TSB: Tavan fiyattan 2.3 milyar TL zarar bekleniyor

“İyi kötü sürücü ayrımının yapılmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz” diyen Başkanı Can Akın Çağlar, zorunlu trafik sigortasıyla ilgili olarak “Tavan fiyat uygulamasından 2

TSB: Tavan fiyattan 2.3 milyar TL zarar bekleniyor
04 Ağustos 2017 - 10:21


“İyi kötü sürücü ayrımının yapılmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz” diyen Başkanı Can Akın Çağlar, zorunlu trafik sigortasıyla ilgili olarak “Tavan fiyat uygulamasından 2.3 milyar zarar bekleniyor” açıklamasında bulundu.


Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) düzenlediği basın toplantısında sektörün 2017 yılı ilk 6 aylık sonuçları değerlendirildi. Son günlerde yaşanan sel, dolu ve depremle ilgili sektörün üstlendiği sorumluluklar kamuoyu ile paylaşıldı. TSB Başkanı Can Akın Çağlar toplantıdaki konuşmasında yaşanan son doğal afetler konusunda sektör olarak üstlendikleri sorumluluğa değinerek, “Sigorta toplumsal bir dayanışmadır, istikrar ve güven ortamı sağlar. Milyar dolarlık her yatırımın arkasında sigorta olduğunu ifade etmek istiyoruz” dedi.

Toplantıdan sonra soruları yanıtlayan TSB Başkanı Çağlar, Milli Eğitim Bakanı ile dün görüştüklerini açıklayarak “İlk okuldan itibaren sigorta bilinci konusu müfredata girebilir mi?’ dedik. Bakan olumlu karşıladı. ‘Projenizi hazırlayın getirin’ dedi” ifadesini kullandı.

Trafik sigortasındaki 11 yıllık zararın 7,3 milyar TL’ye ulaştığını hatırlatan Çağlar, bu branştan kâr etmeyi beklemediklerini ama tavan prim uygulanmasıyla sebebiyle diğer ürünlerin fiyatlarını arttırarak zararı gidermeye çalıştıklarını aktardı. Trafikte havuz modelini eleştirirken “İyi kötü sürücü ayrımının yapılmasının çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Serbest tarifeye inanıyoruz” diyen Çağlar, zorunlu trafik sigortasıyla ilgili olarak “Tavan fiyat uygulamasından 2.3 milyar zarar bekleniyor. Havuzda isteyen şirket düşük fiyattan satıp aradaki farkı kendisi ödeyebilir” açıklamasında bulundu

İşte TSB’nin ilk yarı değerlendirmesi


Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar, basın toplantısındaki sunumuna sektöre ilişkin genel bilgiler vererek başladı. Çağlar, sektörün 2017 Haziran sonu itibariyle prim üretiminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artışla 23,1 milyar lira olarak gerçekleştiğini söyledi. Yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörün, ekonomiye fon sağladığını ve teminat sağlama rolüyle başta mega projeler olmak üzere GSYH’nin 35 katı sigorta güvencesi verdiğini vurguladı.

Sektörün tazminat ödemelerine de değinen Çağlar, geçen yıl sektörün toplam 23,4 milyar lira tazminat ödediğini söyledi. Çağlar verdiği bilgide 2017 yılında, günde 46.400 adet hasar gerçekleştiğini ve buna karşılık sektörün günde 108.8 milyon lira ödeme yaptığını belirtti.

Başkan Çağlar sözlerine sektör gündemindeki Zorunlu Trafik Sigortası ile Bireysel Emeklilik Sistemi ve otomatik katılımdaki son gelişmeleri aktararak devam etti. Trafik sigortasındaki 11 yıllık zararın 7,3 milyar TL’ye ulaştığını hatırlatan Çağlar, tavan prim uygulanmasıyla trafikte 2017 yılının ilk 6 ayında prim üretiminin bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,5 azaldığını, poliçe sayısının ise yüzde  4,9 artışla 8,6 milyona çıktığını söyledi. Enflasyon da göz önüne alındığında trafik poliçelerindeki indirimin yaklaşık yüzde 30’lara ulaştığını vurguladı. Tavan prim uygulamasıyla sektörün zararının 2,3 milyar TL’ye, tahmini hasar-prim oranının yüzde 125’e çıkmasını tahmin ettiklerini belirtti. Son 3 yılda yaşanan kazaların yüzde 11’inin, 80 bine yakın ve 3’ün üzerinde kaza sayısına sahip sürücülerden kaynaklandığına dikkat çeken Çağlar, trafik sigortasında arzu edilen kalıcı fiyat istikrarı için bu kazaların azaltılması yanı sıra kötü sürücüler için yüksek prim uygulanması gerektiğini vurguladı.

 

Bir diğer gündem maddesi Bireysel Emeklilik Sistemi ve otomatik katılımdaki son durumu değerlendiren Başkan Çağlar, BES’te katılımcı sayısının 6,8 milyona, fon büyüklüğünün de Devlet Katkısı dahil 71 milyar TL ulaştığını ifade etti. Bu yıl başlatılan otomatik katılımla 26 Temmuz 2017 itibariyle sisteme giren 6 milyon çalışanın 2,6 milyonunun sistemde kaldığını cayma/çıkış oranının da yüzde 57 olduğunu söyledi. Otomatik katılımda cayma oranının yüksekliğinin nedenlerini de şöyle sıraladı:

–              İşveren katkısının olmaması,

–              Teşviklerin hak ediş sürelerinin uzun olması,

–              Sistemin işçi ve işveren düzeyinde yeterli derecede tanıtılamadan devreye alınması,

–              Cayma süresi sonrasında çıkış yapılamayacağı yönünde yanlış bir algının olması

Otomatik Katılım’ın güçlendirilmesi için sistem kurgusunun yeniden gözden geçirilmesinin ve bilgilendirme ile iletişimin önemini vurguladı.

Basın toplantısındaki konuşmasına son haftalarda yaşanan doğal afetlere değinen Çağlar, ekonomik kayıpların telafisi için sektör ve tüm paydaşlar olarak yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi. Çağlar’ın verdiği bilgiye göre son 3 olayda şu ana kadar sektöre ulaşan hasarlar şöyle:

–              18 Temmuz İstanbul sel: 7 bin adet hasar 116 milyon TL,

–              21 Temmuz Gökova deprem: 800 adet hasar 12 milyon TL,

–              27 Temmuz İstanbul sel ve dolu: 22 bin adet hasar 168 milyon TL.

İklim değişikliği nedeniyle afet riskinin arttığını hatırlatan Çağlar:

“İklim değişikliği nedeniyle doğal afet riskinin arttığını, ülkemizdeki düşük sigortalılık oranı nedeniyle vatandaşlarımızın ve kurumlarımızın ciddi hasar maliyetleri ile karşılaşma riskinin her geçen gün büyüdüğünü, bu maliyetlerin tamamıyla Devlet üzerinde bırakılmaması gerektiğini, sigorta poliçelerinin sanıldığı kadar pahalı olmadığını, sigortacılığın sadece hasar ödeyen bir sektör değil, aynı zamanda risk yönetimi danışmanlığı yaptığını, insanımızın gelecekteki refahı için bireysel emeklilik sisteminin öneminin anlaşılması gerektiğini ve sigorta bilincinin ve sigortalılık oranının arttırılmasının insanımız ve ülkemiz adına ne denli önemli olduğunu” vurguladı.

3 Ağustos 2017


 

KAYNAK: SİGORTACI GAZETESİ
Bu haber 604 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum