AH TRAFİK VAH TRAFİK – 1
Selamlar sevgili dostlar, Yeni bir konu ve yeni bir yazı ile yine buradayım
04 Ekim 2016 - 09:34
Selamlar sevgili dostlar,
Yeni bir konu ve yeni bir yazı ile yine buradayım. Bu gün Trafik Sigortaları ve üzerinde dönen tartışmalar üzerine, bende naçizane fikirlerimi paylaşacağım sizlerle. Ancak bu tartışmalar için yazacağım yazı tek yazıyla kalacak bir konu değil. O yüzden bu yazımı, konuya bir girizgah , bir ısındırma yazısı olarak bakın.
Önce hafızamızı tazelemek için azıcık geri gitmemiz gerekecek. (Bilirsiniz çabuk unutan bir millet olduk, o bakımdan diyorum)
Trafik sigortalarıyla ilgili ilk tartışmalar 2012 yılına dayanır. Öncesinde de vardı da ben o kadar eskiye gitmeden hafızaları da fazla zorlamadan yakın tarih olaylarını aldım.
Şöyle ki,
O zaman (2012) sorun, Bankaların ve Plazaların sigortacılık yapmasıydı ve yapmaması için kampanyalar başlatılmış (o zamanda söylemiştim, bunu engelleyemezsiniz, çünkü sigorta işi bir finans işidir ki pek çok bankanın sahibi ya da büyük hissedarı, tabi yurt dışında, ya reasürans şirketleridir ya da sigorta şirketleri) ama pek çok acentenin ilgisini çekmemişti ki,
Ne zaman sigorta şirketleri; acentelerin Trafik Sigortası primlerini düşürdü, yenileme işlerin komisyon primlerini sıfıra çekti, işte o zaman birçok acenteye iğne battı (yakında çuvaldız batacak ama hala pek çok acenteden ses yok, o başka) acenteler galeyana geldi ve sosyal medyada platformlar kuruldu ve sonunda da Ankara’da da sigorta acenteleri bir eylem yapı. 12.12.2012 eylemi. ‘‘Bankalar ve Plazalar Sigortacılık Yapmasın’’ Bu eylemi tertip eden bir de eylem komitesi kuruldu ki o eylem komitesinde ben de vardım. Eylem yapılmadan önce sorun ve çözümü üzerine bir yazı kaleme alıp bunu o zaman Facebook’ta kurulan Özgür Sigortacılar Platformu’nda yayınladım. Yazıyı yayınladığım için STK başkanlarından ve de komitedeki arkadaşlardan da epeyce de bir tepki almıştım. (Olumsuz tabi ki, yazının eylem gurubunun görüşüymüş gibi algılandığını söylemişlerdi ki, yazımın başında yazdıklarımın tamamen şahsi görüşlerim olduğunu ve eylem gurubunu bağlamadığını açık açık yazmama rağmen)
Şimdi aradan dört yıldan uzun bir müddet geçmiş olmasına rağmen, o gün belirtmiş olduğum sorunlar hala olduğu gibi durmakta, ben o gün bu sürecin ilerleyen zamanlarda sigorta acentelerinin aleyhine işleyeceğini ve sonunda birçok acentenin kapanma noktasına geleceğini, ortada bu işi yapan üç beş büyük acente kalacağını, bunların da bir süre sonra ne kadar büyük olurlarsa olsunlar tali acente (o zaman vardı ama 5684 sayılı Sigortacılık Kanunuyla kaldırıldı ki, bana göre bu da hatadır) konumuna düşeceklerini söylemiştim. Yanılmayı o kadar çok isterdim ki, ama maalesef süreç benim öngördüğüm şekilde sürüyor.
Eğer şimdilerde bu devam eden sürece dur demesek, yakında kendi ülkemizde sigorta sektöründe çalışan maaşlı elemanlar haline geleceğiz. Bugün büyük olan ya da şirketler eliyle büyütülen acenteler de aynı konuma gelecek. Sanmasınlar ki bu süreçte, ayakta kalacaklar. Sadece en büyük portföye sahip olan acenteler ki oda üç beş acente olur, onlarda birilerinin ofisi konumuna gelecekler.
Bu haftalık bu kadar yeter. Konuya girişimizi yaptık. Bir daha ki yazım biraz daha teknik ve teferruatlı olup bu sürecin nasıl başladığına yönelik olacak. Eğer uzamasa süreçle ilgili kendi görüşlerimi de yazarım. Baktım uzayacak, affınıza sığınıp son bir final yazısıyla kapatırız konuyu.
Sevgiyle kalın.
Mehmet İSEL
Bu haber 801 defa okunmuştur.







YORUMLAR