigortalılara haksızlık olur” diye konuşuyor.
Zarar karşılıklarla ilgili
Groupama ile ilgili olarak da sorularımızı yanıtlayan Ülger’den aldığımız bilgilere göre, tarım sigortalarında her iki poliçeden birini satan ve poliçe sayısı olarak en çok sigortalıya ulaşan Groupama, kasko sigortasında ise 5. büyük şirket. Groupama, sağlık, konut, yangın, nakliyat gibi branşlarda da büyümeyi sürdürüyor. Trafik sigortasında ise şirketin 2008’den beri pazar payı küçülüyor. 2013 ve 2014’te kâr eden şirket, 2015 yılının ilk 6 ayında ise zarar açıkladı. Sektörde, yeni yönetmelikle doğru karşılık ayırma ve gerçek maliyetlerin hesaplara yansımaya başlamasından dolayı zararların artmakta olduğunu belirten Ülger, yılın tamamında da zarar açıklayacaklarını söylüyor
Tamamlayıcı sağlıkta acele etmiyor Groupama, tamamlayıcı sağlık sigortası ürününü piyasaya sunma konusunda ise acele etmiyor. “Tamamlayıcı sağlık sigortasında önümüzü görmemiz gerekli. Sosyal bir boyutu da olduğu için dünya örneklerinde olduğu gibi sigortaya kamunun desteği gerekli” diyor
Ülger. Ülger, hayat ve emeklilik branşında faaliyet gösteren Groupama Emeklilik’in satışlarının azalmakla birlikte faaliyetlerini sürdürdüğünü söylüyor. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile ilgili düzenlemelerin şirketlerin gelirlerini azalttığını belirten Ülger, “Gelirlerimiz azalınca biz de komisyonlarda indirim yaptık. Acenteler de doğal olarak daha yüksek komisyon veren şirketlerle çalışmak istedi. Bu nedenle yeni satışlarımız azaldı. Emeklilik branşında yüksek maliyetlere katlanarak büyümek gibi bir niyetimiz yok” diyor. Şirket olarak müşteri memnuniyetine büyük önem verdiklerini belirten Ülger, müşterilerden her ay gelen şikâyetleri sınıflandırarak ilgili birimlerin, müşterilerin sorunlarıyla ilgilendiklerini vurguluyor.
Teknolojiye yatırım yapan acentelere destek sürecek
Groupama’nın acentelere verdiği desteğin önümüzdeki dönemde de süreceğini belirten Ülger, şunları söylüyor: “Sigorta şirketleri trafik sigortasında zarar ediyor. Acenteler ise bu zarara karşın komisyonlarının azalmasını istemiyor. Sigorta şirketleri de trafikte doğru kârlılığa ulaştıkları zaman bunlar sorun olmaktan çıkar. Groupama olarak büyük ölçüde acente kanalı ile satış yapan şirketiz. Trafikte çok poliçe satan bir şirket olmadığımız için acente komisyonlarını değiştirecek bir durum yok. Acentelerle ilişkilerimizde bir sorun da yok. Ancak, acente toplantılarında da söylediğimiz gibi acentelerin de teknolojik gelişmelere ve dijitalleşmeye kafa yorma zamanı geldi. Doğru teknik alt yapıyı kuran ve teknolojiye yatırım yapan acentelere desteğimiz hep sürecek.”
Sigortalıların sağlığı ‘Pozitif Sağlık’ güvencesinde
Groupama Sigorta Genel Müdürü Ramazan Ülger, sağlık branşında bu yıl piyasaya sundukları “Pozitif Sağlık” ürününden çok memnun olduklarını dile getirdi. Groupama’nın, “Pozitif Sağlık Planları” ile sigortalı tüm Türkiye’deki yaygın ve seçkin hastane gruplarından nitelikli sağlık hizmeti alırken yurtdışında da olası risklere karşı korunuyor. Farklı kapsam ve teminatları ile Pozitif Özel Ferdi Sağlık ana ürün başlığı altında; 7 tane Groupama Pozitif ürünü sunan Groupama, sigortalının bütçesine uygun prim ve ödeme seçenekleri de sunuyor. Söz konusu planları satın alan, 3 yıl kesintisiz sigortalı olan ve ortalama hasar/prim oranı yüzde 80’nin altında olan sigortalılar ise risk değerlendirme ile ömür boyu yenileme garantisi almaya hak kazanıyor.
Groupama’dan eski Türk filmlerini desteklemeye devam
Ülger’den öğrendiğimize göre, Groupama’nın kamuoyunda da büyük beğeni toplayan “Türk Klasikleri Yeniden” projesi kapsamında, eski Türk filmlerinin restorasyonu için desteği sürecek. Hatta yeni film seçimi için çalışmalar başlamış. Ancak, adaylar konusunda Ülger, şimdilik ser verip sır vermiyor.2008 yılında Erden Kıral’ın “Bereketli Topraklar Üzerinde” (1979) filmiyle “Türk Klasikleri Yeniden” projesine başlayan Groupama, 2009 yılında Ömer Lütfi Akad’ın “Vurun Kahpeye” (1949), 2010 yılında Atıf Yılmaz’ın “Selvi Boylum Al Yazmalım” (1978), 2011 yılında Memduh Ün’ün “Üç Arkadaş” (1958), 2012 yılında Halit Refiğ’in “Gurbet Kuşları” (1964), 2013 yılında Lütfi Ö. Akad’ın “Vesikalı Yârim” (1968), 2014 yılında Yavuz Turgul’un “Muhsin Bey” (1987) ve 2015 yılında Metin Erksan’ın “Yılanların Öcü” (1962) filmlerinin restorasyonlarını üstlendi.
Bu haber 670 defa okunmuştur.







YORUMLAR