Devletin mutlak süretle tüm medyada zorunlu kamu spotu reklamları vermesi,
Değerli Meslektaşlarımız ; Her yıl Mayıs ayı son haftası olarak kutlanan Sigortacılık haftası bu sene sektörümüzün çok hareketli günler geçirmesi ile biraz sönük kutlandığını üzülerek belirtmek isteri
22 Haziran 2016 - 12:35
Değerli Meslektaşlarımız ;
Her yıl Mayıs ayı son haftası olarak kutlanan Sigortacılık haftası bu sene sektörümüzün çok hareketli günler geçirmesi ile biraz sönük kutlandığını üzülerek belirtmek isteriz, tabiî ki tek neden bu değil il derneklerin, meslek komitelerinin, acentelerimizin ilgili kurum ve kuruluşlardan maddi ve manevi desteği görmemeleri kutlamaların daha sönük geçmesine vesile olmuştur.
Sigorta sektörünün sadece pirim üretimi, istihdam alanı olarak görmek çok doğru bir şey olmasa gerek, ülkemizde halen sigorta bilinci çok fazla oturmamış aile bütçelerindeki harcama sıralamasındaki yeri öncelikli değildir. Konunun özü devlet istihdam ve GSMH’ daki oranına bakar durumda, sigorta şirketleri daha çok hasarsız, üretim nasıl alabilirim gayretinde, acente ise var olma savaşı yapmaktadır, kısacası filler tepişiyor çimler eziliyor.
Nasıl bir yol izleyip devletin, şirketin ve acentenin kafalarındaki bu düşünceleri dağıtıp sektörü ve sigortalılarımızı daha bilgili ve alım gücüne eriştirmeliyiz ?
Öncelikle bu iş eğitimden geçer ilk, orta ve liselerde bu işin mutlak süretle müfredata girerek sigortanın ne derece insan hayatını ve malını koruduğunu anlatmak gerekmektedir
Devletin mutlak süretle tüm medyada zorunlu kamu spotu reklamları vermesi,
Sigorta şirketlerinin bu işi bir maliyet görmeyip ortak bir havuz oluşturarak daha çok yazılı ve görsel basında yer almaları mutlak gereklidir.
Biz acentelerin ise teknik donanım ve bilgi ile tüm sigortalılarımıza bu işin önemini net bir şekilde iletmemiz gerekmektedir.
Ersoy KOCAMANOĞLU
TÜSAF YÖNETİM KURULU ÜYESİ
Her yıl Mayıs ayı son haftası olarak kutlanan Sigortacılık haftası bu sene sektörümüzün çok hareketli günler geçirmesi ile biraz sönük kutlandığını üzülerek belirtmek isteriz, tabiî ki tek neden bu değil il derneklerin, meslek komitelerinin, acentelerimizin ilgili kurum ve kuruluşlardan maddi ve manevi desteği görmemeleri kutlamaların daha sönük geçmesine vesile olmuştur.
Sigorta sektörünün sadece pirim üretimi, istihdam alanı olarak görmek çok doğru bir şey olmasa gerek, ülkemizde halen sigorta bilinci çok fazla oturmamış aile bütçelerindeki harcama sıralamasındaki yeri öncelikli değildir. Konunun özü devlet istihdam ve GSMH’ daki oranına bakar durumda, sigorta şirketleri daha çok hasarsız, üretim nasıl alabilirim gayretinde, acente ise var olma savaşı yapmaktadır, kısacası filler tepişiyor çimler eziliyor.
Nasıl bir yol izleyip devletin, şirketin ve acentenin kafalarındaki bu düşünceleri dağıtıp sektörü ve sigortalılarımızı daha bilgili ve alım gücüne eriştirmeliyiz ?
Öncelikle bu iş eğitimden geçer ilk, orta ve liselerde bu işin mutlak süretle müfredata girerek sigortanın ne derece insan hayatını ve malını koruduğunu anlatmak gerekmektedir
Devletin mutlak süretle tüm medyada zorunlu kamu spotu reklamları vermesi,
Sigorta şirketlerinin bu işi bir maliyet görmeyip ortak bir havuz oluşturarak daha çok yazılı ve görsel basında yer almaları mutlak gereklidir.
Biz acentelerin ise teknik donanım ve bilgi ile tüm sigortalılarımıza bu işin önemini net bir şekilde iletmemiz gerekmektedir.
Ersoy KOCAMANOĞLU
TÜSAF YÖNETİM KURULU ÜYESİ
Bu haber 610 defa okunmuştur.







YORUMLAR