YUVARLANAN TAŞ YOSUN TUTMAZ
Yuvarlanan taş yosun tutmaz ! demişler sanırım bizim geleceğimizi görmüşler, Biraz uyarlama yapacak olursak, son 6 yılı aşkın acenteler sanki okyanusta birer taka gibi tutunacak yer arıyorlar, biriler
Yuvarlanan taş yosun tutmaz ! demişler sanırım bizim geleceğimizi görmüşler,
Biraz uyarlama yapacak olursak, son 6 yılı aşkın acenteler sanki okyanusta birer taka gibi tutunacak yer arıyorlar, birileri çıkıyor ben sizin güvencenizim diyor bana güvenin diyerek ortaya çıkıyor, her geçen gün iyice azıtan dalgalarla boğuşan emektarlar burada başka bir ata sözü daha devreye giriyor " denize düşen yılana sarılır " yılan olduğunu bile bile tutunmak zorunda kalıyor, en azından batmamak için yılanın yılanlığını yapıp zehrini enjekte edene kadar zehir bünyeyi felç edene kadar biraz daha nefes alayım diyor, yılan bu programlandığı gibi davranıp kendisine sarılanı sokuyor, yani yanıltmıyor.
Diğer taraftan sarıldıkları güçlü kuvvetli gördükleri taş ise kof çıkıyor, yerini beğenmeyip başlıyor yuvarlanmaya, kendisi yuvarlanırken ona bel bağlamış acenteler tekrar okyanus canavarlarına yem olarak terk ediliyor. Yerindeki ağırlığının farkına varamayan taş ise bir meçhule doğru sürüklenmeye başlıyor, bundan sonra kendisine güvenenlere hayır gelmez, belli ki mevcut durumdan tatmin olmayıp kendini kurtarmanın derdine düşmüş. O her yuvarlandığında yıpranıp deforme olup ufalanıp küçülüp yok olmaya mahkumdur.
Peki ya halen okyanusta köpek balıklarına yem olmamak için çırpınanlar ne olacak, madem bu insanları terk edecektin neden adres benim diyerek umut oldun, neden insanları kandırdın, neden bireysel menfaatın için binlerce insanı hayal kırıklığına uğrattın, neden kaypak zemin olan siyaseti seçtin, maden böyle bir düşüncen vardı neden, okyanusta köpek balıklarının önüne atılan acentelerin en etkili organının başına talip oldun, neden insanların geleceği ile oynadın, seçilirken önümüzdeki seçim tarihi belli iken neyin hesaplarını yaptın. Bireysel olarak tercihlerin kimseyi bağlamaz, ama bulunduğun kurum olarak hesap vermek zorundasın, sana güvenen senin için imkansızlıklarını zorlayıp sandık başına gidenlere saatlerce doğru karar vermek için fikir tartışanlara hesap vermek zorundasın.
Diğer taraftan, okyanusta yem olmaya mahkum acenteler aslında bunların ipe sapa gelir tutulur bir yanlarının olmadığını 2013 yılında fark ederek " sigortacılığı işi sadece profesyonel sigortacılık olan acenteler yapmalıdır " diye bir imza kampanyası başlattılar, bu kampanya ya 2 yılda 1600 ye yakın boğulmak istemeyen emekçi imza verdi, destek istedi, fakat sektörün öncüleri olan bazıları imza vermemişken imza verenlerin imzalarını geri çekmelerini talep ettiler, ne yazık ki şimdi aynı kişiler aynı amaç için kendileri bir imza kampanyası başlattılar.
Bir önceki ve halen yürülükte olan imza kampanyasının neyini beğenmediniz de yenisini başlattınız, madem dik duralım, sağlam duralım birlik beraberlik içinde olalım diyorsunuz da neden söylediklerinizi kendiniz uygulamıyorsunuz, eğer ciddiyseniz sizin yapmanız gereken mevcut kampanyayı destekleyerek daha da çok kişiye ulaştırıp temeli var olan yapıyı tamamlamak olmalıydı, ama siz her zaman ki gibi, ben daha iyisini yaparım ben önde olmalıyım egolarınızdan bir türlü kurtulamadınız, işin özü imza kampanyasının da içine ettiniz, şu anda sanırım üç ayrı aynı amaca hedeflenen imza kampanyası var, sizin eseriniz.
Son olarak bazı kendini bilmez çakallar, beni ve bağlı bulunduğum kurumu bilinçli olarak hedefe koymaya çalışıyor, alakamız olmayan konular için, onlara söyleyeceğim önlerindeki kemiğin kıymetini bilmeleri. Şahsım ve bağlı bulunduğum kurum hiç bir emekçinin kazanılmış hakkının gaspına razı gelmez, işini adabıyla dürüstçe yapanlara karşı gelmez, tam tersine desteklemektedir. Yine şahsım be bağlı bulunduğum kurum hiç kimsenin ne yanında ne de karşısında değildir, sadece doğrulara destek verdiğimiz gibi yanlışların da karşısında kararlılıkla durmaktadır ve öyle devam edecektir.
Son olarak okyanustaki köpek balıklarına yem olmamak için bizim çok güçlü ve sağlam kayaya ihtiyacımız var, şu anda sektör ipleri kesilmiş okyanus dalgalarında kaderine terk edilmiştir, adeta avcılara buyurun parçalayın denmiştir.
Musa YILMAZ