Vallahi yalan.

Sigortacılığın İnsanı merkeze alan ruhunu gençlere anlatan bu köşe, sektörü şiirsellik, tecrübe ve dayanışma üzerinden yeniden tanımlıyor.

Vallahi yalan.
13 Aralık 2025 - 13:28

 

“Gençlik” çok büyük bir hazinedir; fakat gençlerin elinde heba oluyor.
OSCAR WILDE

Sevgili gençler merhaba.
Sevgili gençler, sizleri şair bir dostumun dizeleriyle de selamlamak istiyorum:

“Hani şakağımız damar damarken
Serde iflah olmaz delilik varken
Hani pervasızca gülüp ağlarken
Bizi kucaklayan beyaz zambağa,
Sıcak yağmurlara, serin toprağa,
Bütün gökyüzüyle paylaştığımız
Akşama, eylüle, güle merhaba…”

Yoksa size de sigortacılık yalnızca rakamların, oranların, komisyonların, klozların, bilançoların, sovtajların, hedeflerin, rasyoların, rapellerin, kısaca sayıların mesleği mi dediler?
Vallahi yalan. İçinde insan olan her iş şairanedir, şiirseldir. Ve sigortacılık, içinde en çok “insan” olan; zaafıyla, sevinciyle, hırsıyla insana yaslanan bir meslektir. Milyarlarca doları bulan hacmiyle, tüm dünyada sürekli büyüyen bu sektörün hem öznesi hem nesnesi insandır.

Eğer iyi bir sigortacı olmak istiyorsanız, içinde şiirin, insanlığın, ekmeğin, bölüşmenin buğusu olmayan bir hayatın peşine düşmeyin.

Elbette ben de gördüm; önce karbon kâğıdıyla, sonra otokopili kâğıtlarla çoğaltılan poliçeleri. Ay sonunda hazırlanıp düzenlenen ve kargoyla şirket merkezlerine gönderilen aylık partaj raporlarına ben de şahidim.
“Hayır kardeşim, bu poliçeler sadece trafikte gezmek ya da polise göstermek için değil; hasar esnasında trafik poliçesi diğer araçtaki maddi ve bedeni zararlarınızı karşılar, kasko kendi araçlarınızdaki zararları karşılar.” şeklindeki izahları çok yaptım.

Sektörden dostlarla, “Sigorta şirketleri acentelere adil davranmıyor, komisyonlar çok az; hani 5684 sayılı yasa çıkmıştı, acentelerden başka kimse poliçe kesemeyecekti… İnanır mısın kasapta, kömürcüde poliçe kesiliyor; araç muayene istasyonları poliçe satacakmış… Bankalar haksız rekabet yapıyor… Tarım Kredi yüzünden TARSİM poliçelerine ulaşamıyoruz bile… Bir de internetten sigorta satmak çıktı arkadaş… Bitti, çöktü koskoca sigorta sektörü.” tartışmalarının ortasında otuz yılımı, “gençliğimi” harcadım.

İşte Cafe Poliçe, Haber Sitesi ve Dergisi, sizler “gençliğinizi harcamayın” diye yayın hayatına girdi.
Sevdiğiniz mesleği heyecanla, şevkle, aşkla ve gururla yapın diye yayın hayatına girdi.

Kimseye “Biz yola çıktık, arkamızdan gelin.” demiyoruz.
Siz yola çıkın, “Arkanızda biz varız.” demiyoruz.
Sizinle yan yana, kol kola, omuz omuza yürüyeceğimize söz veriyoruz.

And olsun, yalnız yürümeyeceksiniz.
Bilgimizle, tecrübemizle, araştırmalarımızla, yazı ve yorumlarımızla daima yanınızda olacağız.

Sigortacılığın herhangi bir kulvarında olabilirsiniz:
Acente sahibi, teknik personel, stajyer, sigorta eksperi, broker, profesyonel yönetici, analist, prodüktör, uzman personel, bankasürans çalışanı, sağlık sigortası rehberi, servis sigorta yetkilisi, regülasyon kurumlarında çalışan, TARSİM – DASK – P&I gibi yapılarda görevli, öğrenci, akademisyen…

Bu platform; Cafe Poliçe Haber Sitesi, Cafe Poliçe Sosyal Medyaları ve Cafe Poliçe Dergisi herkese açıktır.
Sektörle ilgili olumlu–olumsuz her söz, her fikir için açık bir dijital platformdur.

Bu platformda haber olacak. Sigorta şirketlerinin, reasürans şirketlerinin, düzenleyici kurumların, uygulayıcı kuruluşların, bankaların, acentelerin, brokerlerin kısaca tüm sektörün günlük faaliyetlerini takip edip yayınlayacağız.

Bu platformda yorumlar, makaleler, araştırmalar olacak. Akademisyenlerimizin, öğrencilerimizin, sektör profesyonellerinin çalışmalarına daima açık olacağız.

Bu platformda “hayat” da olacak elbette. Spordan sağlığa, edebiyattan sanata, sinemadan şiire, yanı başımızda akıp giden hayata da ayna olacağız.

Bu sektörde öğrenmenin bitmeyeceğine inanan, mesleğini seven, mesleğine saygılı, işini büyütmeye azimli tüm gençler ve genç hissedenler için yola çıkıyoruz.

Madem şiirle başladık, yine şiirle bitirelim. Bu sefer Nazım’a kulak verelim:

Gelmiş dünyanın dört bir ucundan
Ayrı dilleri konuşur anlaşırız
Yeşil dallarız dünya ağacından
“Gençlik” denen bir millet var ondanız.

Bilime, moral değerlerimize, sektör teamüllerine, geleneklerine, gençlerimize, öğrencilerimize; çok çalışmaya, gayrete ve Allah’a güveniyoruz.

VİRA BİSMİLLAH
PRUVA NETA

Seyfettin KURT 


Bu haber 562 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Sigortacı
    4 ay önce
    sayın hocam yazdıklarınız sadece hayal ve ütopya gerçekler çok başka, sizde biliyorsunuz ama sadece yazmış olmak için yazmak bu konudaki gerçekleri çözmeye yetmez.