Böl, Parçala, Yönet..

Böl, Parçala, Yönet

Böl, Parçala, Yönet..
12 Ocak 2015 - 09:25
Böl, Parçala, Yönet..
İngilizlerin Kıbrıs’ta uyguladıkları yöntem ve emperyalist güçlerin temel politikasıdır.
Amerikan şirketlerinde çok kullanılan bir yöntemdir. kişiler veya bölümler uyum içinde çalışıyor ve birbirini yeme konusunda efor harcamıyorsa, insan kaynakları bölümü tarafından araya mutlaka bir nifak sokulmakta ve bu kişilerin, bölümlerin çatışması ve rekabeti sonucunda verimliliğin artmasını beklemesidir. Sonucun verimsizlik ve motivasyon düşüklüğü olacağıysa gayet açıktır.
Bu yöntem, Orta Asya’dan günümüze kadar kurduğumuz tüm devletlerin her seferinde yıkılma sebebidir.
Ve sizler, maalesef bölünmek, parçalanmak ve yönetilmek için, farkında mısınız bilemem ama 2015 te yine aynı sebebe kucak açmış koşuyorsunuz.
***
Değerli okurlarım;
Malumunuz, yıllardır sigorta sektörünü mercek altına alıp irdelemeye çalışan, doğrularını yanlışlarını dilimin döndüğü, aklımın yettiğince anlatmaya çalışan gazeteciyim. Tabiri caizse acente dostu, savunucusu olarak ta Kamuoyun da tanıtılırım.
Buradan sizlere sektöre hizmet vermeye, bununla geçimini sağlayan aracı kurumları şikâyet etmek istiyorum.
***
Günlerdir yazılanları, çizilenleri gerek sosyal medyadan, gerekse yazılı ve görsel basından takip ediyorum. Ve görüyorum ki; bazı yırtıcılar mevcut pastayı ellerine geçirmek adına yukarıda bahsettiğim ‘’böl,parçala, yönet’’ gibi seviyesiz, şahsiyetsiz bir yöntemi uygulama çabası içerisine girmişler. Ve ne yazık ki sektör temsilcileri (acente/ bazı STK lar) bu karaktersiz taktiğin içerisine çekilip yıpratılmaya, küçük ve orta ölçekli kurumların ellerinden emeklerinin, ekmeklerinin alınmasına çalışılıyor.
En fazla üzüldüğüm ise bu oyuna alet edilmek istenilenlerin tehlikenin farkında olmamaları.
***
Koskoca bir sektör, 5-10 yırtıcının oturduğu yerden ‘’nasıl yaparız da’’ zihniyeti ile ve maalesef yanlarına aldıkları birkaç kişi, kurum ve kuruluşla, altından kalkılamayacak zorlukları ön plana atıp 100 Binlerin ekmeğiyle, çoluk çocuğunun geleceğiyle oynama çabası içerisine girmişler.
Uzun zamandan bu yana yaptığım tespitler neticesinde ve yine maalesef üzülerek söylüyorum, bu oyunun içerisine çekilmeye çalışılan tanıdığım isim ve şahsiyetler var.
***
Birkaç soru ile devam edelim.
1) Öğrendiğim kadarı ile bu tür zorlayıcı kararların alınmasında o büyük şahsiyetlere kimler destek veriyor, hangi kurumlarla istişare için davet edilip onayı isteniyor. Bu protokolün bir tanımlanması varmıdır?
2) Muhasebeleştirme başta olmak üzere, 5684 ün emrettiği legal şubeleşme konusunda son çıkartılan, son derece de zorlaştırılmış yönetmeliğin yürürlüğe konulmasının altına kimler şifahi ve yazılı destek vermiştir.
3) İki de bir değiştirilen, neredeyse çocuk oyuncağına çevirtilen yönetmelik esaslarında daha buna benzer hangi değişikliklerin çalışmaları vardır?
4) Siz aracı kurumlar bu oyunların devamına daha ne kadar müsaade edeceksiniz?
***
Bu güne kadar yazılıp çizilenlerden beğendiğim birkaç cümle ile sohbeti sonlandıralım.
Musa Yılmaz: ‘’Esas tehlike, işini adabıyla yapan, resmiyete uygun, maksimum 5-10 şubesi olanlar için geliyor. Şubeler kapanacak diyorsunuz ya işte kapanacaksa bunlar kapanacak, baronlara yine bir şey olmayacak. Baronlar da yeni yasayla elleri daha güçlü boşaltılmış meydan da cirit atacaklar, daha fazla acentenin kapatıp kendilerine şube olmasını bekleyecekler’’.
Rıdvan Ali Gürkan: ‘’Bir birleşemeyin. Ve Türkiye’yi bunları yapan 5 şirket istediği gibi yönetsin...
ne geniş mezhebiniz varmış yahu’’.
Ömer Durşen: ‘’bizi cahil koyun sürüsü sanıyorlar. Bizi ezilecek böcek gibi görüyorlar. Arkalarına üç beş çapulcu almışlar her yerde haklı olduklarını haykırıyorlar. Bizi küçümsemelerine izin vermeyin. Allah yar ve yardımcımız olsun’’
İbrahim Demir: : ‘’arkadaşlar gerekirse Danıştay’a veya Anayasa mahkemesine kadar gideceğiz bunun başka bir yolu yok’’
Binnur Aktaş: TÜSİAR, Nkolay gibi güçlü lobilerle, sigorta şirketlerinin haksız ve usulsüz uygulamalarıyla, usulsüz kullanılan programlarla, merdiven altı sigortacılık ile haksız acentelik sözleşmeleri ile düşürülen komisyonlar ile ilgilenerek, tepki gösteriyor ve çözüm arıyor.
Erdoğan Bodur: ‘’Biz burada tartışırken cin acentelere güzel imkânlar vererek satın alma yoluna gitti. İran ve Fransız yatırımcıları şu an İstanbul da 20-30 milyonlarla ismi gizli tutulan büyük acentelerin kapısını aşındırıyor. Bu zatı muhteremler Türkiye’nin paraya ihtiyacı varmış dediler, geldiler. Şirket satın alıp boğazda balık tutacaklar’’
Vs.Vs. Aklınızı başınıza alın. Uçurumun kenarına doğru sürükleniyorsunuz.

 

Saygılarımla

Çetin ERDOĞAN
Bu haber 1101 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum