ACENTELER SAHİPSİZ DEĞİL, ACENTELERİN SAİK'İ VAR

SAİK başkanı Hüseyin Kasap’la, sektörün sorunlarından, acentelerin yaşadıkları sıkıntılara, yeni acente yönetmeliğinden,ETİK kurallardan,  Segem’in çalışmalarından, KOSGEB çalışmalarına kadar bilinmes

ACENTELER SAHİPSİZ DEĞİL, ACENTELERİN SAİK'İ VAR
21 Ocak 2014 - 15:08
SAİK başkanı Hüseyin Kasap’la, sektörün sorunlarından, acentelerin yaşadıkları sıkıntılara, yeni acente yönetmeliğinden,ETİK kurallardan,  Segem’in çalışmalarından, KOSGEB çalışmalarına kadar bilinmesi gerekenleri konuştuk. Gördük ki yeni başkan, yeni yönetim çok işler yapacak. Acenteleri bekleyen güzel günlerin müjdesini verdi. Yeni Başkan her şeyden önemlisi, acentelerin sahipsiz olmadığını vurguladı ve ‘ ACENTELER SAHİPSİZ DEĞİL, ACENTELERİN SAİK’İ VAR ‘ sloganını ön plana çıkardı.

 

Seçimler öncesinde herkesin dilinde  ‘kaybedecek bir dört yılımız daha yok’ sloganı çok meşhurdu, bu slogan doğru mu? Ve gerçekten önümüzdeki dört yıl sizce ne kadar önemli?

Kaybedecek bir dört yılımız daha yok. Bu slogan gerçekten doğru. Bence dört yıl değil kaybedecek bir yılımız dahi yok. Bir yıllık eylem planımız hazır ve biz SAİK olarak bir yılda çok şey yapacağız. Pazartesi (dün) yapacağımız icra komitesi toplantısında bunu netleştireceğiz ve kamuoyuyla da paylaşacağız.   Bu işin üç aşaması var; birincisi SAİK olarak yapacaklarımız, ikincisi TOBB’un yapacakları ve üçüncü olarak da taslak halinde bekleyen üç YÖNETMELİK.   SAİK olarak ETİK kuralları belirleyerek sorunların bir kısmını çözeceğiz yani işlem parası, portföy mülkiyeti gibi.   TOBB’un yapacağı işler de önemli. Sigorta acentelerini KOBİ statüsüne alıp KOSGEB desteğinden yararlanmasını sağlamak. Bu konu ile ilgili de epey yol kat ettik. Önümüzdeki günlerde bunun müjdesini verebiliriz.   Son olarak da, acenteler yönetmeliği, destek hizmetleri yönetmeliği ve uzaktan satış yönetmeliği. Bu üç yönetmelikte de aktif rol almış durumdayız ve acentelerin bir çok sorunu da burada çözeceğiz.

 

SAİK’in belirleyici rol oynayacağı Acente yönetmeliği ile ilgili çalışmalarınız hangi aşamada, daha önce yayımlanan taslak üzerindeki çalışmalarınıza ilaveler oldu mu?

Acente yönetmeliği ile ilgili çalışmalar son aşamada. Hazine isterse bu hafta işi bitirir, başbakanlığa gönderebilir. 15-20 gün sonrada yayınlanabilir. Biz yeni SAİK olarak, eski SAİK’in acenteler yönetmeliğinde istediği değişikliklerin bazılarında revizyon yapıp inisiyatif aldık. Yönetmelikte acenteler için iyi şeyler olacak. Çünkü ilaveler oldu. Şimdilik bu kadar bilgi vereyim.

 

SAİK sigorta acenteliğinin ETİK kurallarını belirler, sizce etik kurallar ne kadar önemli? Bu kurallar sektöre faydalı olabilecek mi? Bu konudaki çalışmalarınızı anlatır mısınız?

 

Etik kurallar çok önemli. Burada geçen dönemle ilgili en büyük eleştiriyi etik kurallarla ilgili yaptım. Her şeye verebilecek cevabım var ama etik kuralları neden çıkaramadığımıza verilecek bir cevabım yok. Eski başkan acente yönetmeliği yayınlansın, etik kuralları öyle çıkartalım dediği için dört yıl boyunca bekledik. Oysa eski icra komitesi üyesi Erdal Seferbay bir çok kurumun etik kurallarını inceleyerek, güzel bir etik kurallar taslağı hazırladı. Ama eski başkanın bu tavrından dolayı acente yönetmeliğinin çıkmasını bekledik.   Bence yönetmelikle hiçbir alakası yok. Bir etik kuralın yönetmeliğe aykırı olması gibi bir durumda yok zaten. Olsa bile çakıştığı noktada değiştirilmesi icra komitesinin elinde.   İlk toplantıda Etik kurallar taslağını komite üyelerine verdim, sektör meclisi üyelerine yolladım. Dün görüş belirtmek için son gündü. Bu pazartesi günü toplantıda komite üyeleri ve sektör meclisi üyelerinin görüşlerini birleştirip şubat ayı toplantısında Etik kuralları kabul edeceğiz.   Acentenin yanında ayrılan bir personel, bir başka acentenin yanında işe başladığında, portföyü de alıp götürüyor. Bu etik kurallarla çözülebilecek bir konu. Bu olay acentelerin canını yakan en önemli konulardan birisi. Yaptırım olarak da icra komitesinin kararlarına uymamak var meslekten men etmeye kadar cezası var. Bunun gibi başka örnekleri de sıralayabiliriz.

 

TEK TİP SÖZLEŞME hakkında ki görüşleriniz nedir? Acenteler  Yönetmeliğinde bu konu ile ilgili her hangi  bir çalışmanız var mı?

 

Maalesef tek tip sözleşmeyi yapamıyoruz. Ama başka bir  şey yapıyoruz. Acente yönetmeliğinin içerisinde 14.madde ile, acentelik sözleşmelerinde bulunması gereken şartlar diye bir bölüm açtırdık. 18 ilde yaptığımız serbest kürsü toplantılarında gördük ki, dönüyoruz dolaşıyoruz aynı yere geliyoruz ama ortada bir sorun var. Sayın Genel müdürümüze de her defasında bakın sorun burada, yani acentelik sözleşmesin de dedim.   Sigorta şirketleri Tek Tip Sözleşmeye hep karşı çıktı. Daha da önemlisi hazinenin hukukçuları karşı çıktı. Hazinenin hukukçuları biz sözleşme hürriyetini engelleyemeyiz diyorlar. Sonuçta tarafların ikisi de birer tacir. İki tacir kendi aralarında bir sözleşme düzenliyor, hukukçuları var danışmanları var, bu böyle olacak diye şekli olarak tek tip düzenlemeye devlet karar veremez diyorlar.   Biz, Hazine, TSB ve İcra komitesi ortak üçlü bir çalışma yapalım dedik buna da hayır dediler. Gelinen noktada, acenteler yönetmeliğine, acentelik sözleşmesinde olması gereken konu başlıkları diye madde madde başlık açtırdık.   Burada bir mesafe aldığımızı düşünüyorum. Yönetmelik çıktıktan sonra, üç ay içerisinde sigorta şirketleri acentelerle sözleşmelerini yenileyecekler. SAİK olarak bizde acentelere uyarıda bulunacağız, bakın haklarınız bunlardır sözleşmelerinizi buna göre imzalayın. Tersi durumlarda Hazinenin müdahalesi olacaktır. Burada her şey zaptı raptı altına alınmış olacak. Sigorta şirketleri kölelik sözleşmesi yapamayacaklar.Acenteler sahipsiz değil acentelerin SAİK’i var.Bu sloganımızın doğruluğunu acentelerimiz iki üç ay içerisinde görecekler.

Alternatif satış kanalları ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Destek hizmetleri yönetmeliği çıkacak. Destek hizmetleri yönetmeliği acenteleri, plazalara, servislere, asistans hizmeti verenlere ve bu mantıkta çalışanlara karşı koruyacak. Bu konuda bu kadar bilgi verebilirim, yönetmelik çıktığında tekrar görüşürüz.   Diğer alternatiflere  ise uzaktan satış yönetmeliği ile çözüm getiriyoruz.

 

SAİK  bu dönemde CEZA verme makamından kurtulabilecek mi?

 

Ceza makamından kurtuluyoruz. Bununla ilgili harekette bulunuyoruz. İçimizde 313 il delegesi var. Bunlar seçiliyor ilk ve tek görevleri sektör meclisini seçmek. Daha sonra kendi kendini yok eden bir yapı. Oysa bu insanlar kendi illerinde meslektaşlarının önüne düşmüş birbirleriyle rakip olmuş, seçim yarışına girmiş o ilden il delegesi olarak seçilmişler. Fakat sektör meclisini seçtikten sonra, sektörün önüne düşen birilerinin oyunu almış bu insanların düşünceleri var sektöre yönelik, şöyle olsun böyle olsun diyen bu meslektaşlarımızdan faydalanamıyorduk.   Seçim döneminde söz vermiştim. Gerekli hukuki altyapıyı oluşturduk. Pazartesi günkü icra komitesi toplantısında bu 313 delegeyi, bunların içerisinde ciddi anlamda rakip olmuş meslektaşlarım da var, hepsini kontrolör yapıyoruz. Ceza verme yetkisi yok ama denetleme yetkisi olacak, kimlik kartları vereceğiz. Daha önce yetki verdiğimiz ama bir türlü çalıştıramadığımız Ticaret Odalarına düzenledikleri tutanakları götürüp, bakın burada bir yanlışlık var, burayla ilgili işlem yapın. İlgili Ticaret Odası da oraları denetleyecek, fiziki şartını düzenle, kaydın yok kayıt yaptır, elemanın girişi yok giriş yaptır gibi konular. Bize gelen şikayetlerin %75’ini bu şekilde halletmiş oluyoruz.   Ben hep şunu diyordum, benim geçmişim dezavantaj, çünkü geçmişin hesabını mevcut başkan olmadığı için hep bana soruyorlar. Avantaj olan kısmı ise ben bu sistemin nasıl tıkandığını da gördüm, sorunlarını da gördüm ama en önemlisi nasıl aşılacağını da biliyorum. Bu sorunları da buradan çözüyoruz. Bize oy versin vermesin hem o insanlar mutlu olacak hem de yetki vererek sistemin içerisine almış oluyorsunuz. Sonuçta bu insanlar seçime girmiş mücadele etmiş ve il delegesi seçilmişler. Alın size görev.

 

Sigorta acentelerinin hiçbir kurumdan desteği yok ve kendilerini geliştirme noktasında tek çare KOSGEB görünüyor, bu kapsamda değerlendirilmesi için çalışmalarınız var mı?

 

KOSGEB için çok büyük bir şansızlık yaşadık. Tam mesafe katetmiştik, bakan değişti. İcra komitesi üyemiz Necmi bey aynı zamanda İzmit Ticaret Odası yönetim kurulu üyesi, sayın bakanımızda İzmitli, hazırladığımız dosyayı Salı günü kendisine verdik, söz verdi halledeceğim dedi, ama Perşembe günü bakan görevden alındı. Tesadüf yeni bakan da İzmitli, bu hafta içerisinde bir aksilik olmazsa sayın bakanımızla bu konuyu görüşeceğiz. Diğer taraftan da TOBB’da devrede, birkaç kanaldan da çalışmalarımızı yaptık bastırıyoruz. Önümüzdeki günlerde meslektaşlarımıza güzel haberi vereceğiz inşallah.

 

Acente taşıma kapasitesi ile ilgili çalışmanızdan bahseder  misiniz?

 

Bu konuda çok fena tıkandık. Dünkü toplantıda Ahmet beye de söyledim, sorun bizde değil Birliğin halletmesi gereken bir konu. Şu an hangi ilde acenteler ne kadar üretim yapıyor böyle bir bilgiye sahip değiliz. Haziran 2013’deki sigorta kongresinde Ahmet beyden rica ettim bu bilgiyi alabilirsek, şubat ayında şu ilde bu kadar  üretim var şu kadar da acente var. Her il için acente giderlerini tespit ettik ve acentelerin para kazanıp kazanmadıklarını gösterebiliriz. Şirketler durumu bir görsün, o ile giden bölge müdürü veya müşteri temsilcisi, burada on tane acente var bunlardan ikisi batacak oraya yen bir acentelik vermenin manası yok diyebilsin. Mevcutlara acentelik verebilir buna bir şey diyemeyiz. Yeni tesis etmek istiyorsan da yetki belgesini almak için vatandaş bize geldiğinde, oranın yeni bir acenteliği taşıma kapasitesi yok, kusura bakma orada yeni bir acentelik veremiyoruz deriz.

 

Acentelerin en çok sorun yaşadıkları iptal iade primleri ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?   Tabi bu konu bizleri çok ilgilendiren ve fazlasıyla yoran bir olay. Poliçe tanzim etmek bir emek alıyor, iptal etmekte ayrı bir emek alıyor, zaman alıyor. Hizmet veriyorsunuz sonuçta bu hizmetin bir bedeli olmalı.  Etik kurallarla ilgili çalışmanın içerisin de bu konu var. Bununla ilgili yaptırımımız olacak.

 

Komisyon indirimleri ve haksız feshler ile ilgili yaptırımlarınız olacak mı?

Komisyon indirimi ve haksız feshler acente yönetmeliğinin içerisinde 14.madde de, acentelik sözleşmesinin yenilenmesiyle bir nebze hallolacak. Ama acenteyi ne kadar koruyabiliriz, bir sene. Bir sene sonra sigorta şirketi şu komisyonları veriyorum daha fazla vermiyorum, senle çalışmıyorum derse, benim ona hayır şu rakama yükselt deme hakkım yok. Bu sorunu da aşmış durumdayız ama.

Segem’in çalışmalarından memnun musunuz? Memnun değilseniz ne düşünüyorsunuz?

Biz tamamen kaldırılmasını istedik. Acente yönetmeliğinde tamamen kaldırılabilir. Bir defaya mahsus olsun ve eğitimde çok sıkı tutulsun. Onun için Segem’in içerisinde bir danışma kurulu oluşsun bu kurula eksperlerden bir, sigortacılardan bir, brokerlerden bir ve birde hazineden üye olsun, bu danışma kurulu eğitim programlarını ve eğitim sistemini belirlesin. Bu konuda ciddi sıkıntı var ve Sayın Ahmet Genç bunu kabul etti. Danışma kurulu kurulacak , İcra komitesini temsilen orada bir üyemiz  bulunacak. Başlangıç programına da müdahale edilmesini düşünüyoruz. İkinci bölümün hiç yapılmamasını illa ki yapılacaksa kesinlikle ücretsiz başka bir programda olsun yani acentelere yük, külfet getirmesin. Bir kere belgeyi alsın yeter.

Acenteleri daha iyi günler bekliyor diyebilir miyiz?   Kesinlikle bekliyor, çünkü acentelerin sahipsiz olmayacağı bir dönem olacak. Yapısal bir çok sorun yasal olarak yapılması gereken üç yönetmelik, bir etik kurallar ile çözülecek. Kobi ile acentelere mali destek olacak. Acenteler altı ay içerisinde bir çok şeyi hissedecekler.   Meşhur balkon konuşmasını yapacak mısınız?   Öncelikle şunu söyleyeyim, acente meclisi diye bir sistem kurduk. Hızlı bir bilgi paylaşımı yapabiliyoruz, bunu 313 il delegesi içinde yapacağız. Onlarında görüşlerine başvuracağız zaman zaman. Bu çalışmaları basın toplantılarıyla da duyuracağız. Biz şu toplantıyı yaptık, şu kararları aldık gibi acentelere, il delegelerine, sektör meclisi üyelerine duyuracağız. Bu konu ile ilgili olarak komite üyemiz Emin bey basın sözcüsü seçildi.   Biraz şeffaf olacağız, daha doğrusu insanlar ne yaptığımızı bilecek. Geçen dönem yaptıklarımızı kimse bilmedi. Biz açığız ve en önemlisi bunu, bütün STK’ların başkanlarını önümüzdeki ay TOBB’a davet edeceğim. Onlara da evinize hoş geldiniz diyeceğiz. Sadece TÜSAF’a bağlı dernekleri değil diğer bütün derneklerin başkanlarını davet edeceğim. Senin söylediğin gibi BALKON KONUŞMASI bu olacak. Onlara diyeceğim ki ‘Evinize hoş geldiniz, seçim bitti. Kapımız sonuna kadar açık. Her türlü görüşlerinizi buraya getirin, kendi başınıza birliğe, hazineye gittiğinizde dışarıya bölünmüşlük mesajı veriyorsunuz, gelin nereye gidilecekse birlikte gidelim. Biz buradayız yeter ki sizde yanımızda olun, buranın gücüde yanınızda. Biz sizi ayrı gayrı görmüyoruz. Birlik olalım, o zaman dışarısı SAİK’in gücünü görecek.’

Doğuya verilmeyen acenteliklerle ilgili Ahmet beye bir öneride bulundum; ruhsat verdiğiniz sigorta şirketlerine her ilde en az bir acentelik verme şartı getirin, doğal olarak doğu da her ilde en az otuz acentelik olur buda sorunu çözmüş olur ama banka şubesi dışında. Zaten doğuda dask ve trafik kesiliyor. Zorunlu poliçeyi kestiren şirket diğer branşlarda da zamanla üretim alır.

 

Kaynak:www.sigortagundemi.net
Bu haber 627 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum