GÜVENCE HESABI MI , GİZLİ HESAP MI ?

''Güvence Hesabı mı, Gizli Hesap mı?''Bu toz duman arasında bu konuyu neden gündeme getiriyorum diye aklıma geliyor

19 Ocak 2015 - 09:13
''Güvence Hesabı mı, Gizli Hesap mı?''

Bu toz duman arasında bu konuyu neden gündeme getiriyorum diye aklıma geliyor. Sonra yetimleri öksüzleri ve kazazedeleri düşününce yazmam gerektiğine inanıyorum.
Güvence hesabı birçok kişinin duymadığı, birçok kişinin de yeni yeni tanıdığı bir kurum. Ne kurumu! Sanki aile şirketi. Bu kadar derin mevzular arasında kendine bir yer edinmekte ve bu önemi hak etmektedir. Bu hesap gizli ve derin bir hesaptır. Şöyle ki;
1. Bu hesap halkın zorunlu sigortalarından yapılan birikimlerden oluşmasına rağmen hiç kimse içeride ne kadar paranın biriktiğini bilemez. Sorun, bilgi isteyin, bakalım kesinlikle cevap alabilecek misiniz?
2. Güvence hesabı daha önce Sayıştay denetimine tabi iken bu denetimden çıkarılmış. Nasıl olmuş? Neden olmuş? Bilinmez ama birileri bu hesabın Sayıştay’ca denetlenmesini istememiş.
3. Kurum bir desivil toplum kuruluşunun emrine verilmiş.
''Arkadaş, benim paramı benden izin almadan nasıl sigorta şirketleri üst kuruşu olan TSRSB ' ye verirsin? Benden kanun zoruyla kesilen bu paranın özel bir sivil toplum kuruluşu emrinde olmasını şahsen kabul edemiyorum. Acaba bundan kasıt bu parayı gizlemek midir?''
4. Bu arada kurumun kendisine yapılan talepleri keyfi olarak değerlendirmesi doğru mudur? İstediğine ödeme yapıp, istemediğine ödeme yapmazsa bu nasıl anlaşılır? Bu kadar denetimsizlik akla zarardır.
5. Kurum ucu açık mevzuatlarla idare edilmektedir. Bu kurum hakkında aslında Hazine Müsteşarlığı en büyük sorumluluğu taşımaktadır. Denetim yetkisi hazine müsteşarlığındadır.Ve hepsi ahbap çavuş ilişkisi içinde yuvarlanıp gitmektedir. Gerçek bir denetim yapıldığına inancım yoktur.
6. Kurum hangi hizmetleri satın almış? Ne kadara satın almış? Piyasa fiyatlarıyla uyumlumudur?
7. Kurum hangi basın yayın organına ne kadar reklam vermiş? Bu uygulamada ne kadar hassas davranmıştır?
8. Kurumun idarecilerinin, kurumun imkânlarından ne derece yararlandığı ve yayararlanabileceği belli midir?
9. Kuruma alınacak olan personelin alımında hangi kriterler uygulanmaktadır?
10. Neden kurum telefonları kaydedilmiyor? İletişim çağında bu kadar içe kapalı olmak doğru mudur?
11. Ülke çapında yüzlerce kazazedenin haklı talebini geri çevirdiğinde bu kurum hakkında bir yaptırım uygulanıyor mu acaba?
12. Açılan davalar neticesinde % 90 lara varan oranlarda dava kaybetmesine rağmen neden hala bu kurum hakkında işlem yapılmıyor?
13. Kurumun heryıl % 5 oranında bir tutarının Farklı kurumlara aktarılabileceği meclistarafından kabul edildi. Peki, kimin parasını kime veriyorsunuz acaba? Kurumun680 milyon TL birikmiş tutarının % 5'i 34 milyon TL yapar. Güvence Hesabı Kurumunun yıllık olarak kazazedelere ödediği tutar kadardır. Bu tutarın nerelerde ve nasıl harcanacağı konusunda acaba Milletvekillerimizin bir bilgisi var mıdır? Bu vekillerimiz bir talana alet olmuyorlar mı?
Bu kadar sorunun cevabı maalesef Hazine Müsteşarlığının görevini yaparken gerekli özeni göstermediğini, Güvence Hesabı kurumunun İstanbul' da çöreklenmiş ve kendi içinde bir derin yapı oluşturduğu aklıma geliyor. Hükümetin vatandaşlardan kanun zoruyla topladığı bu tutarların her kuruşunun hesabını sorması gerekmez mi? Bunun için gerekiyorsa Sayıştay denetimi sağlanmalıdır. Yoksa bu gizli hesap olarak kalmaya devam edecek ve bunun sorumluluğu buna sebebiyet verenlere büyük vebal getirecektir.

Bekir KAYA

Emekli Akademisyen
Bu haber 614 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum