NE İSA ya NE MUSA ya YARANDIN

      Ey Acente! Hep arafta kaldın ne cenneti gördün ne cehennemi, ne uzadın ne kısaldın hep tırmaladın

 

 

 

Ey Acente!

Hep arafta kaldın ne cenneti gördün ne cehennemi, ne uzadın ne kısaldın hep tırmaladın...

Netice...

Ne şirkete ne müşteriye yarandın.

Nasıl bir kaderimiz varmış arkadaş hiç mi yüzümüz gülmez.

Son Zamanlarda yaşadıklarımızı göz önüne getirdiğimizde pişmiş tavuktan hallice olduğumuz aşikar.

Yıllarca insanlara sigortanın gerekliliğini mutlaka bu sisteme dahil olarak mallarını ve Canlarını ekonomik olarak korumak adına sigorta yaptırmaları konusunda birey birey neredeyse sigortacılık eğitimi vererek sigortacılık bilinci oluşturduk. Neticede pazarın belli bir büyüklüğe gelmesinde acenteler olarak çok ciddi rol oynadık. Hali hazırda %70 pazar payı acentelerin. Sektörün görünen yüzü olarak neredeyse tüm hamaliye işlerini üstlendik. Gerektiğinde şirketi ve müşteriyi finanse ettik. Hasarın en başından en sonuna kadar takip ederek şirketimizin ve müşterimizin haklarını koruduk. Şirketlerin yöneticileriyle bir araya geldiğimizde bıkmadan usanmadan işin aksaklıklarını anlatarak düzeltilmesi için mücadele ettik. Nerde hata yaptık da bu kadar çabuk gözden çıkartılan bir meslek olduk acaba?

Asıl işimiz şirketlerin ürünlerini pazarlamak. Saydığım angarya işlerle uğraşmaktan asıl işimizden git gide uzaklaştık.

 

 

Son zamanlarda da ülke gündemini meşgul eden iki konu var terör ve trafik sigortaları...

 

İşi gücü bıraktık sadece trafik sigortalarıyla uğraşır hale geldik. Hep ezilen hep arada kalan biz mi olacağız. Müşteriden azar işiten, sektörün neredeyse teknik analizini istisnasız tüm müşterilere anlatmak zorunda kalan, çarpık fiyatlamalar yüzünden mevcut müşterilerini kaybeden tüm bunların yanı sıra komisyonları kuşa çevrilen yine acenteler olarak biz olduk.

Yapılan tüm mücadele tabii ki ekmeğimizin ve meslek ahlakımızın gereği. Ama gel görki şirketler acımadan üstümüze gelmeye devam ediyorlar. Düşürülen komisyonlarla bir acentenin hayatiyetini devam ettirmesi imkansız. Acenteleri bu şekilde presleyerek  hiç bir netice alınmayacağını şirket yöneticilerinin görmesi lazım.

Top yekûn mücadele ile sektörü dünya ortalamalarına yükseltebiliriz. Eğer plan acentenin kadük olduğu alternatif diğer dağıtım kanallarının dominant olduğu bir sektör ise kimse kusura bakmasın büyük yanılgı içindedirler. Türk toplumunun alışveriş kültürü ne kadar değişirse değişsin sigorta poliçesini bire bir dokunarak satın almaktan vazgeçmeyecektir.

Amerika'da internetten fiyat araştırması yapan her 100 sigortalıdan 60'ı poliçesini acenteden satın alıyor. Amerika'da bile hal böyleyken acenteyi pasifize etmek hangi akla hizmet etmektedir. Tüm sektör yöneticileri şunu anlamalıdır acentenin merkeze konulmadığı hiç bir çözüm sonuç getirmeyecektir.

Selim BALIKÇI

TÜSAF YK. ÜYESİ