TRAFİK SİGORTASI AMACINDAN UZAKLAŞIYOR MU (!)
Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü'nün fiyatları serbest bırakmasının sonuçları olarak sektördeki sorunlar artmıştır
Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nün fiyatları serbest bırakmasının sonuçları olarak sektördeki sorunlar artmıştır.
Fiyat serbestîsi olarak adlandırılan bu durum sigortacılık sektöründe infiale sebebiyet vermektedir. 19 milyon civarında aracın % 24 gibi bir oranının ( 4 milyon civarında aracın ) zorunlu trafik sigortası olmadan yollarda gezdiğini bilmek yeteri kadar huzursuzluk vermektedir. Bu durumun sonuçlarını açarsak;
1. Sigortasız araçların diğer araçlara verdiği maddi hasarlar güvence hesabı sorumluluğunda olmadığından bu araçlardan zarar gören araçların maddi hasarları sıkıntılıdır. Eğer zarar veren araç sahibinin ekonomik gücü yoksa ya da bu maddi imkânlarını elinden bir şekilde çıkarmış ise zarar gören araç sahibi zararını tazmin edememektedir. Hâlbuki 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 14. maddesi (d) fıkrasında Bakanlar Kurulu tarafından kişilerin maddi tazminatlarının da Güvence Hesabı kapsamına alınabileceği belirtilmiştir.
2. Sigortasız araç sahiplerinin bir kısmı ekonomik sıkıntıdan bir kısmı ise araç üzerine konulan yakalama kararı nedeniyle ya da farklı herhangi bir sebepten sigortasını yaptırmamaktadırlar. Bu araç sahipleri sigortalarını yaptırmadıkları süre içinde diğer araç sahiplerinin güven içinde yolculuk yapmalarını engellemektedir.
a) Özellikle zorunlu trafik sigortası karşı tarafın hasarını ödemek üzere oluşturulmuş bir sigorta türü iken kişinin borcu yüzünden sigortasını yaptırmasına müsaade etmemek sigortanın özüne aykırıdır. Borç ilişkisi ayrı sigorta yaptırmak ayrı yükümlülükler doğurmaktadır. Bu hususun dikkate alınmadan sadece araç üzerine konan yakalama kararının sigortayı engellemesi diğer araç sahiplerinin hukukunun çiğnenmesi sonucunu doğuracaktır. b) Sigortasız geçen her ay için % 5 oranında poliçe fiyatına eklenecek olan idari para cezası zaten ödeme güçlüğü içindeki araç sahibini biraz daha zor duruma koyacaktır. Bu tutarın poliçe fiyatının % 50 sine kadar yükselebilmesi sıkıntıyı daha da arttıracaktır. Bu tutarın ya Güvence Hesabına devri yapılmalı ya da Hazine Müsteşarlığına irat kaydedilmelidir.
c) Sigortasız yakalanan araçların Yediemin denetiminde muhafaza edilmesi ve günlük park ücreti ve yediemin ücreti bu araç sahibini biraz daha yormaktadır. Ülkemizdeki asgari ücretin seviyesi ve gelir seviyesindeki dengesizlik nedeniyle birçok şahıs bu saydığımız sıkıntıları yaşamaktadır.
3. Fiyat serbestîsi getiren Hazine Müsteşarlığı araçların üst teminat limitlerini ise sınırlı tutmaya devam etmektedir. Bu şu anlama gelmektedir. Kişi başına tazminat tutarının her yıl hazine müsteşarlığınca belirlendiğini biliyoruz. 30 kişilik bir otobüste yolcuların tamamının tam tazminat hak edecek derecede hasara uğradığını varsayarsak kişi başına destekten yoksun kalma teminat limiti olan 268.000TL, araç başına 268.000TL *30= 8.040.000 TL olması demektir. Hâlbuki Hazine Müsteşarlığı bu otobüsün kaza başına teminat limitini 5.700.000 TL olarak belirlemiştir. Böyle bir kaza durumunda sigorta teminatı kişiler arasında pay edilecek ve herkes belli bir oranda az tazminat alacaktır. Bu orana daha tedavi giderleri de eklenmemiştir. Tedavi giderleri teminatı da eklendiğinde bu tutarlar iki katına çıkmaktadır. Sonuç olarak teminat limitlerinin yetersiz olduğu ortaya çıkmaktadır. Madem serbest fiyatlandırma var bu neden sadece sigortalıları bağlamaktadır? Serbest fiyatlandırma sonucu teminat limitinin sınırsız olması sağlanabilirdi. Sigorta şirketleri için söz konusu olunca özel sektör kuralları deyip geçiştirilmektedir.
4. Bunlarla beraber trafikte dolaşan ve tüm araçları tehlikeye koyan elektrikli araçlar, motorlu ya da motorsuz bisikletler de kontrol altına alınmalıdır. Ya bu tür araçlar karayoluna alınmamalı ya da sigortası yaptırılmalıdır. Sonuç olarak zorunlu sigortaların amacına uygun ve sigorta mantığı ile ele alınması ve vatandaşın hukukunu koruyacak şekilde revize edilmesi gerekmektedir. Geleneğimizi bozmamak adına bu hususlarda düzenlemeleri Hazine Müsteşarlığının dikkate almayacağını peşinen düşünerek Sayın Başbakanımızı ve bürokratlarımızı Göreve davet ediyoruz.
Sigortacılık sektöründe sıkıntılar var ve bu durumun acil olarak ele alınması gerekmektedir.
Saygılarımla….
Bekir KAYA
Güvenceder Başkanı