OLABİLİR Mİ ?

  OLABİLİRMİ … Hepimizin bildiği gibi gerçek ve tüzel kişi acentelikler ildeki ticaret odalarına kayıtlıdır

 

OLABİLİRMİ …


Hepimizin bildiği gibi gerçek ve tüzel kişi acentelikler ildeki ticaret odalarına kayıtlıdır.Belirli dönemlerde organ seçimlerine gidilir ve meslek komiteleri seçilir akabinde yönetim kurulu tespit edilir.Seçilen meslek komiteleri kendi meslek grupları ile ilgili çalışmalar yapar ve belirli dönemlerde toplantılar yaparak kararlar alır.Tam örgütlenme sağlayamayan komiteler maalesef yeteri kadar faydalı olamazlar.Kendi meslek komitemiz ile ilgili oda bünyelerinde TOBB SİGORTACILIK MÜDÜLÜĞÜNE bağlı olarak TOBB SİGORTACILIK MÜDÜRLÜĞÜ .... İL TEMSİLCİLİĞİ adı altında bir birim oluşturulup bu birimde oda seçimlerinde seçilen meslek komitesi tarafından şekillendirilemezmi ? Böylelikle daha etkin bir yapılanma sağlanamazmı ?İl delegelik sistemi bu temsilciliğin içinden seçilip komite-delegasyon kopukluğunu ortadan kaldıramazmı ?


***



Hepimizin bildiği gibi acenteler arası iş paylaşımı , tali acente komisyon ödemelerinin belgelendirilmesi anlamında maliye bakanlığının bir çok özelgesi bulunmakta ancak net bir belgelendirme sistemi bulunmamaktadır.Çıkarılacak bir yönetmelikle acenteler arası iş paylaşımı , tali komisyon ödemeleri veya komisyon iadelerinin ne şekilde yapılacağı (gider pusulası-fatura-gider belgesi) belirlenmeli ve yapılan ödemelere ilişkin düzenlenen belgeler maliye bakanlığına bildirilip maliye bakanlığıda belge düzenlenen kişinin vergi kaydının olup olmadığının sorgulamasını yapamazmı ?
Maliye işyeri açılışında ilgili acenteye levha kaydında olduğu gibi 6 ay içinde bir acentelik alması aksi halde vergi işlemlerini askıya alamazmı ? ve/veya ilgili belediye işyeri açma ve çalıştırma ruhsatını verirken levha kaydına ait belge talep edemezmi ?
Bunlar merdiven altı sigortacıları bir nebze engellemezmi ?


***



Şube yapılanması incelendiğinde incelendiğinde bugün şehirler arası otobüs firmaları dahi herhangi bir ilde faaliyette bulunacaklarında ulaştırma bakanlığı il nufüs sayısına göre firma açıp açamayacağını belirlerken , bir acentenin kendi ili haricinde başka illerde sayısız şubelikler açılmasına olanak sağlanması hususu değerlendirilmelidir.Zira her ilin kendi özelinde belirli bir potansiyeli ve ayrıca sigorta acenteleri mevcuttur.A şirketinin 15 acentesinin olduğu bir ilde farklı bir ilde aynı şirketin acenteliğini yapan bir acentenin o ilde şubelik açması tartışılmalıdır.Başka bir değişle şube verilecek ildeki acente sayısı ve yeterliliği şubeyi verecek sigorta şirketince dikkate alınmalı yada sınırlandırılmalıdır.Her ilin sınırları kendi içinde korunmalı il hasar prim üretim rasyosuna etki edecek girişimlerden kaçınılmalıdır.Bunlar bir yönetmelik ile şekillendirilemezmi ?


***
Sigorta acentesine asgari bilgilendirmenin yapıldığının ıspatı yükümlülüğü getirilmiştir.Bu acentelere başlı başına sorun yüklemektedir zira yazılı olarak mektup ile yapıldığı durumda müşterinin beyan ettiği adrese yapılır ancak müşterinin adresinden taşınması durumu acente aleyhinedir.Bu nedele sigorta şirketlerinin tamamına nufus adres sisteminin açılması ,söz konusu adresinde poliçe üzerinde TC numarası gibi *** şeklinde gizlenmesi ,tebliğat durumunda acentenin bağlı olduğu sigorta şirketine bilgi vermesi ile kanuni son adresine tebliğat çıkarılması gibi düzenlemeler eklenebilir.Ayrıca mail üzerinden yapılan bilgilendirmeler ,mail ulaşmadı , okumadım vs gibi durumlarla karşılaşılmaması için mevzuata giren vede özellikle tüzel ve hakiki şahıslar için KEP (kayıtlı elektonik posta ) sistemi üzerinden söz konusu bildirimlerin yapılması gibi seçenekler eklenmelidir.Ayrıca kredi kartı ile yapılan tahsilatlarda çoğu zaman karşılaşılan “bilgim haricinde çekilmiştir” türünde ifadelerin engellenebilmesi içinde banka yada çeşitli kuruluşların yaptığı gibi SMS onayı alınmalıdır.Bunlar bir yönetmelik ile şekillendirilemezmi ?



Eyyüp Ahmet TAŞ