EŞİTLİK

-TEK FİYAT uygulaması -Makul farkların olacağı taban-tavan uygulaması -Doğrudan tazmin gibi uygulamalara geçişle birlikte tezim geçerliliğini kaybeder. -Regülasyon sahibi bu uygulamalara geçişi düşünür mü?

EŞİTLİK
26 Ekim 2021 - 14:21
Ülkemiz sigortacılığının temel taşı acenteleri gelecekte “şubeler karşısında nasıl bir tablo beklemekte” derseniz bazı şartların oluşması dışında, azınlıkta kalacakları yönünde bir görüş bildiririm.
Sigorta üretiminin çeyreğini oluşturan fiks teminatlı trafik sigortasında şirketler arası devasa fiyat farklarının devam etmesi tezimi doğrular.
-TEK FİYAT uygulaması
-Makul farkların olacağı taban-tavan uygulaması
-Doğrudan tazmin gibi uygulamalara geçişle birlikte tezim geçerliliğini kaybeder.
Regülasyon sahibi bu uygulamalara geçişi düşünür mü?
Fiks teminatlı poliçenin aktüer hesabını yapması yol gösterici olacaktır. Tabi sigortacılık teknikleri, bilimsel yöntemler önemseniyorsa. Başka pencereler önemseniyorsa o başka.
İşin burasına yeterlilik verip esas konumuza gelirsek.
Şubeler çoğunlukla,
-En ucuz poliçeyi bulma
-En kolay ve maliyetsiz kurulabilme özellikleri ile tercih ediliyor.
Artışlarının yaratacağı iklim, sektörün hiçbir kesimi tarafında düşünülmüyor. Bu durum şubeci yapının sahibi ile aslında “tali acente” olan şubelerin işine geliyor ve mantar gibi çoğalıyorlar. Çok değil 6 ay içerisinde 2014-2015’deki sayılar geçilmiş olur.
Peki çoğalmasının sakıncaları neler? Sigortacılık için iyimi olur, kötümü olur asıl mesele burası. Bunu yaşayarak mı görelim yoksa Allah akıl vermiş biraz düşünüp bulalım mı?
Bir tarafta kurulurken şubeler karşısında maça 1-0 geriden başlayacağını bilmesine rağmen inatla yatırım yapan,eğitim anlamında şirketlerce son yıllarda yalnız bırakılmasına rağmen, kendi içerisinde bölgesel-lokal eğitim platformlarını filizlendiren, sigortalılarına sürekli dokunabilmek adına, doğru analiz, doğru teminat, doğru fiyatlama, doğru, doğru, doğruyu yapma adına gayret gösteren acenteler. (Bu acenteler bu sektörü bu güne getirenlerdir bu unutulmamalıdır.)
Diğer tarafta acente kurulumu ve iştigal şartlarını zor görenle, reklamlarında gel gel yapanların bir protokol dahilinde kurdukları, çoğunlukla kağıt üzerinde bir müdürle yürüyen, kabullenilmiş tek taraflı sömürü düzeni diye adlandırdığım şubeler.
Acentelerde olmayanlara sahip olmanın kabarttığı bir iştahın mahsulü.
Statik IP, İkili doğrulama çoğunlukla yok. Janjanlı, rengarenk, ağzına kadar şirket dolu ekranlar. Allah daha çok versin. İşin özünü kaçırmadan da soralım. Peki bu düzlemde ne satılıyor? Açıklayanlar veriyi ortaya koysun ki istenilen sigortacılığa tam anlamı ile hizmet var mı dır onu bir görmek lazım. İdeal sigortacılık istemiyle satış baskılamasına tabi acentelerin yanında bu çatı altında istenilenle-geçekleşen birbirini karşılıyor mu onu da sorgulamak lazım.
Allah’ın verdiği akılla meseleyi düşünecek olanların hemen üstteki iki paragrafı okuması ve terazilerini buna göre kurması yeterli bence.
2014/29 sayılı sektör duyurusu ile şubelik yapısını BİR KEZ DAHA tanımlama gereği hissetmiş olanların bu tanımın çiğnendiğini, ayaklar altına alınıp, çok farklı sularda yüzüldüğünü görmesi sigortacılık sektörünün geleceği, itibarı, ona olan güvenin zedelenmemesi adına önem arz etmektedir. (Bu arada mülga olan bu duyuruyu mülga yapan mevzuat, meselenin özünde değişiklik yapmamıştır)
Benim şubeli yapılarla alakalı düşüncelerimi eleştiren olacaktır. Saygı duyar, saygı da beklerim. Şube düşmanı değilim. Malum olmuş bir gerçeğe dayanarak 5684 sayılı kanunda değişiklik istemek en doğal hakkımdır diye düşünüyorum. Kanun; eşitlik-hakkın teslimi-adalet için vardır.
Tüzel kişi acentelerde teknik personel zorunluluğu, gerçek kişi acentelerde olmaması ve anayasal eşitliğin sağlanması adına kaldırılmadı mı? Kaldırıldı.
Kafayı kuma gömmeden, teknik personel zorunluluğunu kaldırmada olduğu gibi bazı değişiklikler yapılmalıdır.
Madem şubeler tanımına ters olarak aslında “tali acente”dirler ve acentelerin kurulma mantığının aynısı ile kuruluyorlar, o zaman eşitliğin sağlanması adına,
-Şube kurulumunda, acente kurulum şartlarının tamamı istenmelidir.
-Şubeli yapıların müdür ve teknik personellerinin SGK dökümleri, Özel kanunla kurulmuş acentelerde olduğu gibi her yılın şubat ayında bildirime tabi olmalıdır.
-Ticaret odaları sicili ile Tobb Levha kayıtları arasında tutarsızlık yaşanmaması adına gerekli tedbirler alınmalıdır.
-Acentelerle birlikte şubelere taşıma kapasitesine göre açılma izni verilmelidir.
Bunları önerirken işi zorlaştıralım, şubeleri mahvedelim gibi bir düşüncem yok. Allah herkesin pazarını bol eylesin.
Yazılı kanunla bu yapının gerçekteki şekli terse düşmüş ve acentelerle aynı şekle gelmiştir. Bir sigorta acentesi olarak Anayasal eşitlik hakkım gereği kurulumdan, işleyişe kadar eşit şartlar istemekten başka bir derdim yoktur.
Ayrıca Brokerlerin “tali” ağlarını genişletme çabaları da görmezden gelinmemeli. O taraftaki aynı mantık dahilinde çoğalmanın yaratacakları bu taraftakinden farklı olmamaktadır ve olmayacaktır.
Herkese bol kazanç ve sağlık dilerim.
Mesut ÇETİN 
Bu haber 370 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum