ANLATABİLİYOR MUYUM ?

Mevlana der ki; Sen ne söylersen söyle,  söylediğin ,  karşındakinin anladığı kadardır


Mevlana der ki; Sen ne söylersen söyle,  söylediğin ,  karşındakinin anladığı kadardır.


Peki  buradan ne anlam çıkaralım?  Karşımdaki mi   bilgisiz!?  Ben mi doğru anlatamıyorum!? Genelde hep karşımızdakini  suçlayan ve  ‘’Beni anlamıyorsun’’  deme  alışkanlığımız  var. Konuşurken  de   ‘’Anlatabiliyor muyum ‘’ yerine  ‘’ Anlıyor musun’’ sorgulamasını  yaparız.  Bilerek  ya da bilmeyerek.. Oysa  herkesin  kendine  göre  bir  aklı, bilgisi, birikimi var elbette.  Hayıııır. En akıllı  benim, her şeyi en iyi ben bilirim,  ben yaparım ve yaptırırım Egosu bunu kabul etmemizi hep zorlaştırır.


‘’ Sen beni anlamıyorsun’’ la başlayan cümleler en sonunda ‘’ Zaten sen ne bilir sinki? Hiçbir zaman beni anlamadın ki ‘’ lerle devam eder gider. Sonuç; Sıkı bir tartışma hatta daha ileriye giden Kavga….


İşte  İLETİŞİM  kurma  becerisi  burada  önem  kazanır.  Sorun sadece anlattıkların ya da  anlaşılmakla  ilgili  değil  aslında.  Ses tonun, kullandığın kelimeler ,  söyleyiş şeklin, vücut dilin, kurduğun göz teması hepsi  doğru anlaşılmak adına önemlidir. Her şeyi bilmek zorunda   da değiliz. Fikrimizi bu şekilde doğru paylaşabilir ve karşımızdakinin de düşüncelerini  dinleyerek  aynı  fikirde  olmasak bile mantık süzgecinden geçirip   ‘’ Evet haklı olabilirsin  ben bu şekilde  hiç düşünmemiştim’’ deme olgunluğuna erişirsek         anlamak ve  anlaşmak  üzerine  ciddi  yol  almışız  demektir.


HZ ALİ ‘’ bana bir kelime öğretenin kırk yıl kölesi olurum ‘’ demiş.


Hayatımızın her döneminde  Öğrenciyiz aslında. Kendimizi yenilemedikçe,  yeniliklere açık olmadıkça  gelişemeyiz.  Sevsek te, sevmesek te, bilsek te,bilmesek  te  öğrendiğimiz her yeni bilgi bizi  farklı pencerelerden de  bakarak , kendi akıl ve mantık süzgecinden geçirip,  en uygun ve doğru  pencereden bakmamızı kolaylaştıracaktır.  Bu bizim seçimimiz olacaktır.


Artık   günümüzde herkes kendini  BİLİRKİŞİ  olarak  görmeye başladı. Aynı fikirde değilseniz de ‘’ Ne anlarsın’’ la suçlanmak  kaçınılmaz oldu.


Anlıyorum . Hem  de çok iyi anlıyorum.  Peki  , Sen beni anlıyor musun?


Dinlemiyorsun ki Anlayasın.!  Konuşmama  izin ver. Derdimi, fikrimi, düşüncelerimi ve  hatta eleştirilerimi   dinle. Belki senin  için farklı ve çok daha iyi bir pencere açacağım. Şimdiye kadar hiç görmediğin fark etmediğin bir manzarayı görebilirsin!!  Kim bilir!!!?  Lider olmak hep en iyiyi , en doğruyu bilmek anlamına gelmez. Sana inanan,  güvenen, destek olmak isteyenleri de dinlemek ve anlamaktır önemli olan.


Pes etmeden, korkmadan, özgürce ama en doğru ve anlaşılır bir üslupla konuşalım.   ‘’ Bir elin nesi var, İki elin sesi var.’’ Çok seslilik renktir, ahenktir, doğru yönetirseniz de  muhteşem bir etki yaratır. Yeter ki yöneten iyi yönetsin.


Kim bilir, belki bir gün….!


M. JALE BAYAV


OĞUL SİGORTA ACENTELİĞİ