SEN DE HAKLISIN GÜZEL KARDEŞİM
Nasreddin Hoca, kadılık yaparken bir gün bir ahbabı burnundan soluyarak gelmiş
Nasreddin Hoca, kadılık yaparken bir gün bir ahbabı burnundan soluyarak gelmiş. Hasmı için söylemediğini bırakmamış. Sonra:
- Hocam, Allah aşkına söyle, demiş, haklı değil miyim?
Hoca ne yapsın?
- Haklısın, demiş.
Ahbabı sinirleri yatışmış olarak gitmiş. Onun hemen arkasından hasmı gelmiş. Bu defa da o başlamış atıp tutmaya, yok bana şöyle, yok böyle yaptı demeye. O da Hoca’ya sormuş:
- Haklı değil miyim?
Hoca:
- Vallahi çok haklısın, demiş.
Adam da sakinleşerek gitmiş. Tüm bunlara tanık olan Hoca’nın karısı bile bu işe şaşırmış kalmış.
- Senin kadılığında bir garip Hoca Efendi. İkisine de sen haklısın dedin. Hiç öyle şey olur mu?
Nasreddin Hoca hanımının yüzüne bakıp:
- Hatun, demiş, sen de haklısın!
Sigorta Acenteleri cephesine baktığım zaman bu hikaye aklıma geldi.
Sigorta Acenteleri cephesinde 5684 sayılı yasadan öncede kauslar vardı ne yazık ki yasadan sonrada kauslar daha da artarak acentelerin canını yakmaya devam etti.
Dağınık görüntü, adam sendecilik, bana dokunmayan yılan bin yaşasın ,kişisel menfaat, grupsal menfaat elde etme düşünceleri ile acenteler yıllardır kendi kendilerini bıçaklamışlardır.
SAİK VESAYET ALTINDADIR.
Yıllardır yazılarımı takip edenler bilirler. En çok eleştirimi 5684 sayılı yasada Acentelerin oluşumu hakkında ve temsili hakkında yapmışımdır.
Öncelikle bugüne kadar SAİK’de görev alan ve bugün de görevde olan arkadaşlarımı tenzih ediyorum. Ancak ;yasada belirtilen SAİK in yetkileri sınırlı ,yetersiz ve acentelerin yaşadıkları sorunlara acentelerin dertlerine deva olacak nitelikleri taşımamaktadır.
Komisyonların düşmesine üst çatı olan SAİK sizce neden sert tepki göstermemektedir?
Haksız rekabete?
Portföy mülkiyet hakkının bugüne kadar çıkmamasının nedeni ne?
Acentelerin güçlü bir örgüt çatısı altında toplanmasından en çok kimler rahatsız olurlar?
Daha çok sorulacak soru var ama yukarıdaki soruların cevabını hepimiz biliyoruz. Bu birkaç soru bile birçok kişiyi rahatsız edecektir.
SAİK başkanı benim bu düşüncelerime katılmamaktadır. “Celladınıza ne kadar sadıksınız” yazım Başkanı bir hayli öfkelendirmiş. Bir vesile ile yapmış olduğumuz konuşmada..
Biz SAİK de istediğimiz her kararı TOBB’a onaylatıyoruz demişti.
“Celladınıza ne kadar sadıksınız” Yazımı okuyanlar hatırlayacaklardır. Orada TOBB’a ödenecek aidatın 50 TL den 75 Tl ye çıkmasını eleştirmiştim.Aslında o yazıda mesle yüzde elli zam yapılması değil, acentelerin haklarını tam olarak korumayan bir örgüte ödenecek aidata yapılan zammın komikliğiydi.
Ben acente arkadaşlarımın adına tekrar diyorum ki. Acentelerin hak ve menfaatini koruyan ,gerçek anlamada meslek örgütü olan kuruma 75 TL değil ,yıllık 750 Tl ödensin.
Biliyorum ki haklarını tam anlamıyla koruyan meslek birliğine acente arkadaşlarım maddi ve manevi desteği esirgemeyeceklerdir. Esirgemeye de hakları yoktur.
TÜSAF
SAİK Kanun ile vasiyet altında ise ,özgür hareket edecek ve cesurca ileri adım atacak FEDERASYON herkese umut olmalıdır.
Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu yenilenen yapısı ile acentelerin vebalinden sorumludur. Tıpkı tum STKlar gibi..
Federasyon sadece belli bir zümrenin değil ,tüm acentelerin hak ve menfaatlerini koruyacak örgütlenme yapısında olmalıdır. Federasyona da herkesin önyargısız destek olması, katkı sağlaması gerektiğine inanıyorum.
Güçlü dernek yapıları, güçlü federasyonu oluşturacaktır. Güçlü federasyon güçlü bir MESLEK BİRLİĞİNE gidecek yol için umut olabilir.
Güçlü Dernek yapıları icin Cesur, yenilikçi, atılımcı liderler e ihtiyaç var.
ÇOKLU ŞUBECİLİK
“Çoklu şubecilik yapısı tekelleşmedir acentelerin hak ve menfaatini gasp etmektedir “
Bu düşünceme şubeci arkadaşlarımdan tepkiler geldi.
Sizlerin de bildiğiniz gibi,
Bankalar çoklu şube yapısına haizdir,
PTT çoklu şube yapısına sahiptir,
Sigorta cini çoklu şube yapısına sahiptir,
Yıllardır bu yapılara karşı koyan ve bunlar için çabalayan ÖSP değil miydi?
Komisyonlar düşerken ,ÖSP en ön sırada meydanlara çıkmadı mı?
Haksız rekabet olduğunda ÖSP haksız rekabette bulunan bankaları TBMM ye başbakanlığa Hazineye şikayetlerde bulunmadı mı?
TBMM komisyonlarında Bankaların yaptığı usulsüzlükleri biz işimizi gücümüzü bırakıp gidip anlatmadık mı?
Peki bizleri karalayan ve bizlere engel olan arkadaşlarımız neredeydiler? O gün başarabilseydik bugün her şey bu kadar ters ve negatif olmayacaktı.
Ne yazık ki
BAŞARAMADIK!
Bu nedenle
Sende haklısın be güzel kardeşim sen de haklısın “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” derken, “Hep bana ,hep bana derken”, “Grupsal menfaat elde ederken” “Elini taşın altına koymaktan çekinirken “
Sen de haklısın.
Neşe DEMİRAĞ