Paylaşılmayan bilgi 'ÇÖP'tür
Sigorta Eksperi ve Hayatımız Sigortalı dergisi yazarı Mustafa Nazlıer, tüm mesleklerdeki en büyük sorunun paylaşım olduğunu, bunu sağlayacak düzenleme ve ortam yaratılmadıkça acente veya eksperin değe
19 Ekim 2015 - 08:57
Sigorta Eksperi ve Hayatımız Sigortalı dergisi yazarı Mustafa Nazlıer, tüm mesleklerdeki en büyük sorunun paylaşım olduğunu, bunu sağlayacak düzenleme ve ortam yaratılmadıkça acente veya eksperin değerlerini yükseltemeyeceğini ifade etti.
Tüm mesleklerdeki en büyük sorunun paylaşım olduğunu belirten Sigorta Eksperi ve Hayatımız Sigortalı dergisi yazarı Mustafa Nazlıer, bunu sağlayacak düzenleme ve ortam yaratılmadıkça acente veya eksperin değerlerini yükseltemeyeceğini kaydetti. Sigorta eksperlerinin otoritenin kendilerine yarattığı engeli dikkate almadan, tüm sektör ve kamu için bilgi ve veri madenciliğini etkin kullanmak zorunda olduğunu ifade eden Nazlıer, köşe yazısında şu ifadelerde bulundu:
Sigorta eksperliği mesleği tümüyle bilgi esaslıdır. Bilgi, ulaşmak isteyenlerin tümüne eşit uzaklıktadır. Eksperin çalışma çerçevesini ve uygulamalarını belirleyen poliçedir. Bilgi ve poliçe tüm taraflara açıkken sonuca etki eden tek faktör, tecrübedir.
Gerçekleşen riskin bir eksper tarafından incelenmesi ve sonucunda tüm tarafların uzlaşması, eksperin bilgi ve tecrübesine bağlıdır. Ülkemiz sigorta sektöründe sigorta eksperliğinin gördüğü değer 1990’lı yıllarda son bulmaya başladı. Eksperlik mesleği için kimsenin farkında olmadan değer kaybedeceği döneme girmesinin sebebi “Zorunlu reasürans devrinin 1990 yılında kaldırılmasıdır.
Milli Reasürans, 1929 yılında reasürans primlerinin yurtdışı şirketlere devredilmesini önlemek amacıyla milli iktisat siyaseti çerçevesinde bir Türkiye İş Bankası iştiraki olarak kuruldu. Şirketin kurulmasıyla 1160 sayılı yasayla reasürans tekeli başladı ve Türkiye’de faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin, yazdıkları primlerin bir kısmını Millî Reasürans’a devretmeleri zorunlu kılındı. Haksız rekabet yaratan bu uygulama eleştiri toplasa da, Türk sigortacılığının gelişiminde Millî Reasürans’ın önemli katkıları olduğu itiraz götürmez bir gerçek.
Zorunlu reasürans devri, 1990’lardan sonra kademeli olarak kaldırıldı ve 31 Aralık 2001’de tümüyle son buldu. Bu durum ve gerekçenin, sigorta eksperliği mesleğinin de eş zamanlı olarak değer kaybetmesine yol açtığını söylemeliyiz. Kırılma noktasıdır ve sonun başlangıcıdır.
Gerekçeleri incelendiğinde mesleğin değer kaybetme sebepleri ortaya çıkacağı gibi yeniden değer kazandırmanın da ne şekilde olabileceği görülebilir.
Bilgi ve tecrübe her dosyada eşit olurdu
Şöyle ki zorunlu reasürans döneminde açılan her hasar dosyasına mutlaka sigorta eksperi ataması yapılırdı. Sigorta şirketinde açılan hasar dosyası eş zamanlı olarak Milli Reasürans’ta da dosya olarak açılacağından bu süreci sigorta eksperi bizzat kendisi yürütürdü. Hasarın miktar ve niteliğine göre Milli Reasürans eksper ve asistanları, süreç boyunca sigorta eksperine refakat ederek hasar yönetim sürecini birlikte tamamlar, ekspertiz raporunu birlikte hazırlar ve müşterek imza altına alırlardı. Bu şekilde devam eden sürecin en önemli katkısı ise tüm hasarların tek merkezde toplanarak müşterek yönetilmesi sebebiyle bilgi ve tecrübenin her dosyada eşit olmasıydı. Hasar türü ne olursa olsun en yüksek bilgi ve tecrübe her zaman Milli Reasürans eksperlerinde olduğundan, sigorta eksperlerinin tamamının düzenlendiği raporlar hemen hemen aynı nitelik ve içerikte olurdu. Dolayısıyla her sigorta eksperi istesin veya istemesin en iyi bilgi ile eğitim almış olacağından, eşit bilgi ve eşit tecrübe transferiyle kendi gelişimini de Milli Reasürans eksperleri sayesinde sağlardı.
Bu sebeple Milli Reasürans etkinliği son bulana kadar tüm sigorta eksperleri değer kazanarak mesleki faaliyetlerini sürdürdüler. Bu açıklamanın devamı olarak Milli Reasürans’a ve eksperlerine tüm sigorta eksperleri adına teşekkür etmeliyiz.
Bu açıklamalarımı son olarak teyit eden husus Milli Re’nin DASK kuruluş, risk ve hasar yönetimindeki başarısıdır.
DASK hasar yönetimi sistemi dünyaya örnek bir çalışma
Milli Reasürans, zorunlu deprem sigortalarını yürütmek üzere 2000 yılında kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) havuzunun ilk idarecisi oldu, bu görevi beş yıl süreyle üstlendi. Bu süre içinde Afet Yönetimi, Risk ve Hasar Yönetimi Milli Reasürans tarafından geçmiş yılların tüm tecrübe ve birikimiyle mükemmel tasarlandı. DASK bu günlere gelişini diğer tüm olumsuzluklara rağmen Milli Reasürans’a borçludur. DASK hasar yönetimi için kurguladıkları sistem tüm dünyaya örnek bir çalışmadır. Konusunda uzman, en iyi profesyoneller ile sigorta eksperlerine eğitim ve sertifika da kazandırmışlardır.
Milli Reasürans’ın süreç içinden ayrılmasıyla gelişme, yükselme ve değer kazanma dönemi biten sigorta eksperliği mesleğinin sonunu başlatmış ve hızla değer kaybetmesine sebep olmuştur. Hiçbir kurum, kuruluş ve organizasyon sigorta eksperlerinin birlikte, eşit bilgi ve tecrübeden faydalanmasını tesis edemedi. Bu konuda boşluğa düşen eksperler, yenilenemediklerinden hızla değer kaybetmeye başladılar. Eksperlerin birbiri ile paylaşımda olmamaları aksine kötü rekabet etmeleriyle birleştiğinde istenmeyen sonuçlar ortaya çıktı.
Sigortacılık Genel Müdürlüğü sık değişen kadro yapısıyla sektör ve meslek geçmişinde gündemi takip edemediğinden sağlıklı yapılanmayı tesis edemediği gibi doğru talepleri de değerlendiremedi. Özellikle 2002 yılından bu yana hatalı politikaları sebebiyle mesleki erozyonun hızla artmasına da sebep oldular.
Mesleğin yükselen değer olması için Veri Tabanı ve Veri İşletmeciliği Sigortacılık Genel Müdürlüğü’ne yazılı projeler ile teklif edilmiş ancak kabul görmedi. Kendi tasarımları ile çözüm getirme isteği, çözüm olmadığı gibi sektörün risk ve hasar yönetimini tümüyle olumsuz etkiledi ve hızla gelişerek değişen teknolojiden payını-hakkını alamadı.
Şu an hiçbir bilgi paylaşılamadığı gibi, tecrübe paylaşımından bahsetmek olanaklı da değil. Çok lazımmış gibi elinde tuttuğu bilgiyi kimse ile de paylaşmayan kurum, kuruluş ve kişilere hatırlatırım KULLANILMAYAN BİLGİ ÇÖPTÜR. Sektörün çöpçüsü olmak nasıl bir şey acaba?
Sonuç olarak, sigorta eksperleri otoritenin kendilerine yarattığı engeli dikkate almadan, tüm sektör ve kamu için bilgi ve veri madenciliğini etkin kullanmak zorunda. Doğru ve iyi olanı yapmak için onay ve izin gerekmez. Biz 2003 yılında inandırıldığımız için her elimize geleni sunduk ve bekledik. Tamamı yazılı talep ve projeler sunuldu. İnanmıştık, inandırılmıştık bir şeyler yapılacağına. Yaptırılmadı ve yapamadılar da… Son 10 yıldır sektördeki çöküş için bir başka gerekçe de aranmamalı. Tüm mesleklerdeki en büyük sorun, paylaşım. Bunu sağlayacak düzenleme ve ortam yaratılmadıkça acente veya eksper fark etmez, değerlerini yükseltemezler. Bekleyerek tükenmek kimsenin isteği olamaz. Bilginin sahibi yoktur ve olmaz. Kahramanlar yaratmadan, bilgiyi korkmadan paylaşmalıyız.
Bu haber 607 defa okunmuştur.







YORUMLAR