Sektör ilk yarıda 9,4 milyar TL'lik zararı göğüsledi
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ramazan Ülger, sigorta sektörünün 2014 yılı sonunda sigortalılara 77 trilyon TL teminat sağladığını, 2015 yılının ilk 6 ayında ise 9,4 milyar TL’lik zararı karşıladığın
01 Ekim 2015 - 10:24
Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ramazan Ülger, sigorta sektörünün 2014 yılı sonunda sigortalılara 77 trilyon TL teminat sağladığını, 2015 yılının ilk 6 ayında ise 9,4 milyar TL’lik zararı karşıladığını açıkladı.
Sigorta sektörünün 2015’in ilk yarısına ait performans verileri Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından açıklandı. Feriye Lokantası’nda düzenlenen toplantıyla açıklanan verilerle birlikte son dönemde sigorta sektöründe yaşanan gelişmeler ve gelecek dönem beklentileri de katılımcılarla paylaşıldı.
Toplantıda TSB Başkanı Ramazan Ülger, Başkan Yardımcıları Uğur Gülen, Cemal Onaran, Yönetim Kurulu üyeleri Taylan Türkölmez, Fikrettin Aksu ve Genel Sekteter Mehmet Akif Eroğlu da hazır bulundu.
Ülger, sektördeki prim üretiminin Haziran 2011’de 8,9 milyar TL iken Haziran 2015 itibarıyla 15 milyar TL’ye ulaştığını, 4 yılda yüzde 69’luk bir artışın söz konusu olduğunu ifade etti. Yıllık ortalama artış oranının yüzde 14 olduğunu belirten Ülger, Türk sigorta sektörünün reel büyüme oranının bu yılın ilk 6 ayında yüzde 5,7’ye ulaştığını dile getirdi.
Sektörün 2014 yılı sonunda 79 milyar TL olan aktif büyüklüğünün, 2015 yılının ilk yarısında yüzde 10 artış ile 87 milyar TL’ye yükseldiğini açıklayan Ülger, “Öz sermaye/aktif büyüklük” oranının ise Haziran sonu itibarıyla yüzde 13,5 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Ülger, “Haziran 2015 itibarıyla dönem sonu teknik kârımız 53 milyon TL, bilanço kârımız ise 230 milyon TL oldu. Hayat dışı branşlarda 216 milyon TL, emeklilikte 27 milyon TL zarar gerçekleşmesine rağmen, toplam teknik kâr açıklamamızı sağlayan hayat branşındaki 296 milyon TL’lik kâr oldu” şeklinde konuştu.
2014’te 77 trilyon teminat sağlandı
Sektörün 2014 yılında sigortalılara 77 trilyon TL teminat sağladığını belirten Ülger, 2015 yılının ilk 6 ayında ise 9,4 milyar TL’lik zararı karşıladığına dikkat çekti. Oto sigortalarında 4,7 milyar TL, oto dışı branşlarda 3,6 milyar TL, hayat sigortalarında 1,1 milyar TL tazminat ve hasar ödemesi yapıldığını açıklayan Ülger, “Hayat sigortalarında ödenen bu tazminatın 391 milyon TL’si krediyle bağlantılı hayat sigortası poliçeleri kapsamında ödendi, vefat eden 74 bin 620 kişinin varisleri ödeme alarak kredi borcunu ödemekten kurtuldu” şeklinde konuştu.
Sektördeki yabancı sermaye oranının yüzde 70’e ulaştığını aktaran Ülger, bunun ülkemiz sigortacılığına duyulan güveni göstermesi açısından önemli olduğunu vurguladı. Türk sigorta sektörünün dünyaya entegre olduğunu kaydeden Ülger, “Küresel tecrübelerin ve birikimlerin ülkemiz sigorta piyasasına taşınması açısından yabancı oyuncuların varlığını önemsiyoruz. Sigortalılarımızı gelişmelerden ve yeniliklerden maksimum ölçüde yararlandırmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Devletin yükünü de hafifletiyor
Sigorta sektörünün bir yandan hasarları karşılarken, diğer yandan önlem alınmasını sağlayarak riskleri azalttığını söyleyen Ülger, “Dünyada son dönemde gerçekleşen büyük afet ve felaketlerden Katrina Kasırgası, 11 Eylül saldırıları ve 2011 Japonya depreminde sigorta sektörü toplam hasarın yüzde 23’ünü karşıladı. Türkiye’de ise özel sigortalarca ödenen hasarlar, Van ve Kocaeli depremlerinde oluşan hasarın yüzde 15’ini kapsıyor. Ülkemizde afet sigortalarının penetrasyonunun dünya standartlarına erişmesi devletin maliyetlerini yüzlerce milyon lira aşağı çekmekle kalmayıp aynı zamanda bir sonraki muhtemel afetten önce gerekli altyapı yatırımlarının yapılmasına finansman sağlayacak ve deprem ile diğer felaketlerin etkilerinin düşürülmesine yardımcı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.Sigorta sektörünün devletin yükünü de hafiflettiğinin altını çizen Ülger “Son 5 yılda devlet destekli tarım sigortaları kapsamında 1,6 milyar TL, zorunlu deprem sigortası kapsamında 141 milyon TL ve sağlık sigortası kapsamında 8,1 milyar TL ödendi” dedi.
Yaşanan doğal afetlerin sigortalılık oranını artırdığına dikkati çeken ve zorunlu deprem sigortasını yaptıranların sayısındaki yükselişe işaret eden Ülger, şöyle devam etti:
“Van’da deprem öncesinde sadece 7 bin 305 poliçemiz vardı ve toplamda 123 milyon lira tazminat ödeyerek sigortalılarımızın yaralarını sarmaya çalıştık. Bugün 22 bin 576 konut sigortalı Van’da. Toplam konutların yüzde 28’ine tekabül eden bu rakamın daha da artacağına inanıyoruz.”
Kişi başına düşen primde Asya, Avrupa ve ABD’nin gerisindeyiz
Ülger, sigorta sektörünün sadece zararları karşılamadığını aynı zamanda sigortalılarını koruyarak, kaynak da oluşturduğunu aktardı. Ülger’in verdiği bilgilere göre, toplam fon tutarı 76 milyar TL’ye ulaşan sigorta ve emeklilik sektörü, 33,5 milyar TL’yi kamu borçlanma araçlarında, 7 milyar TL’yi sermaye piyasası araçlarında, 1,4 milyar TL’yi ise özel sektör borçlanma araçlarında değerlendirdi.
Sektörün gelişimi için özellikle kişi başına düşen prim üretiminin ve penetrasyonun artırılması gerektiğini vurgulayan Ülger, şöyle konuştu: “Kişi başına düşen prim üretiminin dünya ortalaması 662 dolar. Bu rakam Amerika’da 3 bin 969, Avrupa’da bin 902, Asya’da ise 307 dolar iken Türkiye’de henüz 153 dolar. Oldukça gerilerde yer alıyoruz. Aynı durum penetrasyon için de geçerli. 2014’te yüzde 1,4 olan Türkiye sigorta penetrasyonu, yüzde 6,2 olan dünya sigorta penetrasyon oranın oldukça altında yer alıyor. Oysa oldukça küçük primlerle büyük teminatlar sunduğumuzu söyleyebilirim.”
Kişi başına düşen primdeki en büyük farkı hayat sigortacılığının oluşturduğunu ifade eden Ülger, bireysel emeklilik sisteminde kat edilecek yol ile bu dengeye yaklaşılacağını söyledi.
Trafikteki araçların yüzde 82,3’ü sigortalı
Ülger, 2006’dan bu yana şirketlerin trafik sigortalarında toplamda 5 milyar TL zarar yazdığını açıklayarak, Haziran 2015 itibarıyla trafikteki araçların yüzde 82,3’ünün trafik sigortasına sahip olduğunu söyledi.
Bu oranın 15 milyon 692 bin 557 adet araca tekabül ettiğini söyleyen Ülger, trafikte sadece 5 milyon 290 bin 561 adet aracın kasko sigortasının bulunduğunu, sigorta şirketlerinin prim belirlerken dikkat ettiği kriterlerin; “sürücünün önceki yıllarda kaza yapıp yapmaması, ödenen hasar miktarı, sürücü yaşı, araç türü ve yaşı, ehliyet yaşı, bulunduğu il veya ilçe” olduğunu ifade etti.
Yeni dönemde hasarsızlık önemli
Ülger, 1 Haziran’da yürürlüğe giren yeni trafik sigortasının genel şartlarında teminat dışında kalan hallerin günün koşullarına göre revize edildiğini ifade ederek, “Yeni sistemde tazminat hesaplamalarında standardizasyona gidildi. Ayrıca artık kusurlu sürücünün vefatı halinde yakınları sigorta şirketinden tazminat talep edemeyecek. Diğer taraftan teminat tanımları netleştirildi. Son olarak genel şartlarda yer alan karayolu/eşdeğer ve orijinal parça ve benzeri kavramların tanımlarına yer verildi” şeklinde konuştu.
BES’te katılımcı sayısı 5,7 milyonu aştı
Toplantıda, 2013’te başlayan devlet katkısıyla birlikte daha fazla ilgi gören ve gittikçe büyüyen Bireysel Emeklilik Sistemi’nde Eylül 2015 itibariyle katılımcı sayısının 5,7 milyonu aştığı, BES’teki toplam fon tutarının ise 43,6 milyar TL’ye ulaştı belirtildi.
1 Ekim itibariyle geçilecek “Yıllık Gelir Sigortası” sistemiyle ise BES’te emeklilik hakkı kazanan katılımcılara birikimlerini hayat boyu almaları imkanı sağlanacak. 56 yaş ve üzerindeki kişilere sunulacak maaş ödemeleri, her yıl TÜFE oranında artırılacak.
Bu haber 603 defa okunmuştur.






YORUMLAR