Sigortacılığın küresel hedefleri masaya yatırıldı
TSB ve GFIA’in G-20 kapsamında düzenlediği konferansta sigortacılığın küresel hedefleri tartışıldı
30 Temmuz 2015 - 10:02
TSB ve GFIA’in G-20 kapsamında düzenlediği konferansta sigortacılığın küresel hedefleri tartışıldı. TSB Başkanı Ramazan Ülger konferansta yaptığı konuşmada, “Sigorta sektörü olarak G20’nin 2015 ajandasının 3 ana unsuru olan kapsayıcılık, uygulama ve yatırımın vazgeçilmez parçalarından biriyiz” dedi.
Ülkemizin G-20 Dönem Başkanlığı kapsamında, Türkiye Sigorta Birliği ve Küresel Sigorta Birlikleri Federasyonu (Global Federation of Insurance Associations – GFIA) işbirliğinde “Insurance and the G-20 Goals/Sigorta ve G-20 Hedefleri” başlıklı konferans dün (29 Temmuz 2015 Çarşamba günü) Çırağan Sarayı’nda düzenlendi. G-20 gündeminde de yer alan yatırım, uygulama ve kapsayıcılık gibi küresel sigortacılık piyasalarını yakından ilgilendiren konuların 4 ana başlıkta ele alındığı konferansın açılış konuşmalarını Hazine Müsteşar Yardımcısı Dr. Ahmet Genç, Küresel Sigorta Birlikleri Federasyonu Başkanı Dirk Kempthorne ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ramazan Ülger gerçekleştirdi.
Ülger: “Sektör yüksek büyüme beklentisine sahip”
TSB Başkanı Ramazan Ülger; konferansta öncelikle sigorta ve bireysel emeklilik sektörünün gelişimine yönelik bilgilendirmede bulundu. “Ülkemiz sigorta ve bireysel emeklilik sektörü son 10 yılda yüksek büyüme oranları sağladı” diyen Ülger, ülkemizin sahip olduğu genç nüfus, büyümeyi destekleyen olumlu düzenlemeler ve olumlu yapısal makroekonomik etkenler nedeniyle sektörün yüksek büyüme beklentisine sahip olduğunu belirtti.
Ülger, şöyle devam etti: “Uzun zamandır sigorta sektörünün en önemli konusu olan sağlıklı büyüme, ancak tüm paydaşların çabası ve katkısı sonucu gerçekleşebilecektir. Biz de Sigorta Birliği olarak büyümenin önündeki engellerin kaldırılması ve büyümeye açık fırsatların ortaya konulması noktasında faaliyetlerimize devam etmekte olduğumuzu bu vesile ile bir kez daha belirtmek isteriz.”
“Doğrudan sermayede sigortacılığın önemli bir payı var”
Ülkemize giren doğrudan sermayede sigorta sektörünün de önemli bir payı bulunduğunu ifade eden Ülger, “Son yıllardaki yabancı sermaye girişi de Türk sigorta sektörünün büyümesi konusundaki beklentilerin ne kadar kuvvetli olduğunun ciddi bir göstergesidir. Sektörde yabancı oyuncuların varlığı, global tecrübelerin ve birikimlerin ülkemiz sigorta piyasasına taşınması ve sigortalıların bu gelişmelerden ve yeniliklerden maksimum ölçüde yararlanmasını sağlamasının yanında, sektöre olan güveni de gösteriyor” dedi.
Sigorta sektörünün son 5 yılda toplam 22,6 milyar Euro tazminat ödemesi yaptığını açıklayan Ülger, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektör 2014 yılında devlet tahvillerine yaklaşık 10 milyar TL (3.5 milyar Euro) yatırım yaparak kamu finansmanını da destekliyor. Sigorta ve emeklilik sektörü üstlendiği bu teminat fonksiyonunun yan ısıra ürettiği primlerle ve toplanan fonlarla yatırımların finansmanını sağlayan, tasarrufları artıran bir fonksiyon da icra ediyor. Sektörümüzün bu işlevi ülkemiz gibi sermaye birikiminin uzun yıllara dayalı olduğu gelişmekte olan ekonomilerde daha da önem arz ediyor.”
“G-20’nin 3 önceliğinin vazgeçilmez parçalarından biriyiz”
Ülkemizin dönem başkanlığındaki 2015 yılında G-20’nin önceliklerinin kapsayıcılık, uygulama ve yatırım olarak özetlendiğini belirten Ülger, “Sigorta sektörü olarak biz de bu 3 önceliğin vazgeçilmez parçalarından biriyiz. Bu nedenle sigorta sektörünü yakından ilgilendiren yatırım, uygulama ve kapsayıcılık konularının ele alınacağı ‘Insurance and the G-20 Goals/Sigorta ve G-20 Hedefleri’ isimli konferansı düzenledik. Sonuç olarak yerel ve küresel düzeyde sektörümüze vurgu yaparak, sektörümüzün bu çerçevedeki rolüne değindik. Başta politika yapıcı kamu kesimi olmak üzere finans sektöründeki paydaşlar ve reel ekonominin temsilcilerini bir araya getiren konferansın çıktıları Türkiye’nin G-20 nihai raporunda da yer alacak” dedi.
Kempthorne: “Sigorta sektöründe uzun vadeli politikaların üretilmeli”
Küresel Sigorta Birlikleri Federasyonu Başkanı Dirk Kempthorne, konuşması sırasında istikrar ve güvencenin anahtarı olan sigorta sektöründe uzun vadeli politikaların üretilmesi gerekliliğinin altını çizdi. Kempthorne, Türkiye’de genç bir nüfusun olduğunu fakat ileride bugünün gelişmiş ülkeleri gibi emekli insan sayısının artacağını ve emekli-çalışan dengesinin hükümetlerce iyi sağlanamaması sebebiyle büyük sorunlar doğuracağını belirtti. Bireysel emeklilik sisteminin bu noktada büyük önem taşıdığını ve zaman içinde hükümetlerin sırtındaki yükü azaltacağını söyleyen Kempthorne, bu vesileyle sağlam temeller üzerinde gelişen sigorta sektörünün, hükümetlerin, sektörün ve özellikle de vatandaşların yararına olduğunun altını çizdi.Genç: “Sigorta sektörü ülke ekonomilerindeki istikrarı sağlıyor”
Hazine Müsteşar Yardımcısı Dr. Ahmet Genç ise, G20’nin 2015 ajandasının 3 ana unsuru olan uygulama, kapsayıcılık ve yatırımı konu edindiği konuşmasında, sigorta sektörünün ülke ekonomilerindeki istikrar sağlayıcı unsur olarak öneminden bahsetti. Kadınların, gençlerin ve göçmenlerin ekonomiye olan entegrasyonunun daha etkin bir şekilde sağlanmasının G20 için önemli olduğunu belirten Genç, konuşmasının sonunda katılımcılara ve toplantıda emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
Konferanstaki panellerde ele alınan 4 ana başlık ise şöyle:
Altyapı yatırımı: Fırsatlar ve zorluklar- Altyapı yatırımlarının finansmanı, gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerde en önemli konular içerisindedir. Bu tip yatırımların uzun vadeli finansmanı, projelerin sağlıklı yürümesinin yanı sıra yaratacağı istihdamı da arttırıcı etki yapacaktır. Altyapı yatırımlarının en kolay finansman yolu ise altyapı fonlarının oluşturulması ve yatırımcılara sunulmasıdır. Bu noktada sigorta ve emeklilik sektörleri, gerekli olan fonu yüksek miktarda ve uzun vadede sağlama kapasiteleri ile katkı sağlayabilecektir.
Felaketlerden korunma: Kırılgan kesimler için sigorta- Sigortanın kapsayıcılığının arttırılması ve toplumun tüm kesimlerine ulaşması, düşük gelirli kimseler için oluşturulan sigorta ürünleri ile tekafül esaslı ürünlerin tasarlanarak sigortalılara sunulması ile mümkündür.
Yaşlanan nüfusun sigortalanması- Çağımızda birçok ülke yaşlanan nüfus olgusuyla karşı karşıya kalmaktadır. Şu anda genç nüfus sahibi ülkelerin de 20-30 yıllık dönemler içerisinde yaşlı bir nüfusa sahip olacağı tahmin edilmektedir. Sosyal güvenlik sistemine aşırı yük getiren bu olgunun çözümü, sigorta ve emeklilik sektörlerinin sunduğu ürünler, kişilerin yaşlılıklarında da belirli bir standart sahibi olmalarına imkân tanıyacaktır.
G-20’ye yönelik B-20 tavsiyeleri- Sigorta ve emeklilik sektörleri faaliyetlerinin spesifik esaslar dahilinde yürütüldüğü, yürürlüğe girecek olan düzenlemeler tasarlanırken dikkate alınmalıdır. Özellikle varlık ve yükümlülük değerlemesi ve sermaye yeterliliği gibi alanlarda sigorta ve emeklilik şirketlerinin uzun dönemli yükümlülükler üstlendiği göz önünde tutularak diğer ticari şirketlerden farklı değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
Bu haber 702 defa okunmuştur.







YORUMLAR