BU ÜLKEDE KADIN OLMAK....
BU ÜLKEDE KADIN OLMAK… Bu ülkede kadın olmak hep zordu
04 Şubat 2014 - 18:06
BU ÜLKEDE KADIN OLMAK…
Bu ülkede kadın olmak hep zordu .Orta asya dan itibaren Türk boylarına baktığımızda kadın hep erkeğin yanında ,sözü geçen ve dinlenendi. Sonraki yıllarda bu durum değişmeye ve kadın eve hapsedilmeye,horlanmaya ezilmeye çalışıldı. Annelerimiz için, anneannelerimiz için bu durum belki kaderdi,belkide olması gereken.Ama bizim için, kızlarımız için kader değil, olması gereken değil..Peki ne olacak. .Ne mi olacak önce babalarımız, ağabeylerimiz, kocalarımız ve oğullarımız değişecek.Ama nasıl.Nasıl mı onları doğuran,büyüten anneler değişecek ve erkek çocuklarını değiştirecek.
Benim aslan oğlum algısının değişmesi annelerin elinde.Belki batı bölgelerimizde bu algı biraz daha iyi ve umut verici.Ama doğuda ne olacak.Her şeyden önce kız çocukları okuyacak,okutulacak.Çünkü ben üniversite öğrencileri ile çok uzun yıllardır bir aradayım.Kız öğrenciler hep en önde ,hep ders dinleyen ve daha başarılı olan taraftır.İnanın bunu kadın olduğum için söylemiyorum.Bu sınav sonuçlarına bakıldığında ortaya çıkar.Yapılan anketlerde ortaya çıkar.Anketler iş hayatında kadınların erkek meslektaşlarına göre daha fazla çaba gösterdiğini belirlemiştir.2013 yılında 1.392 çalışan kadın üzerinden yapılan bir araştırmada %49,4 çalışan kadın iş hayatında kadın olmanın dezavantaj olduğuna inanıyor.%23,9 u eşit işe daha düşük maaş alındığına inanıyor.
Aile hayatından/Özel hayattan fedakarlık etmek % 26,6.Bu anket sonuçlarından sadece bazı çarpıcı veriler.Peki bu sonuçları okursak, kadınların hem evde hem de işte erkeklere göre daha fazla çaba göstermek zorunda olduğunu ispatlar.Kadın olmanın avantajlarını kullanıyorsunuz gibi bir saptama erkeklerden çok duyduğumuz bir tespit.Ancak bu tespit erkek tarafında , erkek bakış acısıyla ortaya konan bir tespit.
Dolayısıyla aslında biz pozitif bir ayrımcılık istemiyoruz, bizim hakkımız olanların bize verilmesini istiyoruz.Çünkü kadın toplumda barışçıl olan ,adaletli olan her şeyin yanındadır inanın. Mikro kredi kullanarak kendi işini kuran kadınların istatistiklere göre erkeklerden çok daha fazla borcuna sadık olup,aldıkları kredileri ödedikleri saptanmıştır.Bu sonuçlar bize aslında kadının toplumun her katmanında çok daha fazla yer almasının bir gereklilik değil,zorunluluk olduğunu göstermektedir.İş hayatında ,siyasette kadının mantığı, hoşgörüsü, adaleti, annelikten gelen şefkati topluma çok şey katacaktır.Erkekler son yıllarda özellikle çalışan kadınlara daha yardımcı.Ancak özellikle erkeklerde eğitim düzeyi düştükçe kadına bakış açısı da olumsuz yönde olmaktadır.Bu durum son yıllarda taciz, kadın cinayetleri, kadına şiddet şeklinde giderek artmaktadır.
Devletin her biriminde kadını şiddetten koruyan düzenlemelerin yapılması zorunludur.Çünkü şu andaki durum ,artık yasaların yetersiz kaldığını göstermektedir.Yeni yasalar bu sorunu çözmeye yeter mi. Yasaları uygulayan adalet kurumları ve kolluk kuvvetlerinin de bakış açılarını ve bu olaylar karşısındaki vurdumduymaz tavırlarını değiştirmeleri şarttır.İstediğiniz kadar mükemmel yasalar yapın , sonuçta bunu uygulayan insandır,insan.O zaman her şeyin başı ve sonu insan.Bir İspanyol atasözü ile yazımı bitirmek istiyorum.
BİR KADINA YAPMAMASI GEREKENLERİ SÖYLEMEK,ONA NELER YAPABİLECEĞİNİ GÖSTERMEKTİR.
Şimdilik hoş çakalın, yeni yazılarda görüşmek dileğiyle…
Bu ülkede kadın olmak hep zordu .Orta asya dan itibaren Türk boylarına baktığımızda kadın hep erkeğin yanında ,sözü geçen ve dinlenendi. Sonraki yıllarda bu durum değişmeye ve kadın eve hapsedilmeye,horlanmaya ezilmeye çalışıldı. Annelerimiz için, anneannelerimiz için bu durum belki kaderdi,belkide olması gereken.Ama bizim için, kızlarımız için kader değil, olması gereken değil..Peki ne olacak. .Ne mi olacak önce babalarımız, ağabeylerimiz, kocalarımız ve oğullarımız değişecek.Ama nasıl.Nasıl mı onları doğuran,büyüten anneler değişecek ve erkek çocuklarını değiştirecek.
Benim aslan oğlum algısının değişmesi annelerin elinde.Belki batı bölgelerimizde bu algı biraz daha iyi ve umut verici.Ama doğuda ne olacak.Her şeyden önce kız çocukları okuyacak,okutulacak.Çünkü ben üniversite öğrencileri ile çok uzun yıllardır bir aradayım.Kız öğrenciler hep en önde ,hep ders dinleyen ve daha başarılı olan taraftır.İnanın bunu kadın olduğum için söylemiyorum.Bu sınav sonuçlarına bakıldığında ortaya çıkar.Yapılan anketlerde ortaya çıkar.Anketler iş hayatında kadınların erkek meslektaşlarına göre daha fazla çaba gösterdiğini belirlemiştir.2013 yılında 1.392 çalışan kadın üzerinden yapılan bir araştırmada %49,4 çalışan kadın iş hayatında kadın olmanın dezavantaj olduğuna inanıyor.%23,9 u eşit işe daha düşük maaş alındığına inanıyor.
Aile hayatından/Özel hayattan fedakarlık etmek % 26,6.Bu anket sonuçlarından sadece bazı çarpıcı veriler.Peki bu sonuçları okursak, kadınların hem evde hem de işte erkeklere göre daha fazla çaba göstermek zorunda olduğunu ispatlar.Kadın olmanın avantajlarını kullanıyorsunuz gibi bir saptama erkeklerden çok duyduğumuz bir tespit.Ancak bu tespit erkek tarafında , erkek bakış acısıyla ortaya konan bir tespit.
Dolayısıyla aslında biz pozitif bir ayrımcılık istemiyoruz, bizim hakkımız olanların bize verilmesini istiyoruz.Çünkü kadın toplumda barışçıl olan ,adaletli olan her şeyin yanındadır inanın. Mikro kredi kullanarak kendi işini kuran kadınların istatistiklere göre erkeklerden çok daha fazla borcuna sadık olup,aldıkları kredileri ödedikleri saptanmıştır.Bu sonuçlar bize aslında kadının toplumun her katmanında çok daha fazla yer almasının bir gereklilik değil,zorunluluk olduğunu göstermektedir.İş hayatında ,siyasette kadının mantığı, hoşgörüsü, adaleti, annelikten gelen şefkati topluma çok şey katacaktır.Erkekler son yıllarda özellikle çalışan kadınlara daha yardımcı.Ancak özellikle erkeklerde eğitim düzeyi düştükçe kadına bakış açısı da olumsuz yönde olmaktadır.Bu durum son yıllarda taciz, kadın cinayetleri, kadına şiddet şeklinde giderek artmaktadır.
Devletin her biriminde kadını şiddetten koruyan düzenlemelerin yapılması zorunludur.Çünkü şu andaki durum ,artık yasaların yetersiz kaldığını göstermektedir.Yeni yasalar bu sorunu çözmeye yeter mi. Yasaları uygulayan adalet kurumları ve kolluk kuvvetlerinin de bakış açılarını ve bu olaylar karşısındaki vurdumduymaz tavırlarını değiştirmeleri şarttır.İstediğiniz kadar mükemmel yasalar yapın , sonuçta bunu uygulayan insandır,insan.O zaman her şeyin başı ve sonu insan.Bir İspanyol atasözü ile yazımı bitirmek istiyorum.
BİR KADINA YAPMAMASI GEREKENLERİ SÖYLEMEK,ONA NELER YAPABİLECEĞİNİ GÖSTERMEKTİR.
Şimdilik hoş çakalın, yeni yazılarda görüşmek dileğiyle…
Bu haber 552 defa okunmuştur.







YORUMLAR