Şikayet etmeye hakkınız yok, siz suçlusunuz.

İstanbul ticaret odasında 18

Şikayet etmeye hakkınız yok, siz suçlusunuz.
21 Aralık 2015 - 18:44
İstanbul ticaret odasında 18.12.2015 tarihinde meslek komitesinin düzenlediği toplantıya katılım oldukça fazlaydı. Gerek il dışından gerekse il içinden katılan acenteler büyük umutla gelip, her zaman ki gibi umutsuzlukla evlerine döndüler.
Biz bize dertleştik diyebiliriz, çözüm merkezini işgal edenler çeşitli ipe sapa gelmez bahanelerle toplantıya katılmadılar, SAİK yok - TOBB sigortacılık müdürlüğü yok - Hazine müsteşarlığı ayıp olmasın diye iki sekreter göndermiş, bir de bizi ilgilendiren en önemli katılımcı TSB başkanı sn.Ramazan Ülger bey di.
Öğlene kadar bazıları tam yetkili bazıları yetkisiz olan konuşmacılar konuştular, özellikle Ramazan bey çok etkileyiciydi, sürekli zarar tablolarıyla adeta bizim ne kadar çok komisyon alıp şirketleri zarara soktuğumuzu neredeyse kabullendirecekti bize, haklı olduğu konular elbette vardı lakin o konuların muhatabı asla acente değildi, kendisine gerekli yanıtlar öğleden sonraki konuşmacılar tarafından verildi ama o çoktan gitmişti.

Bu mesleğin o kadar çok ırzına geçtiler ki ortalık piçten geçilmez oldu,,,!!!

Türlü bahanelerle acenteyi pasifize ederek oluşan boşlukta birileri peydahlandı, zararın başlıca sebepleri, SGK payı ve alınıp satılan hasar dosyaları oluşturuyormuş, doğrudan sigorta şirketine ulaşamayan tüketici aracı çakalların eline düşerek 10 tl lik hasarın 20 tl ye tanzimine sebebiyet veriyormuş, bunun suçlusu acente mi ? bu durumda olan tüketicilerin tamamı soğuk satış müşterileridir, bir hasarı olduğunda muhatap bulamayan sigortalılardır, acentenin müşterilerinden olası hasar durumunda %99 u acentesini arayıp bilgi verir, nasıl bir yol izleneceğini acentesi ona anlatır, internetten ve alternatif dağıtım kanallarından yapılan satışların muhatabı olmadığı için aracı kurumların kucağına düşüyorlar, kemerini de çözen sizlersiniz.

İnternet veya diğer soğuk satışlar size ağır faturalar olarak dönecektir,,,!!!

Günümüz teknolojisinde bu tür pazarlamalar elbette kaçınılmaz lakin, adam gibi yönetirsen sonucu herkesi memnun edebilir. Bir yazılıma bakar, kurarsın sistemini, vatandaş fiyatı araştırır satın almak istediğinde en yakın IP ye yönlendirilir, soğuktan gelen satış sıcak bir şekilde profesyonel acentenin elinden nihayetlenmiş olarak neticelendirilir, böylece içi boş ve sadece tokatlamak amacıyla satış yapmanın da önüne geçilmiş olunur.

Baş belası haline gelen zorunlu trafik poliçeleri,,,!!!

Ne zaman ki serbest tarifeye geçildi adeta acentelerin üzerine bir çığ etkisi yaptı, bazı uyanıklar bu çığı bir şekilde yakalayıp her yuvarlanmasını fırsata çevirip yok olmalarına seyirci kaldıkları meslektaşlardan kocaman yapılar elde ettiler, sadece bunlar değil o kadar gayri meşru oluşumlar meydana geldi ki baş etmek mümkün değil, herkese gelen çığdan nasiplenme hevesiyle her yola baş vurup depolarını doldurmaya başladılar, tabi bu çığ bir türlü kesilmedi, arkası sürekli arttı tam kesildi derken bir yenisi, bir yenisi eklendi, sabah akşam çığ gelir oldu.
Bunun da tek çözümü, levhaya kayıtlı acentelere adı üstünde ZORUNLU olan trafik poliçelerinin tüm şirket ekranlarını açılması, acente bilgiyi girince tüm şirketlerin fiyatını görüp poliçe basmalı, böylece vatandaş elinde bir ruhsat kapı kapı dolaşmayacağından hem vatandaş hem acente rahat edecektir. Acentenin de saygınlığı artacağı gibi fırsatçılarında değirmenine akıttıkları sular kesilecektir.

Sektörü yönetenler suç işliyor, Cumhuriyet Savcılarını Göreve Davet Ediyorum,,,!!!

Her gün Türk ticaret kanununa, yasaya ve kanunlara aykırı genelgeler çıkarılarak adeta suç işleniyor, bu genelgeler yüzünden işini aşını kayıp eden emekçiler, borçlarını ödeyemiyorlar, evlerine ekmek götüremiyorlar, bunalıma giriyorlar, kendilerini yok edecek kadar umutsuzluğa düşüyorlar, her uğrayanın talebine göre genelge yayınlayanlar, doğrudan adam öldürmeye teşebbüs ediyorlar, cinayetlere ortam sağlıyorlar, milleti bir birine kırdırıyorlar, suç işliyorlar.

Bir de bu toplantıda da gündeme alınan küçük ve orta ölçekli acentelerin kapatılması talebi,,,!!!

0 ile 250 bin gibi üretim yapan acentenin yaşama şansının olmadığı söylemleriyle adeta fillerin değirmenine su taşıyanlara dır sözüm, Size ne !
kirasını, faturasını, ekmeğini çıkarıyor ve halinden memnun ise sana ne, iş güzarlığın alemi ne, günümüzde o kadar işsiz varken, o kadar bir dilim ekmeğe muhtaç insan varken mevcut yapıya çomak sokmak ta ne, tabi tuzunuz kuru ne anlarsınız muhtaç insanların halinden, bir de birleşmeye zorluyorsunuz, ulan günümüzde artık insanlar evdeki eşlerine tahammül edemezken size ne, ne karışıyorsunuz isteyen birleşsin ama bunu zorunlu hale getirme gayretiniz ne, ne yani küçük ve orta ölçekli acenteler kapatıp sizin yanınızda bir masa ya mı sıkışsınlar, hadin oradan.

Son olarak, çözüm önerim,
1 - Yap boza dönen genelgelerin hukuka yasaya uygun hale getirilip sonlandırılması,
2 - TOBB nin altından kurtulup meslek odası olunması
3 - Doğrudan satışların acenteye entegre edilmesi
4 - Zorunlu poliçe kesen şirketlerin levhaya kayıtlı tüm acentelere ekranlarının açılması,
5 - Tek gelir kaynağımız olan aracılık komisyonlarımızdan ellerini bellerini çekmeleri,
6 - Acentelere finans kaynaklarının yaratılması
7 - Şu bir türlü çıkmayan sözleşmenin bir an evvel çıkarılması
8 - Bu kafalarla mümkün olmaz ama birliğin sağlanması
9 - Sektörün önündeki takozların iyice belleklere kazınıp günü geldiğinde bir daha gelmeyecek şekilde çöplüğün derinliklerine gömülmesi.

Ne demişti değirmenci dayı ;
Bu nasıl çark ulan !
Buğday bizim, ezilen biziz
Un olan biz, aç kalan hepimiz
Kim bu doymak bilmeyen şerefsiz !

Musa YILMAZ
Bu haber 668 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum