SİGORTA ACENTELERİNİN EKONOMİK SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ. (2)
"20
"20.01.2010 Tarihinde bir büyüğümüze yazdığım maili sizlerle paylaşmak istedim."
03.06.2007 Tarihinde 5684 sayılı kanun ile yasalaşan Sigortacılık Mesleğinin
temel sorunları ve çözümleri ortaya konulup incelenmesi gerekmektedir. Sadece yasanın ortaya çıkması ne yazık ki problemleri ortadan kaldırmamaktadır. 2007 yılından bu güne 2,5 yıl geçmesi ve belirli ve de önemli sorunların çözümlenmesine rağmen, ekonomik olarak Acenteler kan ağlamaktadırlar.
Başarının tanımını yaparken ”Yapılan doğrular ile yanlışlar arasındaki olumlu fark” olarak nitelendirmek yanlış olmaz sanıyorum. Bu yasanın başarısı da, Acentelerin, HAKSIZ REKABETDEN Kurtarılması ve SAYGIN bir meslek haline getirilmesi ile birlikte ekonomik refahında artırılmasıyla sağlanacaktır.
Bu Yasa Acentelere gelir kaynağı oluşturulması yada gelirinin artırılmasından ziyade ,Devlete ve de TOBB'a bir gelir kaynağı oluşturduğu veya oluşturulmaya çalışıldığı görüşü içindeyim.
Neden mi?
En son 08-09.Ocak 2010 tarihinde Antalya Ticaret Odasının “Sigortacılık Mesleği ve Sorunları toplantısında” yapılan konuşmalarda ,
1- 2.El araç alırken otokontrolü ihmal etmeyin çalışmalarında ,
Hasar servisi 7 sms/14 kontör
kaza servisi 5 sms/10 kontör
Trafik servisi 5 sms /10 kontör
kasko servisi 5 sms /10 kontör
Mağdur servisi 4 sms/ 8 kontör
Broşür ve reklam çalışmalarının maliyeti vb .Bunların ACENTELERE katacağı katma değerin ne olacağını çok merak etmekteyim.İkinci el otomobil almaya çalışan bir kişi aracın hasar yapıp yapmamasını öğrenmek için 5664 e mesaj atması sizce ne kadar doğru?
Tramerin yapmış olduğu bu reklam çalışmalarında “2. EL ARAÇ ALMADAN ÖNCE ACENTELERİNİZE BAŞVURUN “denilmesi daha doğru olmaz mı?Acentelerin itibarını daha artırmaz mı?
2- Tahkim komisyonuna Başvurulurken neden Acentelerin çiğnenip geçildiği?
“Tahkime gitmek isteyen taraf, bir dilekçeyle doğrudan veya şubeler vasıtasıyla Oda’ya müracaat eder. Bu dilekçeye, tarafların veya vekillerinin isim ve adresleri, uyuşmazlığın konusu, davacının talebi ve dayandığı hukuki sebepler ile delilleri yazılır ve tahkim şartı veya sözleşmesi eklenir. Ayrıca, tahkim başvuru ücretinin Oda veznesine ödenmesi ve makbuzun dilekçeye eklenmesi şarttır.
Bankaların Acenteler üzerindeki negatif etkisinin ne zaman ve nasıl kaldırılacağı sorunu
<p>Kenya'dan dünyaya yayılmış ibret verici bir cümle;</p><p> "Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil , bizim elimizde topraklarımız vardı.bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler.</p><p>gözümüzü açtığımızda ise bizim elimizde İncil , onların elinde topraklarımız vardı”</p>
Korkuyoruz, Ekmeğimize göz diken Bankalar acaba ekmeğimizin tamamına mı sahip çıkacak?
Keşke Kenyalıların yerinde olsaydık, Biz gözümüzü açtığımızda Bankalar gibi olsaydık ,
Bankalar, Bankacılık yaparak para kazanmıyorlar ki ?
Defter işletim ücretinden tutunda Sigortacılığa kadar. Bizce haksız gelir elde etmelerine rağmen ,Acentelerin, esas kazancı olan Sigortacılığı kredi verme Silahı ile öldürmektedirler.
Acenteler ,kiralarını,elektrik su paralarını ,personel ücretlerini tüm gelirlerini sigortacılıktan kazanmalarına rağmen ,Bankalar Devletin onlara sunmuş olduğu (bonuslarla) Sigortacılığı bir oyuncak olarak Demokrasinin kılıcı gibi sıfır hizmetle ,sıfır maliyetle yürütmektedirler…
Bu haksız rekabet değil de nedir?
Bankaların ekmeğimize göz dikmesini engellemek için her türlü çabayı göstermemiz lazım gelecekte de bu sorunlarla karşılaşmamak içinde bu gün kararlılığımızı göstermek zorundayız.
Bankalar konusunun çaresizlik olmasına izin vermemekle birlikte , gelecek meslektaşlarımıza da öğrenilmiş çaresizlik olarak ta miras bırakmamalıyız.
Kısaca Acenteler bu yasa ile Ekonomik bir hafifleme hissetmemiş ve durumlarında herhangi bir iyileşme olmamıştır. Ne yaparsak yapalım Ekonomik olarak acentelere artı bir katkı sağlamazsak hiçbir şey yapmamış oluruz. Levhaya kayıtlı 16500 acentenin belki de %1’i ekonomik olarak sıkıntısı olmamasına rağmen geri kalanı ciddi problemler yaşamaktadır.
Seçimlerden önce ziyaret ettiğimiz acentelere çalışmalarımızı, olmuyorsa neden olmadığını, yapamıyorsak neden yapamadığımızı anlatmalıyız.Unutmayalım ki bize oy veren kesim %99 dilimi içinde değillerdir.
Haklı olduğumuz konularda (BANKALAR) daha çok SES çıkararak, haklılığımızı anlatmalıyız ve ekonomik olarak Acentelerin nefes almasını sağlamalıyız.
20.01.2010 Tarihinde bir büyüğümüze yazdığım mailli sizlerle paylaşmak istedim.
,
Neşe DEMİRAĞ