Acentelerin komisyonlarını kim düşürüyor?
Sigorta sektörü son günlerde yılı kapatmaya, poliçelerin yenilenmesine odaklanacakken bir de baktı ki ticari araçlara üst limit getirildi
23 Kasım 2015 - 09:20
Sigorta sektörü son günlerde yılı kapatmaya, poliçelerin yenilenmesine odaklanacakken bir de baktı ki ticari araçlara üst limit getirildi. Bu Hazine kararı öncesi bir şirket, acente komisyonlarını robot kullanılması nedeniyle düşürmüştü. Arkasından ticari araçlardaki primlere üst limit getirilmesini bahane ederek sigorta şirketleri peş peşe acente komisyonlarını düşürmeye başladılar.
Düşürmeyenler de bugün, yarın düşürecekler. Nedeni çok açık; ‘daha fazla trafik yazmamak’. Çünkü trafiğe elini veren şirket kolunu alamıyor. Eli değen yanıyor. Acenteler çok doğal olarak komisyonunu düşürmeyen şirketlerden poliçe kesmeye başladılar. Sağolsun iş paylaşımı, sağolsun robot programlar… Ee bu şirketler bu kadar trafik portföyü istemiyorsa, yapılacak şey ya komisyon düşürmek ya fiyat artırmak.Acenteler ve STK’ları ayakta; ‘komisyonuma dokunma’ kampanyalarıyla sosyal medya yolu ile bir sonuç almaya çalışıyorlar. Toplantılar yapılıyor, ticaret odalarında bildiri yayımlıyorlar, son olarak da Hazine’yi topluca ziyaret edecekler. Sonuç elde edilir mi? Çok zor. Bazı acente dostlarım sosyal medyada “sabrımızı taşırmayın” diye yazmışlar. Daha ne yapılabilir ki diye düşündüm.
Acenteler haklıyken haksız duruma düşmemeli
Öncelikle şunu belirtmeliyim. Acenteler ekmeğinin derdinde. Kime giderseniz gidin, ‘gelirinizi 4/1’e düşürdüm’ deseniz o kişi perişan olur. Bir sabah uyanıyorsunuz bir mail geliyor, şirket acente komisyonunuzu 3-4’e düşürmüş. Bütçe ne olur?
Trafik sigortası acentelerin en hızlı ve en kolay gelir kaynaklarından biri, çünkü zorunlu, mecburen alınacak. Bu kolay yolu seçip portföyü sadece trafik sigortası olan acenteler çok zor durumda şimdi. Fakat yıllardır söylenen çapraz satışı yapan, ekmeğini bir sepete koymayan acenteler, bu işten çok daha az etkilenecek. En azından bu krizden bir ders çıkarmalıyız derim acenteler açısından. Acentelerin eleştirdiğim diğer bir yönü ise özellikle sosyal medyada eleştirilerde artık hakarete varan söylemlerde bulunmaları. Acente dostlarım, haklıyken böyle haksız duruma düşersiniz. Karşınızdaki şirketler sizin birer iş ortağınız. Acente şirketsiz, şirket acentesiz yapabilir mi? Yarın tekrar acente toplantılarında bir araya gelip plaket alırken ve yurtdışı gezisinde şirket yöneticileri ile birlikte poz vereceksiniz. Bence eleştirin ama hakaret etmeyin. Sigorta şirketlerinin yöneticileri bu üsluptan son derece rahatsızlar. Bütün bu yapılanlara ve çabalara saygı duyuyorum ama, sonuç sigorta şirketleri ile uzlaşıda derim.
Şirketlere gelen vurdu giden vurdu
Sigorta şirketleri tarafından bakıldığında durum farklı. Trafik sigortaları nakit akışı için önemli, fakat diğer taraftan da en büyük zarar nedeni. Bu zararın bun doğru yönetememekten mi kaynaklandığını düşünüyorsunuz? Bence yanılıyorsunuz. Axa Dünya Başkanı Başkanı Türkiye’yi ziyaret ettiğinde ne demişti hatırlayalım: “Türkiye’deki maddi hasarlardan değil, MEVZUAT hasarlarından çok daha fazla etkileniyoruz. Dünyanın hiçbir ülkesinde yeni bir uygulama geriye dönük 10 yılı kapsamaz.” Şimdi, şirketlerin yerine koyalım kendimizi. Bir gün sabah Sağlık Bakanlığı bir yazı gönderiyor, geçmiş 10 yıldaki trafik kazası neticesinde devlet hastanelerinden hizmet almış vatandaşların masraflarını istiyor. Turizm Bakanlığı batan tur operatörlerinin parasını sigorta şirketleri versin diye kanun çıkarıyor. 10 yıl geriye dönük bütün ölümlü ve sakat kalmalı trafik kazaları için dava açılmasını sağlıyor. Açılan ve sonuçlanan davaların tekrar açılmasına izin veriliyor. Hakimin önüne gittiğinde ‘sigorta şirketi en üstten ödesin’ diye karar veriyor. Hatta sonuçlanan davanın parasını ödemek isteyen sigorta şirketine avukat “Hayır, ben icra yolu ile alacağım” diyerek kendisinin gelirini artırabiliyor. Sürücü hatalı olsa da bunun yakınlarına da bu tazminatlar ödeniyor. Pert araçlarda KDV ile ilgili Gelirler İdaresi geriye dönük vergi istiyor. Hasarsızlık indirimi ile ilgili yine geriye dönük uygulama getirlemesi isteniyor. (Allah’tan SBM’de böyle bir kayıt tutulmadığı için şirketler yırtıyor). Maketten konut satan müteahhitler, taahhütlerini yerine getirmezse sigorta şirketleri inşaatı tamamlasın isteniyor. İş dünyası, çeklerini ödeyemezse sigorta şirketi ödesin istiyor. Kaza Tespit Tutanağı sonrası ödenen hasarların toplamının 3/1’inin ispatlanamayan suistimal neticesinde ödendiğini de düşünelim. Ve son olarak da esnaf odaları siyasi güçlerini ortaya koyarak sigorta şirketleri ticari araçlarda fazla prim almasın diye üst limit koyduruyor. Hazine ‘Tüm diğer şartları yerine getir 4.000 TL prim al ama bir kaza olduğunda 3 milyona kadar tazminatı öde’diyor şirketlere.
Komisyon düşürülmesi bir sonuç!
Acente komisyonlarının düşürülmesi bir sonuç olarak görülmeli. Ben buradan kimseyi savunmuyorum. Şimdi acenteler çıkıp ‘Herkese para var, bize yokmu?’ diyorsa yanlış yapar. Çünkü acenteler sigorta şirketleri ile aynı gemide. Batılırsa hep beraber batılacak. Örnek Ege Sigorta acenteleri. Bakın hala komisyonlarının ve müşteri bilgilerinin peşindeler. Yazımın son bölümünü okuyanlara soruyorum şimdi, acentelerin komisyonlarını kim düşürmüş. Sağlık Bakanlığı mı, Turizm Bakanlığı mı, Gelirler İdaresi Başkanlığı mı, Maliye Bakanlığı mı, avukatlar mı, Adalet Bakanlığı mı, tüketici mi, yoksa sigorta şirketleri mi ? Bence bütün bunlara izin veren Hazine Müsteşarlığı acentelerin komisyonunun düşürülmesine neden olmuştur.
Şimdi acente temsilcileri Hazine’ye gidecek ve “Bütün bunlara izin verdiniz, bizim komisyon işini de halledin” mi diyecek. Hazine’nin bu konudaki görüşü belli sayılır, “Komisyonu yüksek şirketlerle çalışın, biz acente ile şirket arasına giremeyiz. Gidin kendi aranızda halledin. Benim tek yapabileceğim, acente komisyon indiriminin bugünden yarına yapılmasına engel olmak.” Bu noktada da şirketlere dönüp, “Acente komisyonlarını indirecekseniz bunu acentelere 1 ay önceden yazı ile bildirmelisiniz” diyebilir, o kadar.
Bunun yerine acenteler Hazine’yi ziyaretlerinde Hazine Müsteşar Yardımcısı Ahmet Genç’e ‘komisyonlarımıza dokundurmayın’ yerine “Bu zararın oluşmasındaki en büyük nedenlerin başında gelen bedeni hasar ve suistimallerin önünü geçilmesinde biz acenteler de elimizden geleni yapmak isteriz” dese daha iyi olmaz mı? TÜSAF Başkanı Murat Büyükçelebi SIGORTACIM Dergisi’nin tanıtım ziyaretlerinde şirket yöneticilerine ‘trafik sigortalarındaki zararın sebeplerine birlikte çözüm bulalım’ demişti. Ankara’daki ziyarette TÜSAF Başkanı Büyükçelebi’nin buna vurgu yapacağını tahmin ediyorum
Komisyonlara alt limit çok tehlikeli
SAİK’in acente komisyonlarına alt limit getirilmesini de çok tehlikeli görüyorum. Eksperlerin başına gelenler ve sonrasında izlenen yol ortada. Acente dostlarım daha fazla şirketler nezdinde antipatik olmamalı derim. Getirilecek alt limit aynı zamanda üst limit de olabilir. Hatta bu tüm branşlara uygulandığını düşününce acenteler için de doğru olmayacaktır. İlk söylem yüzde 10 limit idi, şimdi yüzde 15 konuşuluyor. Hazine böyle bir uygulama getirebilir mi? Çok zor.
Acenteler geniş bir aile, siyasiler üzerinde etkileri de var. En az Şöför, Esnaf Odaları kadar yok mudur? Tabii ki var. Acenteler bu lobi güçlerini şirketlerinki ile birleştirdiklerinde büyük başarı elde edebilirler. Trafik sigortalarındaki bu zarar kalemleri ortadan kalktığında şirketler değil yüzde 17 belki de yüzde 27 komisyon bile alamazlar mı? Bence sigorta sektörünün oyuncuları olarak şirketler, acenteler ve eksperler Ankara’da lobi konusunda ortak bir güç yaratsalar, hiç bu konuları konuşmuyor olacağımızı düşünüyorum.
Bu nedenle acente temsilcilerimiz Hazine’yi ziyaret öncesinde sigorta şirketlerine yani TSB’ye gitseler çok daha iyi olacaktı.
Bu haber 651 defa okunmuştur.







YORUMLAR