Şükür ! Trafik sigortası TBMM gündeminde

Bu haber başlığını görünce sevindim

Şükür ! Trafik sigortası TBMM gündeminde
15 Ocak 2016 - 10:11





Bu haber başlığını görünce sevindim. Allah’a şükür birilerinin dikkatini çekmiş bu sorun. Yıllardır sigorta şirketleri, kendilerinin önüne maliyetler getirildikçe Ankara’da muhatap aradılar. Ama öyle ya da böyle TBMM gündemine gelmişse sıkıntı yok. Bugüne kadar sigorta şirketlerinin, acentelerin canı yanmıştı, şimdi vatandaşların canı yanınca konu kriz boyutuna geldi. Keşke bu aşamaya gelmeden bir şeyler yapılmış olsaydı, sürekli sigorta şirketlerinin önüne ağır maliyetler getirilmeseydi.  Keşke sigorta şirketleri zamanında rekabet uğruna sigorta primlerini yerlerde süründürmeselerdi. O günlerden bugünlere, primler enflasyon oranında bile artırılmış olsaydı, bugünlerdeki sorunlar yaşanmayacaktı.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir. Trafik sigortası bir vergi değildir. Bu sigortanın primlerini sigorta şirketleri piyasa koşullarında belirliyor (ama ticari araçlarda bu serbestlik kaldırıldı). Ekonominin kuralında davul da tokmak da farklı kişilerin elinde olduğunda sorun çıkıyor. Yani kanun düzenleyici şartları belirleyip, sigorta şirketlerinin toplayacağı primleri de belirlerse o zaman sistemin adı serbest piyasa olmuyor. Eskiden olan bu durum, ne yazık ki tekrar gündeme geliyor. Yani geriye gidiş var.

Özetle, sigorta sistemini bir havuza benzetmek gerekir. Havuzun gideri tazminatlar, musluğu primler.  Bu havuzun idaresi de sigorta şirketlerinde. Havuzun başında da Hazine duruyor.  Havuzdaki su biterse sorun. Su ve gideri iyi ayarlanmalı. Ama Hazine giderin genişlemesini  engellemez ise bunun yanında musluğu da fazla açma derse, o zaman şirketler havuzu kova kova su ile yani sermaye ile doldurmaya çalışır. Bu da bir-iki olduktan sonra şirketler “Bu böyle gitmez” diyerek muslukları sonuna kadar açtılar. Yani primlere zam yaptılar.  Şayet bu musluğun çok açılması istenmiyorsa Hazine’nin, TBMM’nin bu havuzun su giderini daraltmak için bir girişimde bulunması gerekir. TSB Başkanı Ramazan Ülger, ‘geriye dönük 10 yıllık yükümlülükler, bedeni hasar tazminatının hesabına bir düzen, bu işi gelir kapısı yapan hatta suistimal seviyesine getirenlere bir dur denilmezse, FİYATLAR ARTMAYA DEVAM EDECEK’ dedi.

Milyonlarca sigortasız araç trafikte


Diğer bir sorun fiyatlar nedeniyle trafikte dolaşan sigortasız bombalar. Yani size trafikte bodoslama bir sigortasız araç çarptığında hasarının tazmin edilmesini yine sigorta şirketlerinin kurduğu Güvence Hesabı’ndan karşılanmasını bekleyeceksiniz. Tabii ki bunu yapanın da yanına kalmayacak. Güvence Hesabı Fonu da gidip bu kişinin mal varlığına el koyacak. Neyi varsa alacak. Niye böyle şeyler yaşansın ki? Gerçek şu ki fiyatlar nedeniyle sigorta yaptırmayan milyonlarca araç şu anda trafikte.

Bütün tarafların umudu var. Çözümlenmeyecek bir şey değil. Yukarıda çok basite indirgenmiş şekilde sigorta mantığını paylaştım sizlerle. TBMM’de tüm seçilmiş siyasilerimizin bu işi gerçekten gündeme getirip, çözümü gerçekleştirmesi gerekir. Çünkü sigorta sektöründe de infial var. Özellikle bu gelişmeler sonrası komisyonları düşen binlerce sigorta acentesi mağdur. Onların 100 binlerle ifade edilen aileleri zor durumda.  Herkesin ruh hali bozuldu. Daha geçen haftalarda Antalya’da Mustafa Kütahya isimli bir acente kalp krizi geçirerek hayata veda etti. Bu güzel insanı ben de tanıdım, vefatı sonrası öğrendiğim kadarıyla bu son gelişmelerden çok etkilenmiş.  Yani tüketicilerimiz bir misli prim ödüyor, sıkıntı yaşıyor belki ama diğer tarafta da insanlar ölüyor, şirketler batıyor, yüzlerce insan işsiz kalıyor. Olaya böyle bakmak lazım. Yani bundan sonra trafik sigortasında fiyatlar artarsa da, düşerse de Hükümetimizin sorumluluğundadır. Sorunu Hükümetimiz çözdüğünde, belki bu işe aracılık edenler kaybedecek ama sosyal iç barış tekrar tesis edilecek, tüketici fiyatlar biraz da olsa düştüğü için, şirketler zarar etmediği için, acenteler de komisyonları arttığı için mutlu olacaklardır.

CAN KANTAR / DÜNYA


Bu haber 699 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum