HANGİ BİRİNİ

  Vaktiyle köyünde sevilmeyen ve köylüye muzur olan bir kişiyi öldürdükten sonra cezaevine giren kişinin cezası sona erer

08 Şubat 2016 - 09:28



 

Vaktiyle köyünde sevilmeyen ve köylüye muzur olan bir kişiyi öldürdükten sonra cezaevine giren kişinin cezası sona erer. Ceza evinden dışarıya çıkmak için hazırlanır. Tabi bu arada kendisine yardım eden arkadaşları kişisel eşyalarını toplamaya başlarlar. Bu dediğim zamanda kişiler kendi yataklarını kendileri getirmektedir. Birisi kendisinin yatağını toplamak için harekete geçtiğinde sert bir şekilde il işareti yapar ve derki

“Dur yatağım kalsın dışarıda bir namussuz var onu da temizleyeyim de millet rahat etsin” Böylece yatağını bırakarak dışarıya çıkar. 15 gün geçtikten sonra bizim fedakar arkadaşımız geri döner ve derki

“Yatağımı almaya geldim ben içeri girmeden önce namussuz bir taneydi şimdi bin tane olmuş hangi birini vurayım. “

Teşbihte hata olmaz derler. Sigortacılık ile ilgili çalışmalara başladığımızda sektördeki kuruluşları ve hatalı yönlerini tespit ederken sadece

1. Güvence Hesabı hakkındaki sorunları dile getiriyorduk ki,

2. Hazine Müsteşarlığının daha da sorunlu bir kurum olduğunu fark ettik. Derken,

3. Tahkim Komisyonunda davaların hiçte olması gerektiği gibi olmadığını anladık. Bununla beraber

4. SEGEM in amacını gerçekleştirmekten uzak paravan bir kuruluş olduğunu hissettik. Dahası,

5. Sigorta Denetleme kurulunun sigortacılık sektörünün sorunlarına kulak tıkadığını gördük. Bunun yanında,

6. Sigortacılık Genel şartlarının hatalarla dolu ,Sigorta şirketlerini korumayı amaçlayan birer vesika olduğunu gözlemledik. Vs. vs.

Bu hususlarda yazılar yazdık, TV programları yaptık, Konuklarımızı ağırladık sesimizi duyurmak için elimizden geleni yapmaya çalıştık. Ama insanın canı yanmayınca bağırmazmış. Ne zaman poliçe fiyatları yükseldi o zaman halk bağırmaya ve feryat etmeye başladı. Vatandaş bilmediği ve farkında olmadığı bir çok şekilde nereden ısırıldığının farkında bile değil. Bu durumdan çok iyi faydalanan sigorta şirketleri kendilerini vazgeçilmez olarak görmekte vatandaşa istedikleri muameleyi yapıyorlar. Hatta Hazine Müsteşarlığını tehdit ediyorlar.
Neymiş yabancı sermaye imiş Yabancı sermaye giderse Ülkemiz zorda kalırmış. Allah aşkına yabancı sermaye dediğiniz şey Sigortacılık sektöründe nerede acaba Hangi fabrika ,hangi yatırım yapılmış da biz görmemişiz. Şirket kurmanın şartları bellidir. Ve bunun için çok yüksek sermaye de gerekmemektedir.

Şu an şaşırmış durumdayız. Hangi sorun hakkında yazacağımızı ve kamuoyu ile paylaşacağımızı bilemiyoruz. Belki içinizden siz de yazmayın diyenleri duyar gibiyim. Yok öyle yağma Güvenceder olarak sigortacılık mağdurlarının yanında olmak ve bu hususları kamuoyuna sunmak gerektiğinde davalar açmak derneğimizin tüzüğünde bulunmaktadır.
Şirketlerin sorunları, acentelerin sorunları illa da vatandaşın sorunları o kadar çok ki ister istemez yukarıdaki hikaye aklımıza geliyor.

Bekir KAYA
Güvenceder Başkanı




Bu haber 735 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum