Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Hüseyin Kasap, sözleşmeler konusunda acentelere ‘okuyup imzalayın’ çağrısında bulunduğunu belirtirken “Acenteler toplantıda genel müdürleri alkışlıyor. Haklarını ararken de karşılarında durmayı bilmeliler” dedi.
Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı (SAİK) Hüseyin Kasap, sigorta sektörü ve acentelerin gündeminde yer alan sözleşmeler konusundaki eleştirilere cevap verdi. Kasap’ın açıklamalar şöyle:
“Ben TÜSAF Başkanı gibi ileri geri konuşamam. Ben bir şey diyorsam gereğini de yapmam lazım. SAİK Başkanı’nın acentelere ‘sözleşmeleri imzalamayın’ demesi suça teşviktir. Devlet yönetmelik çıkarmış, şirketlerle acentelere yönetmeliğin bu şartına uyacaksınız demiş. Şirketler de kendilerince buna uyduğunu düşünerek bir sözleşme hazırlamış acentenin önüne getirmiş. Acente ya imzalayacak ya da ‘şuraları değiştir, öyle imzalarım’ diyecek.
Ben ancak ‘sözleşmeleri okumadan imzalamayın’ derim. En son İTO’nun mayıs ayı toplantısına Emin Gemici katıldı. Orada bunu anlattı. Temmuz ayında bir dergi, Emin Gemici’nin bu cümlesini o sayfanın manşeti yaptı: Acentelik Sözleşmelerini Okumadan İmzalamayın. Ben sendika değilim. Ama sendika gibi davranıp şartları zorladım. Dünyayı araştırdım. Örnek sözleşme hazırladım. Birlik ile masaya oturdum. 8 ayda bir sonuç alamadım. Yetkililer masadan kalktı. Hazine’ye durumu taşıdım.16 Ocak’taki yönetmelik değişikliğinde sözleşmeyle ilgili maddeleri oraya SAİK yazdırdı. Fesih, acente aleyhine değişiklikleri 3 ay önceden haber verme koşulu 16 Temmuz’da otomatikman devreye girdi. Şirketler sözleşme değişikliği yapsa da yapmasa da bu maddeler zımnen devreye girmiş oldu. Hazine’ye sorabilirsiniz.
Uygulamayı görmem için 16 Temmuz’u beklemem gerekiyordu. Gördüm, Hazine’ye aksaklıkları anlattım.Ağustos başında bu konuyla ilgili genelge yayınlandı.Bunu Hazine durduk yere yapmadı. SAİK’in başvurusu üzerine yaptı. Cuma günü yine gittim, tekrar anlattım. Şimdi son bir genelge daha yayınlayacaklar. Bunlar SAİKin Hazine’ye gidip anlatması sonucu oluyor. Yakında o genelgeyi
de görürsünüz.
Hazine diyor ki ‘ben yeteri kadar müdahil oldum. Acente de hakkını aramayı bilsin. İşine gelmeyen maddeleri müzakere etsin”. Şimdi ortaya sözleşme koyan şirketlerin sözleşmelerini TOBB’un hukukçularına
inceletiyorum. Hukuka, kanunlara yönetmeliklere aykırı maddeleri tespit ettiriyorum. Her şirket için Hazine’ye ayrı ayrı şikayet dilekçesi yazacağım SAİK olarak.
Ben hamasetle iş yapamam. Kendime gelince 8 şirketin acentesiyim. Bana iki şirketten sözleşme geldi. Birisinde istemediğim yerleri çizdim. Olmadı, gerekeni yaptım. Değişiklik yapılıp geldi, imzaladım. İkincisini hiç değiştirmeden imzaladım. 6’sında sından sözleşme gelmedi.
Acentelik sözleşmelerinin ‘kölelik sözleşmesi’ olduğunu ilk ortaya atan benim. Ahmet Genç ile Türkiye’yi dolaşıp her yerde birçok sorunun buradan kaynaklandığını söyleyen benim. 22 Nisan 2014’te çıkan yönetmeliğe 15’nci maddenin koydurulmasını ben ve arkadaşlarım sağladı. Ben o zaman hem TÜSAF hem SAİK Başkanı idim. Uygulamada çıkan sorunları görünce 16 Ocak 2016’daki yönetmelik değişikliğine o maddeleri bu SAİK yazdırdı. Yine uygulama sorunları üzerine Ağustos’taki genelge SAİK’in başvurusu üzerine yayınlandı.
Hala sorunlar devam ediyor. Yine gidip sorunları daha geçtiğimiz cuma anlattım. Hazine son bir kez daha uygulamayla ilgili genelge yayınlayacak. Daha ne yapayım…Ben sendika değilim ki onlar adına sözleşme imzalayıvereyim. Bunun TOBB’un içinde olmakla, bağımsız birlik olmanın ne alakası var. Benim bu konuda yetkim ne fark edecek ki.Yine gidip Hazine’nin kapısını çalmaktan başka ne yapacağım? Bu bağımsız birlik, oda konusu popülist söylem. Konu sana verilen yetki ile ilgili.
TSB trafikle ilgili kanun değişikliği için Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun kapısını çaldı. Hükümetin 3 aylık eylem planında trafik sigortası ile ilgili bir kanun değişikliği yok. ‘Bunu başbakana söyleyerek ancak siz eylem planına aldırabilirsiniz’ dediler. Biz de görüşmeye aracı olduk, önceden başkanı bilgilendirdik. O da Ramazan Bey ve Akif Bey’e destek sözü verdi. Sonra da verdiği sözü tuttu.19 Aralık’ta görüştüler. Kanun nisan başı meclisten geçti. Alın size bağımsız birlik. O da çareyi TOBB başkanında buldu. Buralar lobi yeri. Gücü kullanabilme yeri. Biz de kullandık, bu konu tarihte ilk defa yönetmeliğe girdi. Şirketlerin hakimiyet alanına çomak soktuk. Tabii ki hoşlarına gitmedi. Direndiler. Yılbaşı yönetmelik değişikliğinde yine bu konuyu bir şekilde zorladık, bazı maddeler zımnen yürürlüğe girdi. Olmadı,
Hazine uygulama genelgesi yayımladı. Şimdi bir daha yayınlayacak. Herkes istiyor ki Hüseyin Kasap benim sözleşmeyi incelesin, imzalasın ve ya benim yerime reddetsin. Ama ben yine onların yerine yetkim olmamasına rağmen mücadele etmeye devam edeceğim. Sözleşmeleri inceletip şirket bazında Hazine’nin önüne aykırılıkları koyacağım.
Ben eylem adamıyım. Bir de sonuç adamıyım. Ben dan dun konuşmam. Ben bir şey diyorsam hukuk, kanun, yönetmelik çerçevesinde mücadele ederim ve bunlara ekleme yaptırılacaksa ona çalışırım. Düzelttirilecekse düzelttirmeye çalışırım. Bu ve başka konularda yaptıklarım da ortada.
Ayrıca herkes de biraz elini taşın altına koyacak. Ben kılımı kıpırdatmayayım SAİK Başkanı her şeyi hallediversin… Bugüne kadar bütün darbeler başarılı oldu. İlk defa halk tankların önüne çıkınca şaşırdılar, ne yapacaklarını bilemediler ve başarısız oldular. Acente toplantılarında genel müdürleri alkışlıyorlar. Hakları için karşı durmayı da bilmeliler.”







YORUMLAR