CEVAP VERİN
* 2015 yılında zorunlu sigortalarda fiyat serbestîsi getirildi
05 Ocak 2016 - 18:37
* 2015 yılında zorunlu sigortalarda fiyat serbestîsi getirildi. ‘’Sektörü darmadağın eden bu uygulamanın aslında 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 12 maddesine aykırıdır, yanlış yapıyorsunuz’’ dedik.
* ‘’Uçuk kaçık fiyatlarla karşılaştık. Fiyatlar bir kat ile 5 kat arasında artış gösterdi, bu nedenle çantacılar, gayri resmi sigortacılık çoğaldı, sebebi sizsiniz saçma sapan uygulamalarla bunun önüne geçemezsiniz’’ dedik.
* ‘’Acenteler ve sigorta şirketleri birbirlerinin müşterisini çalmak için kıyasıya bir rekabete girdi. Acımasızca yapılan rekabet, tarafların birbirlerine karşı rekabet etmeleri dışında da doğrudan, sanki bu durumun ve buna bağlı olarak zarar ediyoruz diye bas, bas bağıranlar tek müsebbibi acentelermiş gibi komisyon indirimlerine ve birçok acentenin kapatılması yoluna gidildi. Birçok şube kapanmakla karşı karşıya kaldı. Sebebi sizsiniz’’ dedik.
* Trafikte gezmesine rağmen motorlu bisiklet ve elektrikli araçların trafik sitemine alınması ve plakalandırılması gerektiğini ifade ettik.
* ’’ Hazine Müsteşarlığının çıkardığı 1 Haziran 2015 de yürürlüğe giren Trafik sigortası genel şartlarının Sigortayı amacından uzaklaştıracak maddeler taşıdığını’’ söyledik.
* Tahkim komisyonunun hatalı kararlar verebildiğini ve bir takım sistemsel hatalarının olduğunu kamuoyunun bilgisine sunduk.
* TRAMER de hatalı girişler neticesinde birçok mağdurun oluştuğunu tüketici ağzından ifade ettik.
* Güvence Hesabı kuruluşunun hukuki alt yapısının olmadığını, açtığı davaların geçersiz olduğunu izah ettik. Hatalı uygulamalarını kamuoyuna belgeleriyle duyurmaya çalıştık.
* ’’Verilen hak alınmaz, Anayasa’ya aykırıdır, şubelerin kapatılmaya zorlanması her şeyden önce insanlık ayıbıdır’’ dedik.
* Bütün bu haksız ve eksik uygulamalar neticesinde sektörde faaliyet gösteren STK. ların daha aktif, saha üretken ve daha ses getirici eylemler koymasını söyledik.
Biz söyledik, biz dinledik.
Taştan ses geldi, onların çıtı çıkması.
Çıkan bazı sesler, bağırma ve çağrışmalar da cılız kaldı.
Onlar bildiklerini okumaya devam ettiler.
Okumaya da devam edeceğe benziyorlar.
Nereye kadar göreceğiz.
Eğer bu memlekette hukuk, demokrasi ve insan hakları layıkıyla çalışıyorsa günün birinde hesap verme, hesap sorulması yakındır diye düşünüyorum.
Ne demişler ‘’alma mazlumun ahını, çıkar aheste, aheste’’
Ben ve benim gibi düşünen, bu düşünce ile hareket eden, az da olsa birkaç gazeteci ile birlikte sektörün sorunlarını dile getirmekten geri kalmayacağız.
2016 şimdiden daha güçlü daha etkili ve ses getirecek, vatandaşın ve sektöre hizmet verenlerin derdine çare olacak çalışmalarımızla dolu olacak.
Umarım 2016 yılının sonunda sorun olarak sayabileceğimiz bir şey kalmaz.
Şimdiden sektörü içinden çıkılmaz hale getiren kişi veya kuruluşlara sesleniyoruz.
‘’Bizler mücadelemizi, yapılan ve uygulanan haksızlıları sektör düzelene kadar devam ettireceğiz’’
Böyle biline..
Çetin ERDOĞAN
* ‘’Uçuk kaçık fiyatlarla karşılaştık. Fiyatlar bir kat ile 5 kat arasında artış gösterdi, bu nedenle çantacılar, gayri resmi sigortacılık çoğaldı, sebebi sizsiniz saçma sapan uygulamalarla bunun önüne geçemezsiniz’’ dedik.
* ‘’Acenteler ve sigorta şirketleri birbirlerinin müşterisini çalmak için kıyasıya bir rekabete girdi. Acımasızca yapılan rekabet, tarafların birbirlerine karşı rekabet etmeleri dışında da doğrudan, sanki bu durumun ve buna bağlı olarak zarar ediyoruz diye bas, bas bağıranlar tek müsebbibi acentelermiş gibi komisyon indirimlerine ve birçok acentenin kapatılması yoluna gidildi. Birçok şube kapanmakla karşı karşıya kaldı. Sebebi sizsiniz’’ dedik.
* Trafikte gezmesine rağmen motorlu bisiklet ve elektrikli araçların trafik sitemine alınması ve plakalandırılması gerektiğini ifade ettik.
* ’’ Hazine Müsteşarlığının çıkardığı 1 Haziran 2015 de yürürlüğe giren Trafik sigortası genel şartlarının Sigortayı amacından uzaklaştıracak maddeler taşıdığını’’ söyledik.
* Tahkim komisyonunun hatalı kararlar verebildiğini ve bir takım sistemsel hatalarının olduğunu kamuoyunun bilgisine sunduk.
* TRAMER de hatalı girişler neticesinde birçok mağdurun oluştuğunu tüketici ağzından ifade ettik.
* Güvence Hesabı kuruluşunun hukuki alt yapısının olmadığını, açtığı davaların geçersiz olduğunu izah ettik. Hatalı uygulamalarını kamuoyuna belgeleriyle duyurmaya çalıştık.
* ’’Verilen hak alınmaz, Anayasa’ya aykırıdır, şubelerin kapatılmaya zorlanması her şeyden önce insanlık ayıbıdır’’ dedik.
* Bütün bu haksız ve eksik uygulamalar neticesinde sektörde faaliyet gösteren STK. ların daha aktif, saha üretken ve daha ses getirici eylemler koymasını söyledik.
Biz söyledik, biz dinledik.
Taştan ses geldi, onların çıtı çıkması.
Çıkan bazı sesler, bağırma ve çağrışmalar da cılız kaldı.
Onlar bildiklerini okumaya devam ettiler.
Okumaya da devam edeceğe benziyorlar.
Nereye kadar göreceğiz.
Eğer bu memlekette hukuk, demokrasi ve insan hakları layıkıyla çalışıyorsa günün birinde hesap verme, hesap sorulması yakındır diye düşünüyorum.
Ne demişler ‘’alma mazlumun ahını, çıkar aheste, aheste’’
Ben ve benim gibi düşünen, bu düşünce ile hareket eden, az da olsa birkaç gazeteci ile birlikte sektörün sorunlarını dile getirmekten geri kalmayacağız.
2016 şimdiden daha güçlü daha etkili ve ses getirecek, vatandaşın ve sektöre hizmet verenlerin derdine çare olacak çalışmalarımızla dolu olacak.
Umarım 2016 yılının sonunda sorun olarak sayabileceğimiz bir şey kalmaz.
Şimdiden sektörü içinden çıkılmaz hale getiren kişi veya kuruluşlara sesleniyoruz.
‘’Bizler mücadelemizi, yapılan ve uygulanan haksızlıları sektör düzelene kadar devam ettireceğiz’’
Böyle biline..
Çetin ERDOĞAN
Bu haber 579 defa okunmuştur.







YORUMLAR