Çözümü sigorta şirketleri ve acenteler birlikte aramalı

Profesyonel Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı Necmi Üze, “Sigorta şirketleri de bizler de ticari kuruluşlarız ve güç kaybediyoruz

Çözümü sigorta şirketleri ve acenteler birlikte aramalı
30 Aralık 2015 - 09:08
Profesyonel Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı Necmi Üze, “Sigorta şirketleri de bizler de ticari kuruluşlarız ve güç kaybediyoruz. Bizler olmadan sigorta şirketleri olamaz, şirketler olmadan bizler olamayız. O halde çözüm için muhatabımız sigorta şirketleridir. Her iki taraf için de olumlu sonuçlar verecek çözümleri birlikte aramalıyız” dedi.
İstanbul Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen zümre toplantısında 2015 sektör değerlendirmesi yapıldı. Toplantıda sigorta şirketlerinin komisyonları düşürmesinin acentelerde yarattığı olumsuz etkiler konuşuldu.
Konuşmacılar arasında yer alan Profesyonel Sigorta Acenteleri Derneği (PASAD) Başkanı Necmi Üze, komisyonların düşürülmesinin acenteler için en büyük tehdit olduğunu belirtirken, bu durumdan sigorta şirketlerinin de zarar göreceğini vurguladı. Üze, “Bu konunun her ne şekilde olursa olsun karşılıklı kazanıma dayanan ve değişmeyen sağlam bir sisteme bağlanması taraflar için hayati bir önem taşıyor. Sigorta şirketleri de bizler de ticari kuruluşlarız ve güç kaybediyoruz. Ancak bir başka gerçek de var ki, bizler olmadan sigorta şirketleri olamaz, şirketler olmadan bizler olamayız. O halde çözüm için muhatabımız  sigorta şirketleridir. Her iki taraf için de olumlu sonuçlar verecek çözümleri birlikte aramalıyız.” dedi.
Sektörde primlerin azalması, yeni düzenlemelerle birlikte sigorta şirketlerinin geriye dönük ödemeler yapması acenteleri de etkiliyor.Bu konuyla ilgili şirketler acentelerle birlikte kamu otoritesiyle iletişime geçerek çözüm arıyor.
Üze, PASAD olarak devletin ticarete yasal düzenlemeler dışında müdahale etmesine karşı olduklarının altını çizdi. Devlet eliyle taban ve tavan primlerinin belirmemesi gerektiğini söyleyen Üze, “Devletin ticarete sıkça müdahale etmesi, mevzuatın çok sık değişmesi sektör gelişimini engelliyor. Tavan prim, belirlendiği hallerde, acente taban komisyonu da belirlenmeli. Tabii bu durumda acente maliyetlerinin de göz önünde bulundurulması gerekiyor.  Devletten isteyeceğimiz tek şey ticaretin yasalarla düzenlenmesi olmalıdır” şeklinde konuştu.

Necmi Üze’nin konuşmasını aşağıda aktarıyoruz:
Değerli meslektaşlarım bugün acente camiasının sektör içerisinde etkin bir biçimde var olup olamayacağını doğrudan etkileyecek ana sorunlarımızın tartışılması ve çözüm önerilerinin ortaya konulması için buradayız.
Komisyonlarımızın planlanmış görüntüsü veren sistematik bir düzenle düşürülmesi kafalarımızda çok ciddi soru işaretleri   oluşturmaktadır.
Son yıllarda biz sigorta acenteleri, sigorta şirketlerinin üzerindeki operasyon yükünün neredeyse tamamını onların üzerinden aldık. Artık en küçüğünden en büyüğüne kadar tüm acenteler daha kapsamlı donanım iletişim yazılım yatırımları yapmak, çok daha yüksek işletme sermayeleri ile çalışmak zorunda. Sigorta şirketlerinin çalıştırması gereken personel sayısının neredeyse % 70 ini bizler çalıştırıyoruz.  Ücret, ssk, vergi, kıdem ve ihbar tazminatı gibi yükümlülüklerin tamamını sigorta şirketleri yerine bizler üzerimizde taşıdığımız gibi bir de yasanın belirlediği niteliklerdeki yetişmiş elemanlarla çalışmak zorundayız.
Sigorta şirketlerinin kesmesi gereken poliçeleri artık bizler kesiyoruz. Müşteriye bizler ulaştırıyor, tahsilatı da bizler yapıyoruz. Buna karşılık aldığımız tek ücret ise satış komisyonudur. Diğer hizmetler için hiçbir ücret almadığımız gibi bunlar için herhangi bir talepte de bulunmuyoruz. Tüm bu hizmetlerimize karşılık sigorta şirketlerinden takdir ve taltif beklerken karşılaştığımız şey komisyonlarımızın düşürülmesi.
Komisyonlarımızın düşürülmesi acente varlığı üzerindeki en büyük tehdittir. Bu konunun her ne şekilde olursa olsun karşılıklı kazanıma dayanan sürdürülebilir ve değişmeyen bir sisteme bağlanması olmazsa olmaz bir gereksinimdir. Ayrıca bu kaygı verici komisyon düşürülmesi uygulamasını en basit deyimle büyük bir vefasızlık olarak değerlendiriyoruz.
Bizler komisyonların sistematik bir şekilde düşürülmesini sigorta şirketleri kendi ayaklarına kurşun sıkıyor diye değerlendiriyor, devletten ve siyasetten destek isteyerek sorunlarımızı çözmeye çalışıyoruz. Yüzde yüz de haklıyız. Ancak sorunlara doğru teşhisler koyup sorunu doğru muhataplarla çözmemiz gerektiğini de unutmamalıyız.
Sigorta şirketleri de bizler de ticari kuruluşlarız. Yaptığımız iş de ticarettir. Bizleri iş ortağı olarak kabul eden acentesini çok değerli sayan sigorta şirketleri son zamanlarda ne değişti de komisyonlarla oynamaya başladı. Değişen ne oldu? Önce bunun cevabını tartışalım. Zira ilişki bozulmaya doğru gidiyorsa bunun ticarette tek bir anlamı vardır. Ya devreye başka ve daha karlı partnerler girdi ya da bizler güç kaybettik.
Güç kaybettiğimiz açık. Ancak bir başka gerçek de bizler olmadan sigorta şirketleri olamaz şirketler olmadan bizler olamayız. O halde çözüm için muhatabımız ilgili sigorta şirketleridir. Her iki taraf için de olumlu sonuçlar verecek çözümleri birlikte aramalıyız. Ancak burada sigorta şirketlerinin de daha mantıklı düşünmesi gerekmektedir. Biz ne yaparsak doğrudur acentenin biri olmazsa diğeri olur mantığı yanlış bir mantıktır ve unutmayalım ki yeni başlayan her çalışma sıfırdan başlamaktadır ve geçmişten gelen kazanımların yok olmasına sebep olur.
Bazı meslektaşlarımızın Hazine eliyle asgari komisyon belirlenmesi çabası içine girdiklerini biliyoruz ve izliyoruz. Bunu doğru bulmuyoruz. PASAD olarak devletin ticarete yapılması gereken yasal düzenlemeler dışında müdahale etmesine karşıyız. Çok gerekmedikçe devlet eliyle tavan prim taban prim vs gibi sınırların tespit edilmesine de karşıyız. Ancak gerçekten de bir meslek grubu zorunlu poliçe bulamıyor veya çok fahiş rakamlarla bu poliçeyi almak zorunda kalıyorsa ve tavan belirleme ihtiyacı kaçınılmaz ise o zaman tavan belirlenmelidir düşüncesindeyiz. Tavan prim belirlendiği hallerde ise sadece tavan primi belirlenen işler için acente taban komisyonu da belirlenmelidir.  Tabii bu durumda acente maliyetlerinin de göz önünde bulundurulması büyük önem arz etmektedir.
Bu zorunluluklar dışında devletin ticarete sıkça müdahale etmesi mevzuatın çok sık değişmesi hem sektörün gelişmesini engellemekte hem de düzeni kökten sarsmaktadır. Devletten isteyeceğimiz tek şey ticaretin düzenlenmesi olmalıdır. Yani zayıf taraf olarak bizim gücümüzün yetmediği adil bir acentelik sözleşmesinin yapılması ve bizim her iki tarafın da haklarını eşit olarak koruyacak maddelerin sözleşmelere konması bizlerin devletten isteyeceği en önemli şey olmalıdır. Adi bir acentelik sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde pek çok problemimiz zaten kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Geri kalan konuları ise muhatap şirketlerle çözmeliyiz.
Sigorta şirketlerinin trafik zararları ile de bir iki şey söylemek istiyorum. Trafik sigortasında sektör 2015 yılının ilk dokuz ayında TSB verilerine gör 1.7 milyar tl zarar ettiğini deklare ediyor. Ve bu zararın  son 10 yıldır da devam ettiği vurgulanıyor. Şimdi ben anlamakta güçlük çekiyorum biri anlıyorsa bana lütfen anlatsın. Madem bu kadar zarar var da bu keskin rekabet bu işte neden yıllardır devam ediyor. Hele bazı şirketler hem fiyatları düşürüp hem de komisyonları düşürüyorlar ya onu hiç anlamıyorum. Madem zarar ediyorsun fiyatını kâr edeceğin rakama getir acenteye de olması gereken komisyondan birkaç puan fazla komisyon ver. Ne sen zarar et ne acente sıkıntı yaşasın. Bakalım sonuç ne olacak. Hep birlikte görelim.
Bu uygulamaları gördükçe bu zararlara pek inanasım gelmiyor. Binlerce arkadaşım gibi.
Sigorta şirketleri ciddi kurumlar olmak zorundadır. Böyle hesapsız çalışan şirketlerin kendilerine çeki düzen vermesi gerekir diye düşünüyorum.
Bugün sigorta şirketlerinin bazıları, ben ne istersem yaparım ama diğer tüm aracılar yasalara uymak zorundadır mantığı ile çalışmaktadır. Etik olup olmadığına bakmaksızın her tip müşteriye direk gitmekte kendi acentesine veya bir brokere rakip olmaktan çekinmemektedir. Komisyonları istediği tarihte, hatta bildirim yaptığı günün birkaç gün sonrasında istediği oranlara çekebilmekte, yüksek bedelli poliçelere tavan komisyon koyabilmektedir.
Kısacası sektör bir karmaşa ve kargaşa içinde çalışmaktadır. Bu karmaşa içinde sektörün ilerlemesini hayal etmek çok güçtür.
Ülkemizde sektörün istenen büyüklüğe ulaşabilmesinin tek yolu herkesin birbirinin hakkına ve hukukuna saygı gösterdiği GÜÇLÜ BİR SATIŞ SİSTEMİNİN kurulmasından geçer. Böyle bir satış sisteminin kurulması o kadar da zor bir iş değildir ve sistemin kurulması ülke menfaatine olduğu kadar sigorta şirketlerinin de zararlarını büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır. Zira bugün şirketlerin günü kurtarmaya yönelik çalışmaları sektörde kârlı ve doğru fiyatların oluşmasını engellediği gibi toplumun sigorta sistemine olan güvenini de yok etmektedir.
Dünyada gelişmiş ülkelere baktığımızda bu ülkelerin ekonomik gelişimlerinde sigortacılık sisteminde yaratılan fonların büyük katkılar sağladığını görüyoruz.
Bizde ise bu temenni var ancak uygulamada bırakın ekonomiye katkı dağlayacak fonları sistem kendine yetecek kadar bile fon yaratamamaktadır. Bunun yaratılamamasının sebepleri var. Bunlar çözülemez mi. Bizce çözümü zor değildir
PASAD olarak konuyla ilgili mevcut çalışmalarımız projeye dönüşme aşamasındadır.

Saygılarımla

25 Aralık 2015

Bu haber 587 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum