SİZ ÇÖZÜMSÜZLÜK NEDİR BİLİRMİSİNİZ?
SİZ ÇÖZÜMSÜZLÜK NEDİR BİLİRMİSİNİZ? BEN BİR ACENTE OLARAK ÇOK İYİ BİLİYORUM, SİZLERE DE ANLATABİLİRİM
SİZ ÇÖZÜMSÜZLÜK NEDİR BİLİRMİSİNİZ?
BEN BİR ACENTE OLARAK ÇOK İYİ BİLİYORUM, SİZLERE DE ANLATABİLİRİM..
Mesleğinizle ilgili peş peşe olumsuzlar yaşamaya başlarsınız,
Acentesinizdir, yaşananları mesleğinize, kendinize yediremezsiniz, önce itiraz edersiniz, söylenirsiniz, atıp tutarsınız, yazıp çizersiniz.. bir süre böylece geçer, bakarsınız hiç bir şey değişmiyor, çığ daha da büyüyerek üstünüze geliyor..
Mantıklı bir insansınızdır, durup düşünürsünüz, ben şikayet ediyorum ama hiçbir şey değişmiyor, bir şeyler yapmak lazım dersiniz, bu sefer sigorta basınında daha büyük kitlelere ulaşacak yazılar yazmaya başlarsınız, gerçekleri göstermeye çalışırsınız, sizde bir acentesinizdir ama artık bir dernekte görev almışsınızdır cesaretle elinizi taşın altına koyar, risk alırsınız.. net ve yıkıcı yazılar yazarsınız,
'Bu sektörde alternatif dağıtım kanallarına ihtiyaç yoktur',
'Bıçak kemiğe dayandı'',
'Sigorta marketlerde satılamaz' dersiniz, slogan yazılar yazar, doğrularınızı meslektaşlarınızla paylaşır, sert ve net çıkışlar yaparsınız, ama bakarsınız ki biraz daha alkış almışsınız, aferin denilmiş ama mesleğiniz adına hiç bir şey değişmemiş..
Akıllısınızdır ya, bir yerde hata var, çözüme yönelik hareketler yapmak lazım dersiniz, doğrularınızı Kamu kurumlarına anlatmaya başlarsınız, çözüm önerileri sunarsınız, yanlış giden şeyler hakkında resmi talep ve yazılar yazmaya başlarsınız, sonuç; bir kaç kırıntı başarı haricinde hiç bir şey değişmemiştir..
Son noktaya gelirsiniz artık yapılan toplantıların, yazılan yazıların, yapılan konuşmaların hiç bir şeyi değiştiremediğini, körler ve sağırların birbirini ağırladığı, sonuçsuz döngüde dönüp durduğunuzu fark etmişsinizdir, görmüşsünüzdür..
Pes etmezsiniz, bu kez sistemi nasıl harekete geçireceğiniz üzerine kafa yormaya başlarsınız,
Acente meslektaşlarınıza yönelik İmza kampanyaları başlatırsınız, sloganınız çok net ve açıktır; 'Sigortacılığı Profesyonel Sigorta Acenteleri Yapmalıdır' dersiniz, meslektaşlarınızdan destek beklersiniz, aradan aylar geçer sadece 1,500 imzaya ulaştığınızı üzülerek görür, kırılır, öfkelenirsiniz..
Sonra 15,000 acenteyi harekete geçirmek zor yol, o zaman daha kolay bir yol tercih edilmeli, bu acenteleri temsil eden seçilmiş İl Delegelerini harekete geçirmek gerektiğini düşünürsünüz, fırsat önünüze çıkmıştır, Türkiye İl Delegeleri, muhtemel 26.Haziran tarihinde yapılacak toplantıda bir araya gelecektir, tam zamanı dersiniz, bütün acenteleri temsilen delegeler harekete geçerse bir şeyleri değiştirebiliriz düşüncesiyle öneride bulunursunuz, tek bir yazı altına o gün, orada bulunan delege meslektaşlarınızın imzası ile çok ciddi bir tepki hareketi organize etmeye çalışırsınız, 313 il delegesinden sadece 20 tanesi geri dönüş yapar ve destekler, kalan çoğunluk ise sadece ve sadece susar..
SİZ SONUN BAŞLANGICI NE DEMEK BİLİRMİSİNİZ?
BEN ÇOK İYİ BİLİRİM..
Binnur Aktaş
Not: Sayın Musa Yılmaz sormuştun ya, evet yaşıyorum ve bu yazı senin yüzündendir,sana ithaf edilmiştir..