Muz Cumhuriyetinde acente olmak ?

Yaklaşık 7-8 yıl kadar önceki bir toplantı da duymuştum

Muz Cumhuriyetinde acente olmak ?
09 Ocak 2017 - 09:36









Yaklaşık 7-8 yıl kadar önceki bir toplantı da duymuştum.Türkiye'de Sigortacılık yasal düzenlemeleri ve genel hatlarıyla Avrupa Birliğine en çok hazır olan ilk meslek grubudur diye.Mesleğim adına sevinmiştim sektöre olan güveni arttırmak için yeri geldikçe sigortalılarıma gururla anlatmıştım.

Şimdi düşünüyorum da ya biz çok saftık hemen inandık yada gelecekten çok umutluyduk. Şarkıcı Kayahanın da dediği gibi siyah beyaz film gibi biraz oldu umutlarımız, artık mazide kaldı. Avrupa ve Türkiye deki komisyon oranları karşılaştırıldığında umutsuzluğumun nedeni daha net anlatılacaktır.

Evet gelelim konumuza,

               bir muz cumhuriyetinde acentenin durumu nasıldır ? - Karşılıklı bir acentelik sözleşmesi olmazdı.Şirketlerin hazırladığı acentenin imzalamak zorunda kaldığı tek taraflı bir kölelik sözleşmesi olurdu.

- Devlet ben vatandaşımı korumak zorundayım der fiyatlara müdahale ederdi.

-Sigorta şirketleri fiyatına müdahale edilen gruplarda komisyonu /15 ten / 2-3 e çekerdi.

-Acenteler devlete giderler bizde sizin vatandaşınızız bizi sermayeye yedirmeyin ekmek paramıza sahip çıkın derlerdi.

             Vatandaşımı ezdirmem diyen devlet, biz özel sektöre müdahale etmeyiz sektör kendi içinde kendi yarasını tedavi edecektir cevabını verir acenteler acaba biz vatandaş mi değiliz diye arkalarına baka baka giderlerdi.

-Sigorta şirketleri yüksek fiyat ve çok düşük komisyonlarla poliçe yapmaktan kaçınamazlar diye düzenleme yapılırdı.

-Acenteler bakın böyle dediniz ama bize % 1 komisyon veriyorlar poliçe yapmaktan kaçınıyorlar sesimize kulak verin bize destek olun diye kapıyı bir kez daha çalarlardı . Bunu sigorta yapmaktan kaçınmak olarak görmeyiz cevabını alan acenteler bir kere daha makamı şaşkınlık içerisinde terk ederlerdi.

 -İptal edilen poliçelerden acenteye 10 TL bir hizmet bedeli lütuf edilirdi.Fakat bu 10 TL yi hiçbir şirket ödemez gündeme dahi getirilmezdi. Yetkili merciye soran kişi, bu kadar önemliyse sizinkini ben cebimden ödeyim cevabını alırdı.

-Kendi çıkarttığı düzenleme için gerekli müdahaleyi yapıp cezai işlem uygulamayı değil bu konuyu gündeme getiren acentenin parasını cebinden ödemeyi teklif eder acenteyi rezil ederdi.

-Plazalar için, yetkili servis anlaşması olan sigorta şirketinin, yetkili acentesi olamaz ibaresini getirirdi.Tabii ki hiç kimse uymaz her şey aynı tas aynı hamam devam ederdi. Acente ekmeğinin peşinde alın terinin peşinde koşmaya devam eder pes etmez bütün şartları zorlardı.

- Devletinden umduğunu bulamayan acente sigorta şirketinin kapısını çalar ve derdi ki; Zarar ettiğiniz için komisyonlarımızı düşürdünüz biz de ticarette kar ve zarar kardeştir dedik yanınızda olduk fakat artık zararın telafisi oldu kara geçtiniz.Bizim hakkımızı da eski oranlara getirin. Fakat şirketler profesyonel, acımasız, duygusal hareket etmezler ki bunu kaale alsınlar.

Acentenin komisyonu tatlı gelmiştir parasına para katmıştır üstelik iş kaybı da olmamıştır zaten devlette yanındadır.Yabancı sermayedir o, devlet karışırsa ülkeden çıkmakla tehdit eder. Eee 16 bin acente, çalışanları ve aileleriyle birlikte hadi olsun 150 bin kişi. Vatandaşıma sahip çıkmak zorundayım dedirtecek kadar oy potansiyelin mi var ? Yoksa özel sermayeye müdahale edersen ülkeden çıkarız diyecek kadar parasal gücün mü ? Ne diye o zaman çırpınırsın ne diye devletin kapısını çalar durursun rahatsızlık verirsin.

Bu ısrarın niye haddini bil çekil kenara sessiz sessiz yok olmayı bekle. Yukarıda da belirttiğim gibi bir muz cumhuriyetinde acenteler bu sorunların hepsini yaşardı. Şimdi diyorsunuz ki muz cumhuriyeti dedin ama bunların hepsini biz yaşıyoruz, evet yaşıyoruz çünkü bizim ülkemizdeki acentelerin çaresizliği, sorunları bir muz cumhuriyetinden farksız.

Fakat bir fark var bütün olumsuzluklara rağmen ne mutlu ki biz muz cumhuriyeti değiliz. Ve biz yardım istemiyoruz, zam istemiyoruz, hakkımızdan fazlasını istemiyoruz, sadece hakkımız olanı istiyoruz.

Gasp edilen rızkımızı alın terimizin karşılığını istiyoruz. Fiyatına müdahale etmediğim işin komisyonuna müdahale etmem diyen devletimin fiyatına müdahale ettiği işin komisyonuna müdahale etmesini ve kendini inkar etmemesini istiyoruz. Sigorta şirketlerinin de zarar ettik, komisyonları düşürdük derken kar ettiklerinde de kar ettik, komisyonları eski haline getiriyoruz diyecek kadar samimi olmalarını bekliyoruz. 3 milyon Suriyeliye sahip çıkan devletimiz elbette ki 16 bin acentesine de sahip çıkacak acentelerin yok oluşuna rıza göstermeyecektir. Siyasi irade farkına varacak Sn.Cumhurbaşkanımız konudan haberdar olacak ve gerekli müdahaleyi yapacaktır. Adalet topaldır ağır yürür ama er geç hedefine varır bundan şüphemiz yok. Fakat can alıcı soru şu, ya hedefe varıldığında can çekişen acenteler için çok geç olursa ?


Ferhat KORKUT










Bu haber 721 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum