TÜSAF mı SAİK den çıkar, SAİK mi TÜSAF tan?
Direk cevap vereyim… Umurumda Değil
13 Mayıs 2017 - 15:12
Direk cevap vereyim… Umurumda Değil.
“Aynası İştir Kişinin Lafa Bakılmaz” dememişler boşuna. Benim için önemli olanı mesleğim ve geleceğim için duvara bir fazla tuğla koyanıdır.
Ben pek yorum yapmadan kendi görüşlerimi ve yaşadıklarımı paylaşmak istiyorum. Vicdanen Paylaşmam gerektiğini hissediyorum.
Sene 2015, aylardan Eylül. Trafik sigortalarındaki aşırı artışlar ve komisyon düşüşleri yenice başladığında Antalya Ekibi olarak Federasyona bir çalışma gönderdik. Daha kimse bir şey ortaya koymamışken her şirketten poliçe kesebilelim ya da zorunlu sigortalar tarife komisyonu kurulsun diye öneride bulunduk. Federasyon tarafından Önerimiz için mümkün değil denildi ve diğer dernekler ile Meslek örgütlerine çalışmamız iletilmedi. Bir sene sonra Federasyon Başkanımızın Dergideki röportajında gördük her şirketten poliçe kesilebilmeli diye.
Hadi bunu geçtik; Bireysel emeklilikte acenteye sigortalıların sistemde uzun süre kalmasına bağlı olarak devlet katkısı verilmesi projesini gerçekleştirdik ve raporladık. İlimizdeki emeklilikle uğraşan tüm meslektaşlarımızca heyecanla karşılandı ve herkes çalışma komisyonuna katıldı. Projemizin lansmanını yaptık fakat; gene Kimse ile paylaşılmadı ve sahiplenilmedi. Halbuki Sigorta Birliği, Emeklilik Gözetim merkezi ve hazine çalışmayı mantıklı gördükleri için Destek olacağını da söylemişti bizlere. Bunda da geçmiş olsun.
Birde bunlar yetmiyormuş gibi Kendi Federasyonumuzun Kendi dergisinde bir köşe yazısı gördük. Başlık; “SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI SAMİMİ DEĞİL” ( Sayı 17, Sayfa 30 ) Okuyunca şahsen gece 1 de çöküntüye uğradım. Uykum kaçtı. Dedim biz boşa mı uğraşıyoruz. Biz meslektaşlarımızdan destek beklerken federasyon dergisinde bize çakmışlar… Gece 2 de arkadaşlar ile paylaştım. Tüm ekip bir yazı ile tekzip isteyelim diye görüş birliğine vardık. Neyse Kişisel algılanmasın diye Ekip Olarak gönderdik federasyona yazımızı. Ama cevaben bir de fırça yedik. Neymiş? Çarpıtıyormuşuz konuyu. Çoğul ekler kullanılmasından kaynaklı bir yazım yanlışlığıymış. Ne hikmetse 20 yerde çoğul kullanılmış kelimeler. Pardon patron dedik ne diyelim. Şairin dediği gibi; “Çay dedi yutkundu eğdi başını”. Aklıma hemen o şiir geldi cevabı görünce.
Neyse hadi bize yapılanları da geçtik diyelim. Federasyon denilince ilk aklıma gelen SAİK. Bu nasıl bir algıdır halen çözemiyorum. Derginin tüm sayılarını okurum. Özellikle denetimle ilgili sayısında tam 5 köşe yazısında SAİK çalışmıyor yazıyordu. Sağ olsun köşe yazarları SAİK i göreve davet ediyorlardı. Nerede bir köşe yazısı görsem mevzusu SAİK. SAİK aşağı, SAİK yukarı. Yahu kimse haber vermedi mi bu köşe yazarlarına? Federasyon başkanı SAİK ÜYESİ… Ben bari yazayım da öğrensinler. SAİK ne yapıyor bilmiyoruz deyip duruyorlar. Yahu Başkana sorsanıza bizim dergi okuma mesaimizden alıyorsunuz. Onun imzası olmadan SAİK te karar alınamaz. En kötüsü karara şerh düşer. Eğer SAİK e bir talep geldi ve değerlendirilmedi ise bu bilgiye ulaşmanız “Akil” Köşe yazarları olarak zor değil. Öyle ki Hür beyinlerin idrak edeceği üzere; Federasyon başkanının SAİK Üyesi olması bulunmaz nimet. Derneklerin ve bağlı olduğu federasyonun projeleri direk SAİK e iletebilmesi ve durumunu sorgulayabilmesi anlamına geliyor. Tabi SAİK e Proje gitti ise.
Şimdi soran olursa diye onu da peşin peşin yazayım. SAİK imi savunuyorsun? EVET. SAİK i SAVUNUYORUM. BİRLİK OLUNMASINI SAVUNUYORUM. Sigorta acentelerinin tek kanun yetkili kurumu olan SAİK i savunuyorum. Kaldı ki Onu savunurken Başkanı Üyesi olduğu için TÜSAF’ı da Savunmuş oluyorum. SAİK te Bizim, TÜSAF ta bizim kıymetli kurumlarımızdır. Elimdeki değerleri kimselere yıprattırasım yok.
Tabi birde medyası var bu işin. Onu belirtmeden olmaz. Dernek olarak 22 Nisan 2017 tarihinde Hazine Müsteşar Yrd. Syn. Dr. Ahmet Genç’i Antalya ya davet ettik ve acentelerle program yaptık. Mevcuttaki Kısır tartışmaları bitirecek Çok önemli açıklamaları oldu. Acenteler sorularını bire bir sordu. Ama Hiç biri yahu ne dedi bu adam diye bize sormadı. Sektörde tam da kangren sendromu varken hem de. Bizden çok seçim heyecanına düşmüş garipler. Sorduğunda da bilmem kaç yıllık gassteci olan acente dostu arkadaşlar…
Sonuç itibarı ile;
Hiç sevmediğim insan modelinden bahsedip, yazımı tamamlamak istiyorum.
Yaşanılan sorunları birilerinin üzerine yıkmaya çalışan, bulunduğu ortamda kendisine rakip olan bu kişilerin sorunu sanki istemedikleri için çözmüyor algısını yaratan, insanların acılarını ve rahatsızlıklarını kendi menfaati için kullanıp bu algıyı birilerine yönlendirmeye çalışan ve bundan rant sağlamaya çalışan insanlardan hiç hoşlanmam.
Bunun için de geldikleri günden beri bir sorunu çözmek yerine birilerinin üstüne bu sorumluluğu atıp, sektörde kavgaya sebep olan kişilerden artık kurtulmak istiyorum. Sigorta acenteleri adına tek ve ortak ses istiyorum. Sağ olsunlar sayelerinde bir arpa boyu yol kat edemiyoruz.
Saygılarımla;
Osman TÜKEN
Bu haber 717 defa okunmuştur.







YORUMLAR