TEKLİF PAZARI

  Teklif pazarı Eline bir ruhsat alan, yada bir poliçe kağıdı alan kapı kapı fiyat araştırması yapıyor, nerede daha uygun yaptırabilirim in derdinde, tüketici gözüyle bakıldığında haklı gibi duru

 

Teklif pazarı



Eline bir ruhsat alan, yada bir poliçe kağıdı alan kapı kapı fiyat araştırması yapıyor, nerede daha uygun yaptırabilirim in derdinde, tüketici gözüyle bakıldığında haklı gibi duruyor, bu haklı arayış bazen abdest bozmuyor da değil, mesela adamın 1985 model kartalı var, bir çok acenteyi geziyor fiyatlar yüksek, sonra öyle bir bitirim acenteye denk geliyor ki, işte abdestin bozulduğu yer, 1985 model kartal oluveriyor sana 2012 model, fiyatta yerlerde, müşterinin de işine geliyor, benim elimde yasal poliçe var diyor, bitirim acentede zaten abdest tutmaz bir yeriyle günü kurtarmanın peşinde, bir de işini adabıyla yapanlar da işi bilmez pahalıcı oluveriyorlar. Hani şu yerden yere vurduğumuz bankalardaki teklif uygulaması, yani kredi alacaklara uyguladıkları sistem var ya sıkıysa banka banka gez kredi teklifi al bakalım, bir banka senin başka kaç bankaya kredi talebinde bulunduğunu görüyor ve bu adam o kadar bankadan kredi alamamış diyerek sana bakış açısını anında değiştiriyor, ya ekstra bindirmelerle sana dayıyor, yada baştan şutluyor, bu verileri merkez bankasından transfer ediyor, öyle güçlü bir sistemleri var.
Yani kuruma yakışır kurumsallığın gereklerini eksiksiz uyguluyorlar. Bizdeki bu başı boşluk durumu, denetimsizlik durumu, satsın da nasıl satarsa satsın uygulaması, buna tüm yetkililerin vurdumduymazlığı, meslek olmak için çaba harcanırken adeta illet sürüsüne dönüştürüldüğü, kamuoyunda her geçen gün dahada basitleştirildiği, itibarsızlaştırıldığı, müşterisinden acentesine, şirketinden yetkili mercilere kadar, güvensizliğin diz boyu olduğu potansiyel dolandırıcılık etiketinden adeta kurtulmak için zerre çabanın gösterilmediği, tam tersine körüklendiği bir işi yapmaya çalışan acente meslektaşlarım bir toplulukta sigortacıyım demeye utandığı bir işi yapmaya çalışarak her türlü düzenbazlığın uygulamalı okulunda çırpınıp duruyoruz.
Ekranlarda yazılı veya görsel medyalarda uzaktan şatış çığlıkları atanlar, onları destekleyenler, onlara göz yumanlar, düpedüz vatandaşı kazıklıyorlar, kandırıyorlar, doğruyu söylemiyorlar, eksik ve hatalı poliçelerin düzenlenmesine göz yumuyorlar, bedava konut yada işyeri poliçesi satıyorlar olası hasarda neyi ödediğini söylemiyorlar, muafiyetlerden söz etmiyorlar, beş dakikada teklif on dakikada poliçe tamam diyerek vatandaşın cebini vakumluyorlar.
Bizim kılı kırk yararak ürettiğimiz poliçelerde olası hasarlarda şirketler ödememek için adeta açık ararken, bu soyguna bu vur kaça nasıl göz yumuyorlar, anlamak mümkün değil.
Eğer bu işi ahlakıyla yapacaksanız, eğer eksik ve içinde cımbızla bulunacak teminatları gizlemeyecekseniz, acenteyi de kesin şutlayacaksanız size önerim !
poliçeleri sadeleştirin,
konut poliçesi alan vatandaş tüm risklere karşı tam güvence,
iş yeri poliçesi alan vatandaş tüm risklere karşı tam güvence,
kasko poliçesi alan vatandaş tüm risklere karşı tam güvence,
trafik poliçesi alan vatandaş tüm risklere karşı tam güvence,
sağlık poliçesi alan vatandaş tüm risklere karşı tam güvence,


öyle gizli saklı ek teminatmış klozmuş bunları kaldırın bizde sizi uğraştırmadan çekilelim, o zaman poliçeyi her yerden satabilirsiniz, bankamatik, bakkal çakkal istasyon v.s. adam ne alıyorsa endişesiz poliçe sahibi olsun, yiyor mu ? yemez, batarsınız takla atarsınız, sizleri milyon dolarlık şirketler haline getiren acenteleri mumla ararsınız, aksi halde her hamleniz, her pazarlama girişiminiz, reklamlarınız düpe düz dolandırıcılıktır, kandırmacadır, tüketiciyi aldatmadır, bu ticari ahlaka sığmayan sigortacılık hamlenizi girişiminizi biz acenteler var olduğumuz sürece deşifre etmeye kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz. İhanetin bedeli karşılığını bulacaktır.


Saygılarımla


Musa Yılmaz