Acentelerde 100. Maymun Fenomeni
Yıllar önce bir gazetede okumuştum
23 Haziran 2015 - 10:11
Yıllar önce bir gazetede okumuştum.
Karadeniz'imizin ilçelerinden birinde belediyeye personel alım ilanı dikkat çekiciydi.
"1.82 boyunda ,
95.5 kilo olan,
43.5 ayak numarası
......... lisesi mezunu
......... okulu orta derecede bitiren
......... sertifikasına sahip
idari personel alınacaktır. "
Bu ilan sonucunda ilgili niteliklere sahip eleman işe alınmış .
Ne tesadüf ki,
aranan niteliklere bir tek belediye başkanının yeğeni uyuyormuş..
O gariban da başvuruda bulunmuş ve işe başlamış..
5684 sayılı yasanın hazırlandığı dönem aklıma geldi..
Biz daha,
Ne nedir?
Neyin nesidir?
Niye?
Sorularına cevap ararken.
bir şeyler olmuş bitmişti.
Eksiklikler ve aksaklıklar çoktu..
Bu bir ilk demiştik zamanla düzelir, ve düzeltilir umudunu taşıyorduk.
Önce sustuk,bekledik.....
Olmadı..
Gittik konuştuk ,anlattık.
Yine olmadı.
Düzelen bir şey yoktu aksine her geçen gün kötüye giden daha çok olaylar ile karşılaştık.
Bir kulis toplantısında ..
"Üretimi 400 binin altında olan acenteler kapanmalı"
konuşmalarına inanamamıştık.
Nasıl bir meslek mensubu kendi meslek mensuplarının kapanmasını isteyebilir ki?
Tam tersi olmalıydı..
Bu işi yapan diğer kurumların çalışma alanları ve faaliyetleri kısıtlanmalı Acenteler daha çoğalarak Ülkenin dört bir yanında kaliteli ve kazançlı bir mesleğe ulaşmalıydı.
2010 yılında bu mücadeleyi bireysel başlattık.
ve ...
Acentelerin şova değil, hizmete ihtiyacı olduğunu,
Acentelerin kare kare çekilmiş fotoğraflara değil, esaret altında kalınmış zincirleri kıracak birlikteliğe ihtiyacı olduğunu, .
Acentelerin haklarını cesurca savunacak ve Söke Söke haklarını alacak örgüte ihtiyaçları olduğunu,
Acentelerin grupsal çıkarlara değil, topyekün fayda elde etmelerine ihtiyaçları olduğunu.
Tüm topluma anlatmaya çalıştık.
Peki yıllar geçti ne oldu?
Haksiz rekabet sona erdirilemedi.
Ekonomik ve sosyal gücü kazandiracak örgütlenme yapısı kurulamadı.
Kurumsallaşma , ekonomik ve sosyal güç artırılamadı
Acentelerin hakları top yekün savunulamadı.
Acenteler saygın bir mesleğe sahip olamadı..
Bir çok etkinlik ve farkındalık yaratma projelerini ortaya koyduk. Ama her etkinliğimizde bir grup bizi engellemeye çalıştı.
Kimisinde , TOBB,
Kimisinde , şirketler,
Kimisinde acenteler.
Bizi en derinden yaralayan ise kendileri için mücadele ettiğimiz kesimin kayıtsız ,duyarsız ,suskun , sinmiş ve başkalarının etkisinde olmasıydı.
Her yaptığımız mücadelede nedense NASREDDİN hocanın fil hikayesi gece yattığımızda beynimizden geçerek huzursuz uykulara daldık.
Belediye başkanımızın yeğenine yaptığı torpil gibi bu sektörde yapılan torpiller ile ,, ağızlara çalınan bir parmak balların tadını alanlar ile ,kayıtsız ve duyarsız bir toplum ile MESLEK olama düşüncesi ile yürüyeceğimiz yolun çok zorlu olduğunun bilincindeyiz.
Umudumuzu kaybettik mi?
Yüzüncü maymun fenomenini hatırlayarak
bekliyoruz www.ozgursigortacilar.com
Karadeniz'imizin ilçelerinden birinde belediyeye personel alım ilanı dikkat çekiciydi.
"1.82 boyunda ,
95.5 kilo olan,
43.5 ayak numarası
......... lisesi mezunu
......... okulu orta derecede bitiren
......... sertifikasına sahip
idari personel alınacaktır. "
Bu ilan sonucunda ilgili niteliklere sahip eleman işe alınmış .
Ne tesadüf ki,
aranan niteliklere bir tek belediye başkanının yeğeni uyuyormuş..
O gariban da başvuruda bulunmuş ve işe başlamış..
5684 sayılı yasanın hazırlandığı dönem aklıma geldi..
Biz daha,
Ne nedir?
Neyin nesidir?
Niye?
Sorularına cevap ararken.
bir şeyler olmuş bitmişti.
Eksiklikler ve aksaklıklar çoktu..
Bu bir ilk demiştik zamanla düzelir, ve düzeltilir umudunu taşıyorduk.
Önce sustuk,bekledik.....
Olmadı..
Gittik konuştuk ,anlattık.
Yine olmadı.
Düzelen bir şey yoktu aksine her geçen gün kötüye giden daha çok olaylar ile karşılaştık.
Bir kulis toplantısında ..
"Üretimi 400 binin altında olan acenteler kapanmalı"
konuşmalarına inanamamıştık.
Nasıl bir meslek mensubu kendi meslek mensuplarının kapanmasını isteyebilir ki?
Tam tersi olmalıydı..
Bu işi yapan diğer kurumların çalışma alanları ve faaliyetleri kısıtlanmalı Acenteler daha çoğalarak Ülkenin dört bir yanında kaliteli ve kazançlı bir mesleğe ulaşmalıydı.
2010 yılında bu mücadeleyi bireysel başlattık.
ve ...
Acentelerin şova değil, hizmete ihtiyacı olduğunu,
Acentelerin kare kare çekilmiş fotoğraflara değil, esaret altında kalınmış zincirleri kıracak birlikteliğe ihtiyacı olduğunu, .
Acentelerin haklarını cesurca savunacak ve Söke Söke haklarını alacak örgüte ihtiyaçları olduğunu,
Acentelerin grupsal çıkarlara değil, topyekün fayda elde etmelerine ihtiyaçları olduğunu.
Tüm topluma anlatmaya çalıştık.
Peki yıllar geçti ne oldu?
Haksiz rekabet sona erdirilemedi.
Ekonomik ve sosyal gücü kazandiracak örgütlenme yapısı kurulamadı.
Kurumsallaşma , ekonomik ve sosyal güç artırılamadı
Acentelerin hakları top yekün savunulamadı.
Acenteler saygın bir mesleğe sahip olamadı..
Bir çok etkinlik ve farkındalık yaratma projelerini ortaya koyduk. Ama her etkinliğimizde bir grup bizi engellemeye çalıştı.
Kimisinde , TOBB,
Kimisinde , şirketler,
Kimisinde acenteler.
Bizi en derinden yaralayan ise kendileri için mücadele ettiğimiz kesimin kayıtsız ,duyarsız ,suskun , sinmiş ve başkalarının etkisinde olmasıydı.
Her yaptığımız mücadelede nedense NASREDDİN hocanın fil hikayesi gece yattığımızda beynimizden geçerek huzursuz uykulara daldık.
Belediye başkanımızın yeğenine yaptığı torpil gibi bu sektörde yapılan torpiller ile ,, ağızlara çalınan bir parmak balların tadını alanlar ile ,kayıtsız ve duyarsız bir toplum ile MESLEK olama düşüncesi ile yürüyeceğimiz yolun çok zorlu olduğunun bilincindeyiz.
Umudumuzu kaybettik mi?
Yüzüncü maymun fenomenini hatırlayarak
bekliyoruz www.ozgursigortacilar.com
Bu haber 621 defa okunmuştur.







YORUMLAR