ACENTELER GÜNAH KEÇİSİ DEĞİLDİR..!
Bazı sigorta şirketleri yöneticileri için, son günlerde Acenteler üzerinden politika yapmak en kolay şey olmalı…! Devlet siyasi bir karar ile trafik sigortalarında tavan fiyat uygulaması getirince i
13 Mayıs 2016 - 17:20
Bazı sigorta şirketleri yöneticileri için, son günlerde Acenteler üzerinden politika yapmak en kolay şey olmalı…! Devlet siyasi bir karar ile trafik sigortalarında tavan fiyat uygulaması getirince ilk önce Devlet’e Liberal bir ekonomide bunun yanlışlığını ve zarar sebeplerinizi anlatacağınıza, Acentelerin komisyonlarını düşürüp önce Acenteleri Sonra %130 ortalama fiyat artışı ile az hasar yapan vatandaşı cezalandırdınız. Yıllarca bu ülkedeki şirketlerinizi kötü yöneterek düşük fiyatla rekabet çılgınlığı içerisinde öz sermayelerinizi tükettiniz. Ortaklarınıza da zarar verdiniz. Kimileriniz, giderayak günahlarınıza bir “günah keçisi” bulup içinizi rahatlatmak istiyor olabilirsiniz,bu sizi iyi hissettirebilir ama unutmayın vefasızlık ve nankörlük unutulmaz.!
Bu ülkede, Acenteler sigortacılığın gelişmesi için, kapı kapı dolaşmış “elektrik sigortası” ile “sigorta” farkını bile yıllarca anlatmak için cebelleşmiş durmuştur. Ülkede sigortacılığın gelişmesi için iyi şeyler yapmış ve güven vermiş olsaydınız Türkiye’de sigortacılık Afrika kıtasının bile gerisinde kalmış olmazdı . Son yıllarda Acente gelişimine katkınız ne oldu bir düşünün, sayıları 100 den fazla olan Üniversitelerdeki Sigortacılık bölümünde okuyan gençlere mi destek oldunuz? Yoksa halkı mı bilinçlendirdiniz? Sigortacılık haftalarında bile, kutlama mesajı dışında sigortacılığın gelişmesi için ne katkıda bulundunuz?
Aslında Serdar Gül’e gelene kadar tepki gösterilecek pek çok şey yaşanmış bu kadar çok tepki verilmemişti. O konuda Serdar Gül’e gelene kadar pek çok kişi ve olaya tepki verilmesi gerekirdi. Uzun zamandır, Acentelerin geliri ile itibari ile oynanmış, sigortacılık mesleği sürdürülebilir bir meslek olma sıfatından çoktan çıkmıştır. Sizin eseriniz olan anormal fiyat farklılıkları ile müşteriler gözünde saygınlığı kaybetmiş bir meslek haline gelmiştir. Bu meslek güven üzerine kurulmuş bir meslek olmasına rağmen, Şirketin Acenteye, Acentenin Şirkete, Şirketin vatandaşa güvenmediği Şirketlerin elindeki iki sopayla Komisyon ve prim farklılıkları ile Acentelere ve vatandaşa ayar çekildiği bir pazara dönüşmüştür.
Kapitalist ülkelerin az gelişmiş ülkelere yaklaşımı gibi hep bir ayar vermek hep bir had bildirmek egosu içinde olmak sizi bu insanı ilişkileri yüksek duygusu ve duygusallığı ile nam yapmış misafirperver ülkede vicdanınızı rahat bırakmaz.
Siz hiç düşündünüz mü?
Bu ülkede kaç acente sahibi borçlarını ödeyemediği için intihar etmiştir?
Kaç acentenin baba yadigarı evi sigorta şirketince borçtan icradan satılmıştır?
Kaç tanesi şu an bankaların kucağında kredi borçları ile cebeleşiyor.?
Biz Acenteler yılda alamadığımız ne kadar alacağımıza çizik attığımızı biliyor musunuz?
Kiramızı, Elektiriğimizi, Personel maaşlarını, asla masraf ettiğimiz halde gösteremediğimiz giderler sonucu Devlete ödediğimiz gelir veya kurumlar vergisini biliyor musunuz? Emin olun biz Acentelerin ödediği vergilerin toplamı hepinizin ödediği vergilerden toplamından daha çoktur.
Anadolu’da Trafik sigortası satmak ne demektir biliyor musunuz? Asla küsuratlar acenteye ödenmez. 525 TL tutan trafik sigortası primi bir iki ay sonra parça parça 500 TL ödenir de Acente gıkını çıkartmaz…
Gecenin 3 ünde acenteyi arayıp “hasar yaptık gel zaptı tut” derler.
Bir tane trafik yada DASK yada herhangi bir poliçeyi kargoya vermeden elden götürmek zorunda kalırlar.
Sizin insana dokunmayı unuttuğunuz ortamlarda acenteler her an dokunurlar…Düğünlerde cenazelerde hep yanlarında olurlar, yardımlaşmayı gösterirler
Sigortacılık sizin için bir “rakam” Acente için ise bir “güven” işidir…
Şirketlerde çalışıp daha sonra emekli olduklarında “biz en iyisi acente olalım bu iş tatlı bir iş” diyen insanların bu mesleğe girdiklerinde dumura uğramaları o yüzdendir. “Ne kadar zor bir işmiş bu Masanın diğer tarafından böyle görmüyorduk” derler. Sizde duymuşsunuzdur. Geçmişte Acente kurmuş ve başarılı olamamış , hatta batmak üzere olan kişiler Acenteliklerini kapatmış, daha sonra Sigorta şirketlerde Genel müdür bile olmuşlardır.
Acente olmak çok fazla meziyet gerektirir.
Her şeyden önce nazik olacaksın, saygın olacaksın, güvenilir olacaksın, finans yönetimini bileceksin, halkla ilişkilerden anlayacaksın, risk yönetimi bileceksin,psikolog olacaksın, Sosyolog olup toplumu iyi analiz edeceksin, futboldan ve siyasetten anlayacaksın… Sen acente olarak o nabzı tutmazsan hasarı olduğu zaman bir psikolog gibi onu sakinleştiremezsen bu toplumda iş yapman zordur.
O masalarda oturup da Avrupai eğitimlerinizle bu toplumu anlamak gömlek biçmek size başarıya taşımaz. Bu gün her üretimin %60 ‘nı üreten, sizin en büyük müşteriniz ve kaynağınıza vefasızlık ederseniz kendi bindiğiniz dalı keseceğini ı unutmayın… Sizin o internetten satış kanalınız biraz önce saydığım şeyleri yapması çok zor. Türkiye buna en az bir 10 yıl daha hazır değildir.
Bakın bir de, bu ülkede ne kadar çok sigorta şirketi yabancılara satılmışsa yabancılar o milyon dolarların büyük kısmını Acente ağı ve üretimleri için vermiştir. O rakamlardan Acenteyi çıkarttığınızda geriye değeriniziz de epey azalma olacağını göreceksiniz.
Her işte bir hayır vardır, Serdar Gül konuştu kendisine yazık oldu. Ama sektör için yeni bir fırsat doğmuş da olabilir. Beni tanıyanlar bilirler, benim reformist bir kişiliğim vardır. Birlikte ülke sigortacılığı için çok şey yapabileceğimize inanan biriyim. Yazıyı bu anlamda okuyun derim. Bu yazı gelecek stratejilerini ve söylemlerini gözden geçireceklere bir tespit yazısıdır. Katılmayanlar için söyleyebilecek bir şeyim yok. Kendilerine şimdiden geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Saygılarımla,
Eyyup ÇELİK
11/05/2016 iSTANBUL
Bu ülkede, Acenteler sigortacılığın gelişmesi için, kapı kapı dolaşmış “elektrik sigortası” ile “sigorta” farkını bile yıllarca anlatmak için cebelleşmiş durmuştur. Ülkede sigortacılığın gelişmesi için iyi şeyler yapmış ve güven vermiş olsaydınız Türkiye’de sigortacılık Afrika kıtasının bile gerisinde kalmış olmazdı . Son yıllarda Acente gelişimine katkınız ne oldu bir düşünün, sayıları 100 den fazla olan Üniversitelerdeki Sigortacılık bölümünde okuyan gençlere mi destek oldunuz? Yoksa halkı mı bilinçlendirdiniz? Sigortacılık haftalarında bile, kutlama mesajı dışında sigortacılığın gelişmesi için ne katkıda bulundunuz?
Aslında Serdar Gül’e gelene kadar tepki gösterilecek pek çok şey yaşanmış bu kadar çok tepki verilmemişti. O konuda Serdar Gül’e gelene kadar pek çok kişi ve olaya tepki verilmesi gerekirdi. Uzun zamandır, Acentelerin geliri ile itibari ile oynanmış, sigortacılık mesleği sürdürülebilir bir meslek olma sıfatından çoktan çıkmıştır. Sizin eseriniz olan anormal fiyat farklılıkları ile müşteriler gözünde saygınlığı kaybetmiş bir meslek haline gelmiştir. Bu meslek güven üzerine kurulmuş bir meslek olmasına rağmen, Şirketin Acenteye, Acentenin Şirkete, Şirketin vatandaşa güvenmediği Şirketlerin elindeki iki sopayla Komisyon ve prim farklılıkları ile Acentelere ve vatandaşa ayar çekildiği bir pazara dönüşmüştür.
Kapitalist ülkelerin az gelişmiş ülkelere yaklaşımı gibi hep bir ayar vermek hep bir had bildirmek egosu içinde olmak sizi bu insanı ilişkileri yüksek duygusu ve duygusallığı ile nam yapmış misafirperver ülkede vicdanınızı rahat bırakmaz.
Siz hiç düşündünüz mü?
Bu ülkede kaç acente sahibi borçlarını ödeyemediği için intihar etmiştir?
Kaç acentenin baba yadigarı evi sigorta şirketince borçtan icradan satılmıştır?
Kaç tanesi şu an bankaların kucağında kredi borçları ile cebeleşiyor.?
Biz Acenteler yılda alamadığımız ne kadar alacağımıza çizik attığımızı biliyor musunuz?
Kiramızı, Elektiriğimizi, Personel maaşlarını, asla masraf ettiğimiz halde gösteremediğimiz giderler sonucu Devlete ödediğimiz gelir veya kurumlar vergisini biliyor musunuz? Emin olun biz Acentelerin ödediği vergilerin toplamı hepinizin ödediği vergilerden toplamından daha çoktur.
Anadolu’da Trafik sigortası satmak ne demektir biliyor musunuz? Asla küsuratlar acenteye ödenmez. 525 TL tutan trafik sigortası primi bir iki ay sonra parça parça 500 TL ödenir de Acente gıkını çıkartmaz…
Gecenin 3 ünde acenteyi arayıp “hasar yaptık gel zaptı tut” derler.
Bir tane trafik yada DASK yada herhangi bir poliçeyi kargoya vermeden elden götürmek zorunda kalırlar.
Sizin insana dokunmayı unuttuğunuz ortamlarda acenteler her an dokunurlar…Düğünlerde cenazelerde hep yanlarında olurlar, yardımlaşmayı gösterirler
Sigortacılık sizin için bir “rakam” Acente için ise bir “güven” işidir…
Şirketlerde çalışıp daha sonra emekli olduklarında “biz en iyisi acente olalım bu iş tatlı bir iş” diyen insanların bu mesleğe girdiklerinde dumura uğramaları o yüzdendir. “Ne kadar zor bir işmiş bu Masanın diğer tarafından böyle görmüyorduk” derler. Sizde duymuşsunuzdur. Geçmişte Acente kurmuş ve başarılı olamamış , hatta batmak üzere olan kişiler Acenteliklerini kapatmış, daha sonra Sigorta şirketlerde Genel müdür bile olmuşlardır.
Acente olmak çok fazla meziyet gerektirir.
Her şeyden önce nazik olacaksın, saygın olacaksın, güvenilir olacaksın, finans yönetimini bileceksin, halkla ilişkilerden anlayacaksın, risk yönetimi bileceksin,psikolog olacaksın, Sosyolog olup toplumu iyi analiz edeceksin, futboldan ve siyasetten anlayacaksın… Sen acente olarak o nabzı tutmazsan hasarı olduğu zaman bir psikolog gibi onu sakinleştiremezsen bu toplumda iş yapman zordur.
O masalarda oturup da Avrupai eğitimlerinizle bu toplumu anlamak gömlek biçmek size başarıya taşımaz. Bu gün her üretimin %60 ‘nı üreten, sizin en büyük müşteriniz ve kaynağınıza vefasızlık ederseniz kendi bindiğiniz dalı keseceğini ı unutmayın… Sizin o internetten satış kanalınız biraz önce saydığım şeyleri yapması çok zor. Türkiye buna en az bir 10 yıl daha hazır değildir.
Bakın bir de, bu ülkede ne kadar çok sigorta şirketi yabancılara satılmışsa yabancılar o milyon dolarların büyük kısmını Acente ağı ve üretimleri için vermiştir. O rakamlardan Acenteyi çıkarttığınızda geriye değeriniziz de epey azalma olacağını göreceksiniz.
Her işte bir hayır vardır, Serdar Gül konuştu kendisine yazık oldu. Ama sektör için yeni bir fırsat doğmuş da olabilir. Beni tanıyanlar bilirler, benim reformist bir kişiliğim vardır. Birlikte ülke sigortacılığı için çok şey yapabileceğimize inanan biriyim. Yazıyı bu anlamda okuyun derim. Bu yazı gelecek stratejilerini ve söylemlerini gözden geçireceklere bir tespit yazısıdır. Katılmayanlar için söyleyebilecek bir şeyim yok. Kendilerine şimdiden geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Saygılarımla,
Eyyup ÇELİK
11/05/2016 iSTANBUL
Bu haber 620 defa okunmuştur.







YORUMLAR