ŞİRKETLER ÜZERİMİZE GELMEYİN
Son dört yıldır sektörde yer alan bir sigortacıyım
28 Mart 2016 - 19:26
Son dört yıldır sektörde yer alan bir sigortacıyım.Ama son dört yılda belki de yirmi yılda alınmayacak yolu kateden Türk sigortacılık sektörü yakından takip edebiliyorum.Ege sigortanın ,Euro sigortadan hızlı dönüşümünü izledim.Ege sigortayla maddi olmasa da manevi çok kazanç elde etmiş sigortacı arkadaşlarımız vardır.Şirket yönetiminin yüksek komisyon ve hızlı dönüş politakalarının oluşturduğu güven sonrası ,çıg gibi acentelik baş vurusu da artmıştı.Hatta ben de acente olabilirsem, tercih etmeyi düşündüğüm şirketler arasındaydı.
Tam da bu aşamada çıkan zülum gibi bir yönetmelikle şube müdürü,sermaye şartı teknik personeli ayarlama diye uğraşırken ege sigortaya el konma haberi geldi. Her şey bu süreçten sonra başladı.görevi sadece prim toplamak olan bazı şirketler tamamen zorunlu trafik sigortası fiyatlarını yükseltti.Acenteler hala teknik personel müdür prosedürleriyle uğraşırken bazı şirketler direkt satışa ve komisyon düşürmelerine başladı.Yıllardır hasarı olmayan vatandan yüzde 300 bir artışla bazı plakalarda ise teminatsızlıkla karşılaştı.
Bu süreçte ilgili bakanlarımız sürekli fiyatların düşeceği yönünde açıklamalar yaptı.Bir takım teoriler ve çıkışlar üretildi(kasko trafik birleşimi /kusur oranında tazmin)Aslında iyi niyetle yapılan ve vatandasın yararına olsun diye düşünülen her şey geri tepti.Sigorta şirketleri prim bazında sür prime ,acente komisyonunu kesmeye devam etti.Haliyle sürekli serbest fiyat ekonomisinin zararlarını teknik personeller görmeye başladı.Artık çılgınlar gibi fiyat bakmaya,fiyatlandırma sonrası komisyon paylaşmaya hatta kırmaya başlanıldı.
Buna rağmen sigortasızlık oranı artmaya devam etti.Şirketler üretim kotası yanında çapraz satış ve temiz hasar prim dengesi istemekteydi.Hatta bazı şirketlerin üretimini yangına yöneltmeyen ve de toplam primde düşen, acentelere ceza ve komisyon düşürmesinin sıradanlaşması hızlandı.Biraz ses çıkardık “komisyonuma dokunma“diyerek bu sefer arkadaşlarımızla birbirimize düşmeye başladık.Her alanda kavram kargaşası başlandı.Su an çıkarılan ikinci lise mezunu yönetmeliğinin nasıl işleyeceğinden kimsenin bi bilgisi yok.
Neden hala ege acentelerinin alacakları ödenmiyor demek yerine,bu işe düzen getirdiğinizi sanıyorsunuz?Evet son çıkan yönetmeliklerle acente sayısını düşürdünüz,ama sigortacı sayısını artırdınız.Artık herkes sigortacı.Fiyattan canı yanan kurum kuruluşlar bile bu işe merak sardı.Acentenin tek geliri komisyonken artan primlerin sebebi acenteden sorgulamaya başlandı.Cebren kapatılan şubelerin çalışanları,acente yanından ayrılanlar,sigorta şirketi çalışanları dahi fiyat alıyor ve poliçe kesmeye devam ediyor.Bu aşamada sadece PASAD’ın çağrısını görebildim kendilerine teşekkür ediyorum..Ege acenteleri lütfen bize bildirin diyordu paylaştım.Ama insanlar masrafa gerek yok bir lap top bi yazılım bu işi görüyor zaten diyerek merdivenin altından yer altına düştü.
Neden hala bir yazılımla binlerce insanın işsiz kalacağını,mesafeli ve direkt satışların acentelerin ekmeğiyle oynadıklarını görmemekte direniyorsunuz.Bu işte kurumsal olmak ve profesyonel olmak birleşmek ve bütünleşmek gerektiriyor.şubeli yapı, acenteyle acente şubeli yapıyla uğraşacağına birleşmiyor.
Büyük stklar ben yaptım oldu derdinde.Sigorta şirketlerinin hasar ödemekte çıkardığı sıkıntıların sebebi,eski sıcak acente ilişkisinin olmayışıdır.Halen kurulmuş bir çok dernek,oluşum ve de stklar da görev alan arkadaşların birbirlerine ithamlarını okuyoruz.Sektörde yayın organları arttı. Bir çok şey den dijital ortamda haberimiz oluyor.Sosyal medya ve reklam bu işin zaten vazgeçilmezi.Ama çok yazık ki biz sadece meslektaşlarımızın duayenlerimizin ölüm haberlerini sıkça görüp,baş sağlığı diliyoruz.Ve düşünüyoruz kim bilir neyi dert etti?
Neyin stresini içine attı..Bu nasıl bir meslektir ki en yüksek derecede enerji harcayım en alt seviyelerde gelir getirmesine rağmen vazgeçemiyoruz..İçleri boş güvenmediğimiz poliçeleri satmak için şirketler tarafından öyle zorlanıyoruz ki..Her çıkmazda aklıma gelen şarkı gibi,biz yorulduk şirketler üstümüze gelmeyin…
Mehtap DAĞDELEN
Tam da bu aşamada çıkan zülum gibi bir yönetmelikle şube müdürü,sermaye şartı teknik personeli ayarlama diye uğraşırken ege sigortaya el konma haberi geldi. Her şey bu süreçten sonra başladı.görevi sadece prim toplamak olan bazı şirketler tamamen zorunlu trafik sigortası fiyatlarını yükseltti.Acenteler hala teknik personel müdür prosedürleriyle uğraşırken bazı şirketler direkt satışa ve komisyon düşürmelerine başladı.Yıllardır hasarı olmayan vatandan yüzde 300 bir artışla bazı plakalarda ise teminatsızlıkla karşılaştı.
Bu süreçte ilgili bakanlarımız sürekli fiyatların düşeceği yönünde açıklamalar yaptı.Bir takım teoriler ve çıkışlar üretildi(kasko trafik birleşimi /kusur oranında tazmin)Aslında iyi niyetle yapılan ve vatandasın yararına olsun diye düşünülen her şey geri tepti.Sigorta şirketleri prim bazında sür prime ,acente komisyonunu kesmeye devam etti.Haliyle sürekli serbest fiyat ekonomisinin zararlarını teknik personeller görmeye başladı.Artık çılgınlar gibi fiyat bakmaya,fiyatlandırma sonrası komisyon paylaşmaya hatta kırmaya başlanıldı.
Buna rağmen sigortasızlık oranı artmaya devam etti.Şirketler üretim kotası yanında çapraz satış ve temiz hasar prim dengesi istemekteydi.Hatta bazı şirketlerin üretimini yangına yöneltmeyen ve de toplam primde düşen, acentelere ceza ve komisyon düşürmesinin sıradanlaşması hızlandı.Biraz ses çıkardık “komisyonuma dokunma“diyerek bu sefer arkadaşlarımızla birbirimize düşmeye başladık.Her alanda kavram kargaşası başlandı.Su an çıkarılan ikinci lise mezunu yönetmeliğinin nasıl işleyeceğinden kimsenin bi bilgisi yok.
Neden hala ege acentelerinin alacakları ödenmiyor demek yerine,bu işe düzen getirdiğinizi sanıyorsunuz?Evet son çıkan yönetmeliklerle acente sayısını düşürdünüz,ama sigortacı sayısını artırdınız.Artık herkes sigortacı.Fiyattan canı yanan kurum kuruluşlar bile bu işe merak sardı.Acentenin tek geliri komisyonken artan primlerin sebebi acenteden sorgulamaya başlandı.Cebren kapatılan şubelerin çalışanları,acente yanından ayrılanlar,sigorta şirketi çalışanları dahi fiyat alıyor ve poliçe kesmeye devam ediyor.Bu aşamada sadece PASAD’ın çağrısını görebildim kendilerine teşekkür ediyorum..Ege acenteleri lütfen bize bildirin diyordu paylaştım.Ama insanlar masrafa gerek yok bir lap top bi yazılım bu işi görüyor zaten diyerek merdivenin altından yer altına düştü.
Neden hala bir yazılımla binlerce insanın işsiz kalacağını,mesafeli ve direkt satışların acentelerin ekmeğiyle oynadıklarını görmemekte direniyorsunuz.Bu işte kurumsal olmak ve profesyonel olmak birleşmek ve bütünleşmek gerektiriyor.şubeli yapı, acenteyle acente şubeli yapıyla uğraşacağına birleşmiyor.
Büyük stklar ben yaptım oldu derdinde.Sigorta şirketlerinin hasar ödemekte çıkardığı sıkıntıların sebebi,eski sıcak acente ilişkisinin olmayışıdır.Halen kurulmuş bir çok dernek,oluşum ve de stklar da görev alan arkadaşların birbirlerine ithamlarını okuyoruz.Sektörde yayın organları arttı. Bir çok şey den dijital ortamda haberimiz oluyor.Sosyal medya ve reklam bu işin zaten vazgeçilmezi.Ama çok yazık ki biz sadece meslektaşlarımızın duayenlerimizin ölüm haberlerini sıkça görüp,baş sağlığı diliyoruz.Ve düşünüyoruz kim bilir neyi dert etti?
Neyin stresini içine attı..Bu nasıl bir meslektir ki en yüksek derecede enerji harcayım en alt seviyelerde gelir getirmesine rağmen vazgeçemiyoruz..İçleri boş güvenmediğimiz poliçeleri satmak için şirketler tarafından öyle zorlanıyoruz ki..Her çıkmazda aklıma gelen şarkı gibi,biz yorulduk şirketler üstümüze gelmeyin…
Mehtap DAĞDELEN
Bu haber 887 defa okunmuştur.







YORUMLAR