Sigorta acentesiz, Rekabet haksızlıkla olmaz diyorum.

Rekabeti hemen hemen her alanda karşımıza çıkan birbirine üstünlük sağlamak için yapılan yarışların bir bütünü gibi düşünebiliriz. Rekabet iş alanında olduğu gibi günlük ve sosyal yaşamımızın her evresinde önümüze çıkan bir kavramdır.

Sigorta acentesiz, Rekabet haksızlıkla olmaz diyorum.
26 Mart 2022 - 15:00 - Güncelleme: 20 Nisan 2022 - 16:43

Rekabetin sonunda insanlar bir hedefe ulaşmak, bir şeyler kazanmak isterler ve bir ödül beklerler. Kısacası rekabetin sonunda bir kazananın olması gerekir. İnsanın yaşamında hedefleri, amaçları olması gerekir sabah evimizden çıkarken bile bir amaç bir hedef uğruna evden çıkar işimize gideriz. İşte burada bizi motive edenlerden birisi de rekabet yani hedefe ulaşma iç güdüsüdür. Burada önemli olan rekabetin adil, yasalara uygun ve eşit şartlarda yapılıyor olması gerekir. Eğer adil olmayan bir rekabet varsa bu da haksız rekabete girer.

Haksız rekabet, ticaret hukukunda bir kişi ya da bir kurumun diğeri üzerinde zarar verici hareketler sergilemesine denir. Haksız rekabet çoğu zamanlarda sonucunda olumsuz sonuçlar doğurur ve suç oluşturur. Haksız rekabet bir hırsa dönüşüyorsa çok büyük zararlar ortaya çıkarabilir. Rakiplerimizi haksız rekabet ile adil olmayan yollarla yenmeye çalışırsak bu rekabete girmez haksız rekabeti oluşturur.

Sigorta sektörü özellikle aracılar açısından haksız rekabetin acımasızca yaşandığı bir mecra haline geldi son zamanlarda. Sigorta şirketleri arasında yaşanan rekabet bazen sektöre yön verebildiği gibi bazen de sektöre zarar verebilmektedir. Hasar maliyetlerindeki aşırı artışlara rağmen rekabet etmek için özelikle sektöre yeni giren şirketlerin primleri tabana çekmesi sebebiyle sektörün hasar prim oranının artmasına ve sektörün zarar etmesine yol açmaktadır. Buna keza şirketlerin rekabet gücünü arttırmak, pazar paylarını büyütmek için yeni ürünler geliştirmesi sigorta pazarının büyümesine ve gelirlerin artmasına yol açtığından olumlu olmaktadır.

Özellikle bizim gibi hizmet sektöründe faaliyet gösteren kuruluşlarda yaşanan rekabet hizmet kalitesinde olması gerekirken alınan teminatların farklı olması sebebiyle fiyat ve primlere yansımaktadır. Esasen biz aracıların aynı teminat ve muafiyet oranlarıyla aracılık ettiğimiz sigortalarda farkın hizmet süresi ve kalitesi olarak ortaya çıkması gerekmektedir.

Sektörde yaşanan haksız rekabeti özellikle biz acenteler açısından incelediğimiz zaman; aracılar arasında yaşanan haksız rekabet ve biz acenteler arasında yaşanan rekabet olarak nitelendirebiliriz.

Aracılar ile acenteler arasında yaşanan en büyük haksız rekabete özellikle kredi kuruluşları ile Oto bayilerini arasında yaşanan haksız rekabeti gösterebiliriz.

Özellikle Bankaları ve kredi kuruluşlarının kredi gücünü kullanarak faiz artışı gibi ya da faiz indirimi gerekçesi ile sigortalılar üzerinde baskı uygulayarak poliçelerini kendilerinden yapılmasını istemleri haksız rekabetin temelini oluşturmaktadır. Bireysel kredilerle bağlantılı sigortalar yönetmeliğine göre” kredi kullanan kredi kuruluşu tarafından talep edilen teminat ile süre şartlarını sağlayan ve dain-i mürtehini kredi kuruluşu olan yeni bir sigorta poliçesini, mevcut poliçenin veya katılım sertifikasının başlangıç tarihinden itibaren bir ay içinde kredi kuruluşuna ibraz edebilir. Bu durumda, ilk poliçe başlangıç tarihinden itibaren iptal edilerek, ödenen primler ibraz tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde ödenir “denmesine rağmen hala bu yönetmeliğe uymayan kredi kuruluşları var. Esas işi kredi vermek olan bu kuruluşların eksik teminat ve bedellerle sigortalıyı bilgilendirmeden aracılık ettikleri bu poliçeler sigortalıların büyük mağduriyetler yaşamasına sebep olmaktadır.

Kamunun kendilerine vermiş olduğu yetki ve izni olumuz kullanıp sigortalıların bilgilerine usulsüzce erişip sigortalıları sürekli arayarak komisyon indirimi, uygun kredi verme, bonus aktarımı, chip para, world puan vb bir sürü haksız rekabet unsurunu kullanarak poliçe satmak istemleri biz acentelerin rekabet gücünü kırdığı gibi sigortalının da sigorta şirketini ve aracısını seçme hakkını sınırlamaktadır. Bu ve bunun gibi baskılarla eksik teminatlı içeriği bilinmeyen poliçelerin satılması, bilgilendirmenin doğru yapılmaması ve hasarda muhatap bulunamaması sigorta sektörüne olan güvenin sarsılmasına yol açmaktadır.

Sıfır araç satan oto bayilerinde de aynı haksız rekabetin yaşandığını görmekteyiz. Özellikle son zamanlarda sıfır araç teminindeki zorluklar bu araçları satan ve aynı zamanda sigorta aracılığı yapan bu bayileri müşteri üzerinde haksız baskı kurarak poliçelerini kendilerinden yapılması yönünde baskı kurmalarına sebep olmuştur. Yine bu bayilerinin müşterilerine bakım indirimi gibi sigorta ile ilişkisi olmayan hizmetlerini sigorta ile ilişkiliymiş gibi sunmaları, hasar anında kendilerinden poliçe yaptıranlara daha çok yardımcı olacaklarını söylemeleri de haksız rekabette ayrı bir baskı unsuru olmuştur.

Sigorta şirketlerinin de aracılar arasındaki haksız rekabeti arttırıcı birtakım çalışmaların içerisine girmeleri özellikle aracılar arasında komisyon farklılıkları uygulamaları bu aracıların bunu promosyon malzemesi gibi kullanmasına, komisyon indirimi yapmalarına egzoz emisyon pulunu bile kullanarak poliçe satmaya çalışmalarına olanak vermektedir. Aracılara özel rekabet gücünü artıracak ürünler (özelikle bankalara) çıkarmaları ve bir takım farklı uygulamalar yapmaları haksız rekabeti körüklemekte ve sigortaya güveni azaltmaktadır.

Acenteler arasında yaşanan haksız rekabetin temelinde ise özellikle haksız komisyon indirimleri, risturunlar, eksik teminatlı poliçeler tanzim edilmesi gibi durumlar ortaya çıkmaktadır. Bir acentenin faaliyetini sürdürmesi elde edeceği komisyona bağlıdır siz almış olduğunuz komisyon gelirinizi müşteri ile paylaşırsanız nasıl ayakta kalacaksınız. Bu tür uygulamalar içerisine giren meslektaşlarımız eninde sonunda kepenklerini kapatmak zorunda kalacaklardır.

Eksik teminatla muafiyet oranları yüksek sırf daha düşük primle satmak için yapılan poliçeler hasar anında sigortalıların mağduriyet yaşamasına sebep olacağından hem bize hem de sigorta sektörüne olan güvenin azalmasına sebep olacaktır. Kanunlara uygun olmayan birtakım oluşumların içerisine girip mesleki kuralları hiçe saymak mesleki etik kuralara uymamak mesleğimiz açısından doğru bir çalışma biçimi değildir ve haksız rekabete çanak tutar.

Haksız rekabetin önüne geçilmesi açısından yapılması gerekenleri; yasal olarak yapılması gerekenler, Sigorta şirketleri tarafından yapılması gerekenler ve biz aracıların tarafından yapılması gerekenler olarak sıralayabiliriz.

Haksız rekabeti önlemek için yasal olarak yapılması gerekenlerin başında tüm aracıların tek bir çatı altında toplanması acentelerin en üst resmi temsilcisi olan Sigorta Acenteleri İcra komitesinin adının Sigorta Aracıları İcra Komitesi olarak değişmesi gerekmektedir. Bu değişim beraberinde tüm sigorta aracılarının faaliyetlerini adil ve dürüst bir biçimde yerine getirmesi, iş ahlakının sağlanması, aracıların dayanışma, aracıların mesleğin gerektirdiği özen ve disiplin içinde çalışmasını sağlayacağından haksız yapılan rekabetinde önüne geçecektir. Aracılar üzerinde yapılan denetimin zamanında etkin yapılması sürekli olması gerekmektedir. Tüm aracıların aynı kurumca denetleniyor ve aynı fiziki ve denetim şartlarına sahip olması yasal olmayan birçok aracılık faaliyetinin ve uygulamaların önüne geçecektir.

Sigorta şirketlerin tarafından yapılması gerekenlerin başında kendilerini temsil eden sözleşme yaptıkları aracılar arasında farklı komisyon oranı uygulamamak gelmektedir. Aracılar arasındaki komisyon farklılıkları aracılar arasında risturna, komisyon indirimine dönüştüğünden haksız kazanca ve haksız rekabete yol açmaktadır. Sigorta şirketlerinin geliştirecekleri yeni ürünlerin tüm aracılar tarafından satılmasına olanak sağlamalı, aracılar arasında farklılık yaratacak haksız rekabet oluşturacak uygulamalara gitmemeleri gerekmektedir. Ayrıca sigorta şirketleri acentenin sattığı ürünü bilmesi, mesleki bilgisinin artması açısından ürün eğitimlerini düzenlemeli, yeni acentelikler tesis ederken acentelik verecekleri bölgenin taşıma kapasitesini dikkate almalıdırlar.

Gereğinden fazla tesis edilen acentelikler satışın artmasına değil zamanla haksız rekabete yol açmakta birçok acentenin gelir kaybından dolayı kapanmasına yol açmaktadır.

Sigorta acenteleri olarak başta mesleğimizi gerekli özen ve disiplin içerisin de hizmetimizi ön plana çıkaracak şekilde yasalara uygun şekilde yapmalıyız. Mesleğimiz yaparken gerekli mesleki bilgiye sahip olmalı kendimizi sürekli geliştirmeli gerekli mesleki ürün bilgisine sahip olmalıyız. Yasal olmayan mesleğimizin itibarına gölge düşürecek iş paylaşımlarına fırsat vermemeli bunlara aracılık etmemeliyiz. İşimizi sürekli geliştirmeli çağa uygun dijital satış kanallarını kurmalı, teknolojik alt yapımızı uygun hale getirmeliyiz. Mesleğimizin saygınlığına gölge düşürecek komisyon indirimleri yaparak meslektaşlarımız arasında haksız rekabet oluşturmamalı müşteri gözünde itibarımızı azaltmamalı, sürekli aynı portföy yapısıyla aynı ürünleri değil yeni ürünleri satarak rekabet gücümüzü ve gelirlerimizi arttırmalıyız. Çağın gerektirdiği teknolojiye ve gelişime açık olması mesleğimizin gelişimi için yatırım yapmalıyız.

Sonuç olarak rekabet sektörün gelişmesi açısından çok önemlidir. Rekabet gelişimin önünü açar, teknolojiye olumlu yansır, amaca odaklanmayı sağlar ve itici güç olur. Hedeflerimize daha kolay ulaşmamızı sağlar motivasyon, hırs ve şevk verir. Haksız rekabet ise sektöre zarar verdiği gibi kişi ve kurumlara zarar verir gelişmenin ve büyümenin önüne engel olur.

Meslektaşlarıma kendilerini ileriye taşıyacak tatlı bir rekabet içerisinde olmalarını, satışmış oldukları ürünlerin içini doldurarak, teminatta ve hizmette rekabet etmelerini öneririm. 

Sigorta acentesiz, Rekabet haksızlıkla olmaz diyorum.

Azmi  KARAKOYUNLU
ANSAD YNT.KRL ÜYESİ 


Bu haber 1893 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum