SİGORTA ACENTELERİ BİRLEŞMELİ Mİ?YOKSA İYİLEŞTİRİLMELİ Mİ?
Şirketlerde büyüme iki şekilde olur
04 Ağustos 2014 - 12:52
Şirketlerde büyüme iki şekilde olur.
Birincisi iç büyüme
Diğeri ise dış büyümedir.
İç büyüme şirketler için zor ve zaman alan bir yöntemdir.
Dış büyüme ise, kısa ve kolay bir yöntemdir. Dış büyüme demek başka şirketlerle birleşip büyümek demektir.
Birleşmeler, artan rekabetlere küçük işletmelerin dayanamaması sonucunda varlıklarını sürdürmeleri karşısında önemlidir.
Birleşme türleri
Şirket birleşmelerini aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır.
1. Yatay Birleşmeler
2. Dikey Birleşmeler
3. Türdeş Birleşmeler
4. Aykırı Birleşmeler
Yatay Birleşme
Aynı sektörde yer alan benzer ürünleri üreten işletmelerin bir araya gelerek iş hacimlerini birleştirmesidir.
Dikey birleşme
İşletmelerin daha etkin ve serbest çalışabilmeleri için kendilerine ürün satan ya da müşterisi olan işletmelerle birleşmesidir.Hammadde tedarikinden müşterilere ulaşacakları tüm zincirlerin parçası olabilmek için bir nevi holdingleşmeye gidilmesidir. Bu dikey birleşmede rekabeti engelleyici unsurlar söz konusu olmakla beraber kartelleşme tehlikesi vardır.
Türdeş Birleşmeler
Birbirleri ile alıcı satıcı ilişkisi bulunmayan fakat benzer, birbiri ile ilişkili mal ve hizmet üretiminde bulunan şirketlerin birleşmesine türdeş birleşme denir (Arslan, 2007: 28). Birleşmeyi gerçekleştiren şirketler aynı genel sektörde faaliyet göstermelerine rağmen aralarında müşteri veya tedarikçi ilişkisi bulunmamaktadır (Weston, Brigham, 1993: 834). Bu birleşme türünde aynı malı üretmeyen, aralarında dikey üretim ilişkisi olmayan firmaların birleşmesi söz konusudur (Türko, 2002: 578). Sektörel büyümenin bir örneği
olan türdeş birleşmelerde amaç, ürün çeşidini arttırarak ürün riskini azaltmak, mevcut dağıtım kanallarını ve marka gücünü daha verimli olarak kullanmaktır (Sayılgan, 2006: 418)
Aykırı Birleşme
Aykırı birleşmeler, birbirinden bağımsız ve ilişkisiz alanlarda faaliyet
gösteren şirketlerin birleşmesiyle oluşan birleşme türüdürler. Bu birleşmelerde büyümek hedeflenirken asıl amaç riski de minimize etmektir. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri bünyesine katan ana şirket bu yolla riskini çeşitli sektörlere yayarak kendini sağlama almaya çalışır.
Şirketlerin Birleşme nedenleri:
Talep daralması
Piyasa hacminin düşmesi
Arz fazlası olması
Yeni ürün geliştirme
Artan rekabet
Olarak görülmektedir.
Tarihte Şirket birleşmeleri:
1893 Yılında yaşanılan ekonomik krizden sonra başlayan ekonomik toparlanma döneminde şirketler birleşmeye gitmiştir.*
1892-1902 tarihleri arsında bir çok işletme birleşmiştir. Birleşen bu işletmeler,
petrol, çelik, madencilik ve tütün endüstrileri bu dönemde birleşmelerin yaşandığı sanayi kollarıdır.Bu birleşme sonucunda birleşen şirketlerin ortaklarına %12 ile %18 değer kazandırmıştır.Bu birleşmelerden sonra rekabet ortamı bozulmuş ve ekonomi ve pazar kötü bir hal almış birleşme dalgası sona ermiştir.
1930 larda yaşanılan ekonomik kriz ve 2. dünya savaşından sonra dünyada şirketlerin birleşmeleri yoğun olarak görülmüş ve bu birleşmeler 20 seneden fazla süre almıştır. Birleşen şirketler sanayi şirketleridir.
Sigorta Acentelerinin Birleşmesi:
Türkiye’de yaklaşık 16500 sigorta acentesi faaliyet göstermektedir.
Dünyada kişi başına düşen prim üretimi 661 dolar
Avrupada kişi başına düşen prim üretimi 1886 dolar
Türkiye’de kişi başına düşen prim üretimi 136 dolar.
Türkiye’de toplam konut sayısı 16 milyon 500 bin. Bu konutların 5 milyonu zorunlu deprem sigortasına sahip.
Türkiye’de mevcut arac sayısı 17 milyon 200 bin.Bu araçların yaklaşık 3 milyon 500 bin’i zorunlu trafik sigortasına sahip.
Sonuç olarak sektörde bir talep daralması yok ,arz fazlası yok, artan rekabet yerine haksız rekabet var . Ülkemizde ekonomik kriz yok savaş ve büyük çaplı bir doğal faaliyet yaşanmamaktadır.
Yani ACENTELERİN birleşmesi için yeterli sebep yoktur. Yakın geçmişte bir sigorta şirketi acentelerin kiralarını ödemek kaydıyla bu birleştirmeyi denemiş ve başarılı olamamıştır.
Sigortacılık sektöründe yaşanılan temel sorun.
Dağıtım kanallarının çok olması,
haksız rekabetin aşırı olması ,
Finans kurumların ve diğer kurumların tüketicilere zorla sigorta yapmasından dolayı sigortalanmaya karşı güven kaybı ,
Sigorta acentelerine devletin sigorta şirketlerinin yeterince ilgi göstermemesi ,Sigorta Acentelerinin sosyal ve ekonomik haklarını koruyan mercilerin olmaması.Sigortacılık sektörününülke genelinde sahip olduğu tek pazarlama ağı olan Sigorta acentelerine yatırım yapılmamasıdır.
Bu şart ve koşullar düzeltilmedikçe sigortalanma payı düşük olacaktır.
Bugün sigortacılık sektöründe sahada olan Sigorta Acenteleri’dir. Sigorta Acentelerine devletin yapacağı yatırım ve sigorta acentelerinin hak ve menfaatlerinin korunması için yapacağı çalışmalar,
Prim üretiminin artmasını sağlayacak,
Sektörde kaliteyi artıracak,
Sigortalılara hizmet çoğalacak,
Sigortacılık sektörüne güven artarak sigortalılık oranı çoğalacak,
Sigorta acentelerinin kurumsallaşmasını sağlayacak sigorta acentelerinin sektöre ve ekonomiye daha çok fayda sağlamasına neden olacaktır.
Sonuç olarak;
Sigortacılık sektörü Sigorta Acentelerine mecburdur....
Sigorta Acenteleri uğradıkları haksız rekabetlere karşı , uğradıkları hukuksuzluklara karşı birleşmeli .Devlet tarafından ekonomik,eğitim ,sosyal katkılar sağlanarak iyileştirilmelidir.
Neşe DEMİRAĞ
Bu haber 596 defa okunmuştur.







YORUMLAR