GÜLE GÜLE 2013 – MERHABA 2014

İyisi, Kötüsü,Güzeli ,Çirkini derken 2013 yılını geride bıraktık

GÜLE GÜLE 2013 – MERHABA 2014
22 Ocak 2014 - 17:36
İyisi, Kötüsü,Güzeli ,Çirkini derken 2013 yılını geride bıraktık.2013 Yılına ne kadar çok şey sığdırmışız ne kadar çok hareketli geçmiş.Sektörümüzde özellikle Acenteler büyük bir seçim heyecanı yaşadılar.Ticaret Odaları seçimleri,Delege seçimleri,Sektör Meclisi Seçimleri, İcra Komitesi Seçimleri derken artık seçim yarışı bitti şimdi hizmet yarışı başladı.Göreve seçilen Arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz ve Acenteler adına yapacakları tüm hizmetler için desteğimiz her zaman arkalarında ,yanında olacaktır. Bizler yapılan iyi icraatları desteklerken,kötü icraatlarda da gereken uyarılarımızı da yapacağız.

Hizmet yarışı kelimelerini özellikle kullandım.Çünkü camiamız geçmişin eleştirilerini ve özeleştirilerini gayet iyi tahlil etti,SAİK tarafından yapılacak iş ve işlemler belirlendi.Bunların bir kısmı ACİL kodu ile yapılacaklar listesinin ilk sıralarında yerini aldı.Bunları kısaca sıralayacak olursak.

-Acente sözleşmelerinin şirketler tarafından  haksız yere fesih edilmelerine ve devamla fesih edilen Acentelerin müşterilerine yazı gönderilmesi uygulamasına derhal son verdirilmeli.Bununla ilgili TOBB bünyesinde hukuk bürosu oluşturulmalı ve Acenteler tarafından açılan davalara müdahil olarak katılım sağlanmalı.Açılacak hukuk bürosu Acentelerin hukuki sorunlarına danışmanlık hizmeti vermeli.

-Acentelerin mutlaka KOSGEB kapsamına alınmaları sağlanmalı.Bu sayede Acentelerin ofislerine yapacağı  yatırımların finansmanı düşük faiz uzun vade ile karşılanmalıdır.5 veya 10 tane Acente ofis projesi çizdirilmeli isteyen Acente bu projelerden birini beğenerek işyerini yenilemeli ve bu yolla Acentelerin fiziksel konumları değiştirilmelidir.Bu sayede Acente ofis profili de dikkat çekici bir şekilde hak ettiği yere getirilmelidir. Çalışma mekanlarımızın sigortalılarımız tarafından fark edilmesi sağlanmalıdır.Bu hepimiz için geleceğimize yatırım demektir.

-Acentelerin ETİK KURALLARI oluşturulmalı ve hemen uygulamaya başlanmalıdır.Biraz zaman alacak ama sonuçta bu kurallar bizi birbirimize biraz daha yakınlaştıracaktır.Rakip olabiliriz ama düşman asla değiliz.Sıklıkla bizleri bir araya getirecek toplantılar yapılmalı ve yapılacak toplantılar desteklenmelidir.

-Tek tip Acente Sözleşme tasarısı hazırlanmalı eğer bu mümkün değilse yeni çıkacak Acenteler Yönetmeliğine müdahale edilerek Acentelerle yapılacak sözleşmelerde  bazı unsurların (süre-komisyon oranı-portföy mülkiyeti-teşvik hesaplama formülü) mutlaka yazılması istenmelidir.

-Muhasebe yönünden tek tip hesap planı düzenine geçilmesi için gereken girişimlerin yapılması girişimlerinde bulunulmalıdır.Nasıl ki sigorta şirketleri tek tip hesap planını uyguluyor ise bizim de bu standartlarda çalışmamız sağlanmalıdır.Böylece mali yönden daha anlaşılabilir hale geliriz ve kurumsallaşma adına yeni bir adım atmış oluruz.

-SEGEM’in yapısına derhal müdahale edilmeli ve gerek Acentelerin gerekse Teknik personellerimizin “gerçek” eğitimi için çalışmalar yapılmalıdır.50.-TL değil 500.-TL verelim ama ihtiyacımız olan eğitimi almamız sağlanmalıdır.Bizlerin de artık bilimsel çalışmaların içerisinde olmamız sağlanmalıdır.Kişisel gelişim için kurumlarla anlaşmalar yapılmalıdır.

Sonuç olarak  bizler bilimsel çalışmalar  talep etmediğimiz  zaman kendimizi asla geliştiremeyiz.Sektörel gelişmeleri ve rakamları rahatlıkla analiz edebilecek bilgi birikimine sahip olmalıyız.Yayınlanan istatistik rakamlarını ile ilgili yorumları sadece okumamalı bizlerde bu yorumları analiz edebilmeliyiz. Kurumların verimli olmaları zaman içinde kurumlaşmalarına, yani yüksek düzeyde üretim yapmalarına bağlıdır. Bunun standartlarını başkaları yada birileri değil, bilimsel ve teknik üretimin dünya yüzündeki düzeyi saptar. Onun için birçok Avrupa devletinin nüfusundan daha çok öğrencimiz olduğu halde öğretim standardı yükselemiyor. YÖK 30 yıldır üniversite açmakla şirket açmak işini karıştırmıştır.Gerek Ticaret Liseleri gerekse Meslek Yüksek Okullarında sektör ile ilgili eğitim alan öğrencilerin yanında olmalıyız.Oralarda ne kadar çok başarılı öğrenciler yetişmesine katkıda bulunabilir isek gelecekte de korku ve endişelerimiz o kadar az olur.Yazımı bir ironi ile bitireyim:

Çin’in 50 milyon piyano öğrencisi varmış; nüfusun 1/26’sı. Türkiye’nin adam başı ulusal geliri Çin’in 1.4 katı. Bizde de orantılı olursa 3 milyon piyano öğrencisi gerek. Bırakın piyano öğrencisini bizde ne kadar davulcu ve zurnacı var?

Hava ne kadar bulutlu olursa olsun Güneşin varlığından asla şüphe etmeyiniz.

2014 Bizim “Acentelerin” Yılı olsun.

 

Kemal GAZİOĞLU

20 Ocak 2014
Bu haber 679 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum