Kasko branşında bir artışın söz konusu olduğunu belirten Hayatımız Sigortalı yazarı Erhan Ayberk, kaskoda bu sağlıklı gidişatın kalıcı olması gerektiğini vurguladı.
Oto sigortalarına ve özellikle kasko neticelerine bakıldığında, ikinci 10’da yer alan sigorta şirketlerinin iyi bir 2015 performansı yakalamaya aday olduklarını kaydeden Hayatımız Sigortalı yazarı Erhan Ayberk, sektörde geneli itibarıyla kasko branşında bir artışın söz konusu olduğunu belirtti. Kaskoda bu sağlıklı gidişatın kalıcı olması gerektiğini vurgulayan Ayberk, kaskoda son beş yıl içerisinde yapılan düzenlemelerin meyvelerini vermeye başladığını belirtti. Ayberk, köşe yazısında şu ifadelere yer verdi:Kaskodaki bu sağlıklı gidişat kalıcı olmalı
Kasko branşında bir artışın söz konusu olduğunu belirten Hayatımız Sigortalı yazarı Erhan Ayberk, kaskoda bu sağlıklı gidişatın kalıcı olması gerektiğini vurguladı.
Oto sigortalarına ve özellikle kasko neticelerine bakıldığında, ikinci 10’da yer alan sigorta şirketlerinin iyi bir 2015 performansı yakalamaya aday olduklarını kaydeden Hayatımız Sigortalı yazarı Erhan Ayberk, sektörde geneli itibarıyla kasko branşında bir artışın söz konusu olduğunu belirtti. Kaskoda bu sağlıklı gidişatın kalıcı olması gerektiğini vurgulayan Ayberk, kaskoda son beş yıl içerisinde yapılan düzenlemelerin meyvelerini vermeye başladığını belirtti. Ayberk, köşe yazısında şu ifadelere yer verdi:
Sigorta sektörünün belirleyicisi olduğu için oto sigortalarına ve özellikle kasko neticelerine baktığımızda, ikinci 10’da yer alan sigorta şirketlerinin iyi bir 2015 performansı yakalamaya aday olduklarını gözlemliyoruz.
Sektörün geneli itibarıyla kasko branşında bir artış söz konusu. Eminiz ki şu sıralar, tüm şirketlerde bu neticeler yorumlanıyor ve muhtelif 2015 final stratejileri oluşturuluyordur.
Biz onlardan bahsetmeyeceğiz. Biz sadece orta segmentteki şirketlerin kasko neticelerinin sevindirici olduğunu vurgulamak istiyoruz. Çok uzun zamandır sektörü takip ediyor olmamızın getirdiği tecrübeyle şunu söyleyebiliriz: Kasko’da bu sağlıklı gidişat kalıcı olmalı! Gerek sigortacıların gerekse sigorta tüketicilerinin kararlarını eskiye nazaran daha huzurlu aldıklarının belirtisi olan bu denge düzeyi, küçük dalgalanmalar dışında bozulmamalı.
Daha da açarsak, bir sektörde en büyük firmalar satışlarını azar azar artırırken, en önemli artışı orta ölçekteki firmaların yapıyor olması, nihayet doğru düzenlemelerin yapıldığının da göstergesidir.
Kısaca, kaskoda son beş yıl içerisinde yapılan düzenlemeler nihayet meyvelerini vermeye başladı.
Eksikler yok mudur, vardır elbette… Fakat soruna doğru teşhis konulmuştur.
Emeği geçenleri kutluyoruz.
Gelelim trafik branşına
Öte yandan, trafik neticeleri çok kötüdür, o politika ise tamamen radikal değişikliklere ihtiyaç duyuyor. Sadece trafik olsa iyi ama bir tür “yıkıcı düzenek” harekete geçti ve bunun nerede duracağını kimse bilemiyor. Görüldüğü gibi ilk somut hareketlenme acente komisyonlarının düşürülmesinde kendini gösteriyor ve hele bu çözüm külliyen yanlıştır. Yanlışa yanlışla katkı sağlamak gibidir. Domino etkisini yavaşlatmaz, aksine hızlandırır, bizden uyarması…
Trafik sigortalarının bitmeyen sorunları
Şimdi bir kesimi çok kızdıracağız ama “acilen yasayla değer kayıpları trafik sigortası kapsamının dışında bırakılmalıdır” dersek, muhtemelen önce anlaşılmamız çok zor olur.
Fakat iyi düşünmek lazım. Değer kayıpları bugün birçok aracını tamir ettirip binmeye devam eden insanın cebine konulmuş harçlıktan ibarettir. Bakın haksız olduğunu tartışmıyoruz. Şunu diyoruz; kişi, hem arabasını tamirden alıp daha uzun yıllar binmeye devam edecek hem de sizin ona ödediğiniz değer kaybını çar çur edecektir. “Hakkıdır, ne yapmak isterse onu yapar” derseniz hukuken yerden göğe haklısınız
Fakat bu özelliği nedeniyle değer kaybı konusu ikincil bir zarardır. Ne kastediyoruz? ‘Acil bir zarar değil’ diyoruz.
Oysa trafik sigortası, toplumda asgari mağduriyetin önlenmesi için devlet tarafından şart koşulan asgari mağduriyetleri gideren bir sigorta çeşididir. Acil olanı çözme iddiasındadır.
Bu tıpkı şuna benzer; arabanız lüks bir araçtır ve tamamen kusurlu başka bir araç gelip size çarpmıştır. Aracınızda 100 bin TL’lik zarar vardır ama siz karşı aracın trafik sigortasından 29 bin TL alacaksınızdır. Çünkü devlet bu sigortada azami acil mağduriyeti 29 bin TL olarak öngörmüştür. 71 bin TL’nizin üstüne su mu içeceksiniz? Hayır, o noktada devreye özel hukuk girecektir. İşte değer kaybında da olması gereken budur. Kızmadan serinkanlı düşünülürse, bunun tüketiciler dahil her kesimin ortak menfaati için böyle olması gerektiği anlaşılacaktır. Yoksa trafik primleri daha çok artar ve tamirli arabasına sorunsuz binen araç sahiplerinin harçlıklarını tüm topluma ödetirsiniz.
Bu konuda son olarak tek radikal çözümün değer kaybıyla ilgili olmadığını ve trafikte bunun dışında çözülmesi hayati olan çok sorun olduğunu da ayrıca not etmek istiyoruz.







YORUMLAR