42 YILDA BİR ARPA BOYU YOLMU ALDIK YOKSA OKYANUSLARIMI AŞTIK - 1

42 YILDA BİR ARPA BOYU YOLMU ALDIK YOKSA OKYANUSLARIMI AŞTIK - I Bir akademisyenin kitap arşivinin gelecek nesiller için ne kadar önemli olduğu Cemil Meriç’in           “Kitaptan değil, kitapsızlıktan

16 Haziran 2014 - 10:13

42 YILDA BİR ARPA BOYU YOLMU ALDIK YOKSA OKYANUSLARIMI AŞTIK - I


Bir akademisyenin kitap arşivinin gelecek nesiller için ne kadar önemli olduğu Cemil Meriç’in           “Kitaptan değil, kitapsızlıktan korkmalıyız” sözü ile daha anlamlı hale geldiği kaçınılmaz bir gerçek olarak önümüze çıkmaktadır. Akademisyenler ( özellikle sosyal bilimciler ) sadece kendi çalışma alanlarına özgü kitapların yanında edebiyat, tarih, siyaset, sosyoloji, psikoloji alanındaki kitapları da okumalıdır ki toplumun ahengini anlayabilsin. Bilim dünyasında günümüzden önce eserler incelenmelidir ki toplumların ilerleme hızı belirlenerek gelişmişlik düzeyi iyi analiz edilmelidir.  Ben de bu yazımda günümüzden 42 yıl önce Ticaret Bakanlığı, Sigorta Murakabe Kurulu Başkanlığı, Sigorta Kursları Müdürlüğü, Milli Reasürans Şirketi ile Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliğinin ortaklaşa düzenledikleri seminerin tutanaklarını sizlerle paylaşacağı ve günümüzde sektörün aşağıdaki yazıda belirtilen konuları ne kadar yerine getirdiğini ve getiriliş zamanları konusunda siz değerli okuyucuları düşündürmeye ve çözümleri yeniden şekillendirme de neler yapılabileceğini sizlere bırakarak tutanak yazılarına geçiyorum.

Sigorta endüstrimizin gelişim ile ilgili sorunların sigortalılar, sigortacılar ve bilim adamları arasında ve kamuoyu önünde tartışılmasını sağlamak amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından 16-20 Ekim 1972 tarihinde İstanbul’da “Sigortacılığın Geliştirilmesi Semineri” düzenlenmiştir. Seminerin ilk gününde 5 bildiri ele alınıyor ancak biz ele alınan iki bildiri üzerinde duracağız. Bunlardan ilki “Sigorta Kavramının Topluma ve Bu Yolla Kamu Özel Sektöre Düşen Görevler ve Alınması Gerekli Tedbirler” başlıklı bildire de Türkiye Sigorta İstihsalcileri Federesyonun görüşleri şu şekildedir.

1-Sigorta kavramının topluma tanıtılma sorunu: Gerek kamu ve gerek özel sektör sigorta şirketlerinin bu yolda tatmin edici bir faaliyetleri görülememiştir. Ancak her sigorta şirketi kendi görüş ve imkânlarıyla alelade reklamlarla ( Sigortayı değil ) kendi şirketlerini tanıtmak çabasını göstermektedirler. Oysa bu kabil reklamlarla sigortanın esasının topluma tanıtılmasına imkân bulunmadığı kanısındayız.

2- sigorta şirketlerinin bir meta satıcısı ve ilancısı gibi reklam yapmaları bizce sakıncalıdır ve sigortacılığın ciddiyetini kabili telif değildir. Sigorta bir emniyet ve itimat müessesesidir, bugün memleketimizde bir tarife rekabeti mevzubahis olmadığına göre bu kabil reklamların sigortayı topluma tanıtmasında bir fayda sağlayacağına kani değiliz.  Sigortada rekabet ancak servis ile olduğuna göre bu da reklamla değil, tatbikatla tezahür eder. Görüşümüz sigortanın topluma tanıtılmasında eğitime önem vermek icapettiğidir.

3- Kanaatimize göre sigortanın topluma tanıtılma keyfiyetinin şirketlerin ayrı, ayrı reklamlarıyla değil tüm olarak sigortanın faydalarını izah eder mahiyette toplu şekilde bir propaganda kampanyası ile ele alınması yararlıdır.

İstanbul Ticaret Odası görüşleri ise; Sigortanın topluma anlatılmasında Devletin de vazifesi vardır.

1-      Mektep kitaplarına sigortanın konmasına

2-      R vaz’ı

3-      Sigorta Haftası adyo ve Televizyonda devamlı uyarış

4-      Yüksek Ticarette ödüller tertibi
Bu haber 646 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum