Merhaba değerli okuyucularımız,
Biz yazmaktan, sizler de okumaktan bıktınız belki ama ülkemiz trafik sigortasını tartışmaktan bıkmadı… Tahmin edeceğiniz üzere bu ay da konumuz aynı, yani zorunlu trafik.
Trafik sigortası, memleketimiz çok önemli bir darbe girişimini atlattığı ve ortalığın hayli karışık olduğu bir dönemde bile Başbakan Yardımcısı’nın gündeminden düşmeyen bir konu. Yapılan açıklamaya göre sektöre son bir şans tanındı ve rekabeti artırmak için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) nezdinde bütün şirketlerin fiyatlarının tek ekrandan herkesin sorgulaması imkanı getiriliyor.
Yani tüketici ya da acente, bu ekrana TC kimlik ve plaka numarasıyla girecek ve en ucuz fiyatı veren şirketi bulacak. Sonra da o şirkete ya da acentesine gidip poliçeyi tanzim etmesini isteyecek. Bu aslında daha önceki yazılarımızdan birinde bahsettiğimiz, acentelerin temsil etmedikleri şirketlerin de fiyatlarını (illegal olarak) aldıkları robot programların devlet tarafından kanuni hale getirilmiş şekli. Hazine, trafik sigortasını ‘robot’a bağladı anlayacağınız.
Bu arada aldığımız duyumlara göre, sigorta şirketlerinin yapmaktan kaçındıkları riskli müşteriler için de ortak bir havuz dahilinde sabit prim vermek fikri üzerine bir çalışma da bitmek üzere.
Buraya kadar her şey tüketici açısından gayet güzel. Çünkü tek bir güvenilir siteden fiyatı alan tüketici, en düşük fiyat veren şirketi kolaylıkla bulmuş olacak.
Şirketler acenteye ne için komisyon verecek?
Peki, acente açısından da bu yeni durum iyi mi acaba? Aracına sigorta teklifi almak bu kadar kolay hale geldiğinde, tüketici acenteye niye ihtiyaç duysun? Özellikle özgürlüğüne düşkün Y ve her şeyini internetten alan Z kuşağı, trafik sigortası almaya başladığında acenteye ihtiyaç duyacak mı?
Daha da önemlisi, şu an ağırlıklı olarak acente üzerinden gelen zorunlu trafik müşterisi, direkt olarak internetten gelmeye başladığında, sigorta şirketinin acenteye ne için komisyon vermesi gerekecek? TC kimlik numarası ve plakayı basit bir internet sitesine girmesi için mi?
Acente komisyon oranları düşürülmeye başladığında, bana kızan dernek başkanına bu yılın ocak ayında verdiğim cevabın son cümlelerini tekrar aşağıya kopyaladım: “Bakın size bir dost tavsiyesi, geçen hafta Hazine genelgesiyle tüm trafik sigorta şirketlerine kendi web sitelerinden online teklif ekranı (1 Mart’a kadar) hazırlama zorunluluğu getirildi. Yarın şirketler bu ekranlara ‘poliçeye çevir butonu’ eklerse ne olacak, bence düşünseniz iyi olur. Tehlikenin farkında mısınız?”
Tehlike geldi ve kapıya dayandı. Artık herkes çok basit iki bilgiyle en ucuz trafik teklifine, acenteye ihtiyaç duymadan ulaşabilecek. Bundan sonrası sadece bir ‘poliçeye çevir butonu’na ve kredi kartı bilgilerini girmeye kaldı. Bu aylık da bu kadar….
Kalın sağlıcakla.







YORUMLAR