SUS PAYI
Sus Payı 10 Ağustos 2014 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 29084 sayılı yönetmelik ile artık acenteler tanzim ettikleri her bir “Trafik (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Si
19 Ağustos 2014 - 10:46
Sus Payı
10 Ağustos 2014 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 29084 sayılı yönetmelik ile artık acenteler tanzim ettikleri her bir “Trafik (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası)” sigortasından 10 TL den az komisyon alamayacaklar. Yani herhangi bir araç için bir iptal zeylnamesi yapıldığında prim minimum 13 TL olacak ve hemen aynı anda bu poliçe iptal edilse dahi acente 10 TL komisyon alacak. Bunu sanırım anlamayanımız kalmadı?
Peki ya Anlamlandıramadıklarımıza bir cevap alabilecek miyiz?
1) Bir motorsiklet poliçesi tanzim edelim. 06 Plaka olsun. Tahminen 100- 150 TL arası bir primle yeni kayıt bir motorsiklet tanzim edilebilir. Yani toplam primimiz kesin bir şekilde 130 TL olsa. Bu poliçenin günlük prim maliyeti 0,35 TL olur. Bu poliçe ertesi gün satıştan iptal edilse aslında almamız gereken komisyon 0,05TL iken tamı tamına 10 TL komisyon kazanmış oluyoruz. Halbuki biz bu parayı önceden 29 gün sonunda kazanabiliyorduk. Yani 100-150 TL arası bir primle yazılan poliçemiz için 10 TL cebimize koymak adına 29 gün beklememize artık gerek yok. Peki ortalama trafik sigortası priminin 760 TL olduğunu söylersek. Günlük Primi 2 TL olan bu poliçelerde biz zaten bu primi 6. Günde hak etmiş olacağız.
Şimdi size soruyorum? Acaba büyük zafer nidalarıyla ortaya çıkan bu ilginç sus payı sizce iptal komisyonları ile alakalı sorunu ne kadar çözmüştür?
Tekrar ifade etmekte yarar buluyorum. Ortalama trafik sigortası priminin 760 TL olduğu bir sistemde kaç tane ertesi gün satışı olacak yada siz değerli acente dostlarım kaçınız 29 gün içerisinde satışı gerçekleşecek Trafik Sigortası tanzim ediyorsunuz? Günde 10 adet bu şekilde poliçe tanzim etseniz cebinize kalan vergilendirmesi çıktıktan sonra 80 TL para. Her gün bu poliçeden 10 adet tanzim etseniz toplam kazancınız 2400 TL. Maalesef bu işten kazanılacak maksimum para budur ve Hiçbir sigorta acentesi bu tarz bir müşteri potansiyeli ile ilgilenmez.
Acentelerin haklı taleplerinin hiçbir hesap yapmadan hiçbir fayda maliyet analizi gerçekleştirmeden sırf bir yasama zaferi elde etmek için bu şekilde manüple edilmesi biz acenteler için sevindirici değil bilakis acı bir durumdur. Acentelerin verdikleri idari ve ticari hizmetleri hiçe sayılmış. Aşağılanmıştır. Bizler tüm sigorta poliçelerinde verilen komisyonlara ek olarak herhangi bir iptale bağlı kalmaksızın verdiğimiz hizmetin tüketiciye yansıtılacak bir bedelle ücretlendirilmesini talep ediyoruz. Hem de tüm poliçeler için. Acentelik mesleğini ayağa düşürdüğümüzü iddia eden zihniyetler ise kendilerine yalnızca gösterilen ve ceplerine hiçbir zaman girmeyecek bir 10 tl için avuçları patlayana kadar alkış tutuyor. Tebrikler arkadaşlar, haklı davamızı 10 TL sus payı ile terk ettiniz. Var olunuz. Müjdelendiğim tüm facebook iletilerinize tebrik mesajlarımı gönderdim. Emeği geçenlere çok teşekkür ettim.
Şu unutulmamalıdır ki; sabit idari ücret bizim emeğimizin karşılığı, komisyon ise ticari yeteneğimizin bedelidir.
Bu maddenin ısmarlama bir şekilde yönetmeliğe eklendiği aşikardır ve bu maddeden fayda sağlama potansiyeli olan şirketler ve acenteleri derhal inceleme altına alınmalıdır.
2) 10 Ağustos 2014 tarihinde yukarıda detaylarını paylaştığım madde ile birlikte resmi gazetede yine aynı konularla alakalı şu madde çıkmış bulunmaktadır.
"GEÇİCİ MADDE 8:
(1) Araç tanımındaki hatalı değerlendirme nedeniyle, yanlış teminata göre poliçe tanzim edilmesi, hak sahibinin menfaatine halel getirmez. Poliçe, hak sahibi için doğru teminata göre geçerli olur.
(2) Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla mevcut poliçeler, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın geçerliliğini korur."
Bu madde, ilk bakıldığında sigortacı tarafından gerçekleştirilecek bir hatadan dolayı tüketicinin zarar görmeyeceğini bize anlatıyor. Tüketiciyi korumak için harika bir madde. Hazine bu maddeyle tüketiciyi yapılan hatalı işlemlere karşı haklı bir biçimde koruma altına almıştır. Ve tabiki açıkçası görevini yerine getirmiştir. Peki bu maddenin sektöre yansimasi daha doğrusu acentelere etkisi ne olacak?
Acenteler, bundan sonra gerçekleştirecekleri işlemler için çok dikkatli olmalı. Çünkü bir otomobil yerine trafik sigortasına yanlışlıkla bir traktör modeli tanımlarsanız ve bu otomobil mali bir sorumluluk gerektirecek şekilde bir kazaya karışırsa sizin yaptığınız bu hata dikkate alınmayacak. Hasar otomobile verilen teminatlar üzerinden ödenecek. Yani, acenteliğini yürüttüğünüz sigorta şirketlerinin buna itiraz hakkı olmayacak. Sizi suçlayacak! Size ödetmeye çalışacak! Peki siz? Acaba size art niyetli olarak gelecek kişileri ayırt edebileceğiniz bir data sistemini düzgün bir biçimde kullanabiliyor musunuz? EGM ve Tramer ne kadar verimli bilgi akışı sağlıyor? Elinize onlarca türü yanlış girilmiş trafik poliçesi yenilemesi gelmiyor mu? Tecditlerde buna istediğiniz kadar dikkat etseniz de atlama şansınızın çok yüksek olduğunu acaba şirketler biliyor mu? Bu madde geçerken acaba şirketlere bu madde ile ilgili herhangi bir bilgi verildi mi? Acentelerin taşıdığı riskler bu şirketlere anlatıldı mı? Zaten Trafik sigortasına kamusal prangalarla bağlı olan ve her geçen gün zarar eden sekötürümüzün lokomotifi sigorta şirketlerimizi en azından korumak ve acenteleri de töhmet altında bırakmamak adına bu yasal düzenlemeye müdahale edilebilir miydi?
Yoksa bu madde, yeteri kadar profesyonel görülmeyen, horlanan, canı yakılan, kandırılan acenteler için sistem tarafından geliştirilen bir gözünün üstünde kaş var bahanesi mi?
Yasamaya baskı yapacak güçteki temsil kurumu ile acente sivil toplum örgütleri maalesef olan biteni izlemiştir. Bu önemli madde için bırakın bir eylemsel tepkiyi, herhangi bir fikir dahi beyan edememişlerdir. Hiçbirinin ağzını bıçak açmamış, bilgisiz ve bilinçsiz bir biçimde gazetede yazan 10 TL lik ibareye yoğunlaşılmış, bir de trajikomik bir biçimde bu madde için neredeyse bir acente bayramı ilan edilmiştir. İşte sektörümüze yön verenlerin ahvali. İşte bizi temsil eden sivil toplum örgütlerinin panoraması. İşte "Neden acenteler yasal haklarına bir türlü ulaşamıyor? Neden bu iş ciddi bir iş kolu değerli bir meslek haline gelemiyor? Neden Sigorta Şirketleri Acenteleri bir çözüm ortağı kadim bir dost olarak göremiyor? " sorularının cevabı.
Ben isterdim ki; Bir cumartesi sabahına bu sefer farklı bir sektör duyurusu ile uyanayım. Desin ki bu duyuru ey benim güzel acente kardeşim. Artık kestiğin poliçelerdeki komisyon senin idari gelirin. Bunu tüketiciye geri ödemeyeceksin. Ey benim güzel Sigorta Şirketim. Sen de ne olursa olsun bunun en az yarısı kadar bir idari masraf kesintisi alacaksın. Hem sen bu işlemden dolayı bir yönetim geliri elde etmiş olacaksın hem de benim basiretli bir tacir olduğum kanıtlanmış olacak. 50 senedir yürüttüğüm itibar mücadelesi ve onur savaşı sonuna kadar hak ettiğim, anamın ak sütü gibi helal olan bir ücretle taçlanacak. Personelim, temsil ettiğim kurum elde ettiğim bu gelirle daha iyi hizmet verecek. Daha profesyonel bir sigortacılık faaliyeti yürütecek. Acenteler büyüyecek, sektöre yön verecek...
10 Ağustos 2014, Türk Acenteleri için kahredici bir gündür. 50 yıllık acente mücadelesinin mihenk noktası olabilecek bir mevzu 3 TL si şirketlere kalacak şekilde 10 TL ye çözüme kavuşturulmuştur. Herkes bir sonraki madde için sus payını almıştır. Sivil toplumcu ağabeylerimiz ve sektörümüzü temsil eden yasal organ, zincirlerimizden başka kaybedecek hiçbir şeyimizin kalmadığı bu günde zafer nidalarıyla bu önemli haberi bizlere müjdelemişlerdir. Bize kalan sigorta şirketleri tarafından günah keçisi ilan edilmemize neden olacak bir madde ve hepi topu 10 TL’dir. Belki o 10 TL için inisiyatif sahipleri insafa gelir de 6 ayda bir enflasyon oranı kadar bir artış öngörürler.
Saygılarımla
Ömer DURŞEN
Profesyonel Sigorta Acenteleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi
Bu haber 660 defa okunmuştur.






YORUMLAR