SİGORTA SEKTÖRÜNÜN "REFORMİST BAKIŞ AÇISI" İHTİYACI
Sigorta sektörüne bir bütün olarak baktığımızda bir değişim ve dönüşüm döneminin yaşandığını görüyoruz
25 Şubat 2014 - 17:54
Sigorta sektörüne bir bütün olarak baktığımızda bir değişim ve dönüşüm döneminin yaşandığını görüyoruz. Sektör aktörlerinin bu değişime kendi cephelerinden bakmaları, büyük resmi algılamada konsantrasyon problemine neden oluyor sanki…
Şimdi, her kesim açısından özet şekilde durum tespiti yapmak sanırım büyük resmin daha net görülmesini sağlayacaktır.
Sigorta şirketleri, yıllardır sıralama yarışından uzaklaşmak zorunda olduklarını nihayet görmeye başladılar. Sermayelerini güçlendirmeye ve kar odaklı çalışmalar yapmaya çalışıyorlar. Özellikle yabancı sermayeli şirketlerde gerek Hazine’nin koymuş olduğu sermaye yeterlilik rasyoları gereği zararlarını finanse edecek kaynak ihtiyacını karşılamak için, gerekse işleri büyütseler de ek sermaye ihtiyacı karşılığı için hissedarlardan ek sermaye temini yerine tahsilat sisteminde revizyona giderek, mail order sistemi sayesinde bu kaynak ihtiyacını karşılamada başarılı oldukları gözlenmektedir. Artık acenteler üzerindeki alacaklarında epeyce azalma yaşanmaktadır. Şimdi, ek sermaye ihtiyacı yanında teknik karlar üzerinde yapısal reformlar için gider bacağındaki komisyonlar ve genel yönetim giderleri üzerinde de yoğunlaşmaya başlayacaklardır.
İşlerin büyüyeceği kesin olsa da, bu büyümenin yıllardır uygulanan geleneksel yöntemlerle olmayacağı kesin… Sigorta piyasası aktörlerinin 2023 vizyonuna yakışır tedbirler ve yapısal reformlara ihtiyacı vardır. Her kesimin birbirlerini hırpalama döneminden vazgeçerek, hep birlikte büyüme modelleri üzerinde çalışması çok daha doğru bir yöntem olacaktır. Sigorta şirketinin her kanalda üretim yapabilen acentelere, acentelerin de güçlü, üretken, teşvik edici şirketlere ihtiyacı var.
ACENTELERİN YAPISAL REFORM YAPMASI GEREKECEK
Acenteler, yıllardır bu sektörde lokomotif olsa da değişen piyasa koşullarında, iş yapış tarzlarında büyük değişim yaratamama sebebiyle gün geçtikçe pazar kaybı ile birlikte geleceğe güvenle bakma konusunda oldukça karamsar bir dönem yaşamaktadır. Ancak, reformist söylemlerin acenteler cephesinde pek popüler olmadığı görülmektedir. Karsız olan, motor branşlarının yanında karlı branşlarla da üretim yapmak için bilgi ve satış kanallarını geliştirmek için çaba harcamaları gerekmekte, sigortacılığın geleceğinin 10 yıl önceki sigortacılıkla aynı olmayacağını görmek ve işlerine yapısal ve teknolojik yatırım yapmak gerekecektir. Acenteleri geleceğin sigortacılığına hazırlayacak modellere ihtiyaç duyulmaktadır. Kurumsal kimlikleri güçlendirilerek markalaşmaya önem vermeleri gerekecektir. Maliyet analizi yapabilen, çoklu kanalda üretim yapabilen, analiz yeteneği gelişmiş acente modelleri kurmaları gerekecektir. Bu reformlar önemsenmeyip kurulamadığı taktirde sigorta şirketlerinin hedeflerini ve büyüme stratejilerini başka alternatif kanallar üzerinde yoğunlaştırmaya çalışacakları görülecektir.
STK’LARIN VİZYONU DEĞİŞMELİ
Sivil toplum örgütleri ve Saik, bu modellerin üretilmesi konusunda vizyonu geliştirici çabalar içerisinde yer almalıdırlar. Bilinen söylemlerden uzaklaşıp, başarılı olabilecek acente modelleri geliştiren, TOBB’un ekonomik gücünü kullanarak projeler üreten ve geliştiren, bunların uygulanmasında devlet desteğini de sağlayarak ürettikleri istihdam ve gelişim projeleri sayesinde hibe ve destek kredilerini almak için uğraş vermeleri gerekmektedir.
Bu değişen dünya düzeninde, ekonomik gerçeklik ve Türkiye’nin önündeki sigorta piyasasının büyüme stratejisini ortak bir hareket manevrası ile kazanca çevirmek mümkündür. Acenteler değişime ayak uydurma konusunda daha istekli. Hazine daha yön verici, sivil toplum örgütleri ise daha cesur davranmak zorundadır. Bu güne değil, on yıl sonraki sigortacılığa hep birlikte hazırlanmak zorundayız. Bu sektör hepimize yetecek kadar imkan ve fırsatları içerisinde barındırmaktadır. Yeter ki günü kurtarmak için üretilen politikalardan uzaklaşıp bütün kesimleri daha modern ve daha üretken hale getirmek için cesur söylemler ve projeler üretilebilsin.
Sonuçta; acenteler işlerini geliştirecek tedbirleri alıp reformlar yapmalı, Hazine sigorta acentelerinin yarattığı istihdam ve katma değeri gözden uzak tutmamalı, kanun ve yönetmeliklerle işi geliştirici hükümler getirmeli, sigorta şirketleri ise bu etkin dağıtım kanalını daha çok eğitim ve yatırım yaparak üretken halde tutmaya devam etmeli, sivil toplum örgütleri ise daha dinamik çalışarak, mesleğin gelişmesine katkı sağlayacak reformist projeleri üretmek, vizyonunu geliştirmek zorundadır.
Eyyup ÇELİK
TÜSAF YÖN.KRL.ÜYESİ
Şimdi, her kesim açısından özet şekilde durum tespiti yapmak sanırım büyük resmin daha net görülmesini sağlayacaktır.
Sigorta şirketleri, yıllardır sıralama yarışından uzaklaşmak zorunda olduklarını nihayet görmeye başladılar. Sermayelerini güçlendirmeye ve kar odaklı çalışmalar yapmaya çalışıyorlar. Özellikle yabancı sermayeli şirketlerde gerek Hazine’nin koymuş olduğu sermaye yeterlilik rasyoları gereği zararlarını finanse edecek kaynak ihtiyacını karşılamak için, gerekse işleri büyütseler de ek sermaye ihtiyacı karşılığı için hissedarlardan ek sermaye temini yerine tahsilat sisteminde revizyona giderek, mail order sistemi sayesinde bu kaynak ihtiyacını karşılamada başarılı oldukları gözlenmektedir. Artık acenteler üzerindeki alacaklarında epeyce azalma yaşanmaktadır. Şimdi, ek sermaye ihtiyacı yanında teknik karlar üzerinde yapısal reformlar için gider bacağındaki komisyonlar ve genel yönetim giderleri üzerinde de yoğunlaşmaya başlayacaklardır.
İşlerin büyüyeceği kesin olsa da, bu büyümenin yıllardır uygulanan geleneksel yöntemlerle olmayacağı kesin… Sigorta piyasası aktörlerinin 2023 vizyonuna yakışır tedbirler ve yapısal reformlara ihtiyacı vardır. Her kesimin birbirlerini hırpalama döneminden vazgeçerek, hep birlikte büyüme modelleri üzerinde çalışması çok daha doğru bir yöntem olacaktır. Sigorta şirketinin her kanalda üretim yapabilen acentelere, acentelerin de güçlü, üretken, teşvik edici şirketlere ihtiyacı var.
ACENTELERİN YAPISAL REFORM YAPMASI GEREKECEK
Acenteler, yıllardır bu sektörde lokomotif olsa da değişen piyasa koşullarında, iş yapış tarzlarında büyük değişim yaratamama sebebiyle gün geçtikçe pazar kaybı ile birlikte geleceğe güvenle bakma konusunda oldukça karamsar bir dönem yaşamaktadır. Ancak, reformist söylemlerin acenteler cephesinde pek popüler olmadığı görülmektedir. Karsız olan, motor branşlarının yanında karlı branşlarla da üretim yapmak için bilgi ve satış kanallarını geliştirmek için çaba harcamaları gerekmekte, sigortacılığın geleceğinin 10 yıl önceki sigortacılıkla aynı olmayacağını görmek ve işlerine yapısal ve teknolojik yatırım yapmak gerekecektir. Acenteleri geleceğin sigortacılığına hazırlayacak modellere ihtiyaç duyulmaktadır. Kurumsal kimlikleri güçlendirilerek markalaşmaya önem vermeleri gerekecektir. Maliyet analizi yapabilen, çoklu kanalda üretim yapabilen, analiz yeteneği gelişmiş acente modelleri kurmaları gerekecektir. Bu reformlar önemsenmeyip kurulamadığı taktirde sigorta şirketlerinin hedeflerini ve büyüme stratejilerini başka alternatif kanallar üzerinde yoğunlaştırmaya çalışacakları görülecektir.
STK’LARIN VİZYONU DEĞİŞMELİ
Sivil toplum örgütleri ve Saik, bu modellerin üretilmesi konusunda vizyonu geliştirici çabalar içerisinde yer almalıdırlar. Bilinen söylemlerden uzaklaşıp, başarılı olabilecek acente modelleri geliştiren, TOBB’un ekonomik gücünü kullanarak projeler üreten ve geliştiren, bunların uygulanmasında devlet desteğini de sağlayarak ürettikleri istihdam ve gelişim projeleri sayesinde hibe ve destek kredilerini almak için uğraş vermeleri gerekmektedir.
Bu değişen dünya düzeninde, ekonomik gerçeklik ve Türkiye’nin önündeki sigorta piyasasının büyüme stratejisini ortak bir hareket manevrası ile kazanca çevirmek mümkündür. Acenteler değişime ayak uydurma konusunda daha istekli. Hazine daha yön verici, sivil toplum örgütleri ise daha cesur davranmak zorundadır. Bu güne değil, on yıl sonraki sigortacılığa hep birlikte hazırlanmak zorundayız. Bu sektör hepimize yetecek kadar imkan ve fırsatları içerisinde barındırmaktadır. Yeter ki günü kurtarmak için üretilen politikalardan uzaklaşıp bütün kesimleri daha modern ve daha üretken hale getirmek için cesur söylemler ve projeler üretilebilsin.
Sonuçta; acenteler işlerini geliştirecek tedbirleri alıp reformlar yapmalı, Hazine sigorta acentelerinin yarattığı istihdam ve katma değeri gözden uzak tutmamalı, kanun ve yönetmeliklerle işi geliştirici hükümler getirmeli, sigorta şirketleri ise bu etkin dağıtım kanalını daha çok eğitim ve yatırım yaparak üretken halde tutmaya devam etmeli, sivil toplum örgütleri ise daha dinamik çalışarak, mesleğin gelişmesine katkı sağlayacak reformist projeleri üretmek, vizyonunu geliştirmek zorundadır.
Eyyup ÇELİK
TÜSAF YÖN.KRL.ÜYESİ
Bu haber 731 defa okunmuştur.







YORUMLAR