ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK
Hiç sirklerde filleri izlediniz mi? Filler en büyük ve güçlü hayvanlardan biridir
04 Aralık 2015 - 08:56
Hiç sirklerde filleri izlediniz mi? Filler en büyük ve güçlü hayvanlardan biridir. O kocaman yetişkin filleri ince bir iple bağlarlar. Yetişkin fil o ipi rahatlıkla koparabilecek güçte iken, bunu hiçbir zaman denemez. Çünkü o fil, daha çocukken o ipi koparamayacağını, denemenin boşuna olduğunu öğrenmiştir. Nasıl mı? Sirkteki fil terbiyecisi, yeni doğan yavru fili, çok sağlam zincirlerle, kalın, derin çakılmış, demir bir kazığa bağlar. Hayvan ne yaparsa yapsın bu zincirden kurtulamaz. Bir süre sonra denemekten vazgeçer, çünkü denemenin boşuna olduğunu öğrenmiştir.
Elbette, fil büyür ve güçlenir, ve giderek tahta bir kazığa ince bir iple bağlanır. Ama fil çocukken o ipi koparamayacağını çok iyi öğrendiği için, ipi ve bağlı olduğu kazığı gördükçe, koparmayı hiç denemez.
Buna öğrenilmiş çaresizlik denir. Bu öğrenilmiş çaresizliğin temelinde de, o ipi ne yaparsa yapsın koparamayacak olan sınırlayıcı inancı vardır.
Aslında çare çok basit ve nettir. Bir hareketle eski olanı yıkıp, eski olanı yok etmek ve yeni ufuklara BAŞIN DİK, ONURLU,GURURLU bir şekilde kaderi teslim almaktır.
İşte özgürlük bu kadar basitken biz ayağımızdaki incecik ipi koparamıyacağımız inancıyla yaşamımızı sürdürmekteyiz.
Bu herkes ve her meslek için geçerlidir. BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEMELİDİR. Sistemi değiştirmediğiniz sürece kişiler değişse de farkeden hiçbir şey olmaz.
Ne yazık ki Sigortacılık sektöründe de öğrenilmiş çaresizlik hastalığı mevcuttur.Sektörde söz sahibi olanlar bile Sermayeye karşı verilen mücadelenin sonuçsuz kalacağına inanmış ve bu uğurda verilen çabalara başlarını dönmüşlerdir.Yani bir çok kişi öğrenilmiş çaresizlik içindedirler..
"Böyle gelmiş böyle gider " zihniyetinde mevcudiyetini korumaya çalışan kişi ve kurumları göz ardı eden, "Ben yolumu buldum gerisi beni ilgilendirmez" diyenler unutmasınlar ki Bir gün sıra onlarada gelecektir.
Bütünün hayrına hareket etmediğiniz sürece ancak bu gününüzü kurtarırsınız .Belki mal mülk içindesinizdir ,ve belki inanılmaz paralar kazanıyorsunuz ama kazancınız bu dünyada kalacaktır..
Birlerinin söyleyeceği sözler yok ise başkalarının yönlendimesi ile ancak esir hayatını, yani başkalarının hayatını yaşamaya mahkum olurlar..
2012
Elbette, fil büyür ve güçlenir, ve giderek tahta bir kazığa ince bir iple bağlanır. Ama fil çocukken o ipi koparamayacağını çok iyi öğrendiği için, ipi ve bağlı olduğu kazığı gördükçe, koparmayı hiç denemez.
Buna öğrenilmiş çaresizlik denir. Bu öğrenilmiş çaresizliğin temelinde de, o ipi ne yaparsa yapsın koparamayacak olan sınırlayıcı inancı vardır.
Aslında çare çok basit ve nettir. Bir hareketle eski olanı yıkıp, eski olanı yok etmek ve yeni ufuklara BAŞIN DİK, ONURLU,GURURLU bir şekilde kaderi teslim almaktır.
İşte özgürlük bu kadar basitken biz ayağımızdaki incecik ipi koparamıyacağımız inancıyla yaşamımızı sürdürmekteyiz.
Bu herkes ve her meslek için geçerlidir. BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEMELİDİR. Sistemi değiştirmediğiniz sürece kişiler değişse de farkeden hiçbir şey olmaz.
Ne yazık ki Sigortacılık sektöründe de öğrenilmiş çaresizlik hastalığı mevcuttur.Sektörde söz sahibi olanlar bile Sermayeye karşı verilen mücadelenin sonuçsuz kalacağına inanmış ve bu uğurda verilen çabalara başlarını dönmüşlerdir.Yani bir çok kişi öğrenilmiş çaresizlik içindedirler..
"Böyle gelmiş böyle gider " zihniyetinde mevcudiyetini korumaya çalışan kişi ve kurumları göz ardı eden, "Ben yolumu buldum gerisi beni ilgilendirmez" diyenler unutmasınlar ki Bir gün sıra onlarada gelecektir.
Bütünün hayrına hareket etmediğiniz sürece ancak bu gününüzü kurtarırsınız .Belki mal mülk içindesinizdir ,ve belki inanılmaz paralar kazanıyorsunuz ama kazancınız bu dünyada kalacaktır..
Birlerinin söyleyeceği sözler yok ise başkalarının yönlendimesi ile ancak esir hayatını, yani başkalarının hayatını yaşamaya mahkum olurlar..
2012
Bu haber 1103 defa okunmuştur.







YORUMLAR