Neden düzelmez 'hiçbir şey'…

  Hayatımız Sigortalı / Neden bu durumdayız? Neden ilerleme olmuyor? Değişip dönüşemememizin sebepleri neler? Ne olacak bu halimiz? Sektör olarak sadece ekonomik bir zarar içinde değiliz, her yön





 

Hayatımız Sigortalı / Neden bu durumdayız? Neden ilerleme olmuyor? Değişip dönüşemememizin sebepleri neler? Ne olacak bu halimiz? Sektör olarak sadece ekonomik bir zarar içinde değiliz, her yönüyle ve her şeyden kaybediyoruz. Daha da önemlisi bu kadar emek, istek, yapılanlar ve yaşananlara rağmen soğuduk. İrrite olduk. Katlanıyoruz, birileri halen farkında değil.

Yakın geçmişte kısa bir zaman yolculuğuna ihtiyacımız var. Sigorta eksperi olarak sadece içinde aktif yer aldığım birkaç önemli çalışma ile trafikte neden zarar ettiğimizi, sektörün neden sürekli kaos içinde olduğunu açıklamaya çalışacağım.

Sektörün yazılım firmaları ile tanışıklığı 2001 yılına dayanır. Asistans firmalar aracılığı ile başlayan yazılım desteği furyası, hızla sektörü etkisi altına aldı. Zor durumda olan hasar servisleri için bir umut ışığı şeklinde sunulan bilgisayar teknolojileri ile hasar yönetimi büyük bir hızla sektörde değişime yol açtı. Gelişim kaçınılmaz… Elbette olmalı ancak doğru olmadıkça zarar verdiği gerçeği de saklanamaz. Hasar servislerine ‘üzerlerindeki yükü sistemlerin alacağı’ izlenimi yaratılmış ancak sonuçları hiçbir zaman geçmiş dönemlerden hiçbirinden daha iyi olmamıştır. Aksine sırtını yazılımlara dayayan şirketlerin hasar servisi çökmüştür (Oto branşı).

Eksperlik ve ekspertiz hasar servisinde ruh buluyordu

Orijinal, basılı dosyayı belgeleri ile inceleyen, eksper raporunu (emek içerikli) dosya ile birlikte değerlendiren uzmanlaşmış hasar servisi çalışanları, fraud (sahet) hasar girişimlerinin yüzde 95’ini yakalıyor, doğru sigortalıyı ve gerçek zararı öncelikle değerlendiriyor, elinde kalan fraud veya incelemeye değer dosyaları ayrıca özenle inceliyordu. Bu arada eksper raporunun en önemli kısmı olan eksperin etkinleşerek hasarın giderilme yöntem ve maliyetine doğrudan katkısını gördüğü ekspertiz çalışmalarını sonuçlarıyla değerlendirebiliyordu. Bu çalışma yönteminde eksperin önemi ve katkısı somut bir şekilde görülebilir olduğundan gerek ekspertiz müessesinin varlık ve değeri gerekse emeğin ücretlendirilmesi açısından eksper raporları hasar servisinde kendisine kişilik ve ruh buluyordu.

2002 yılında yazılım şirketlerinin rekabeti, 2003 yılında katlanılmaz bir durum yarattı. Akşam başka bir sorunla yatıp sabah katlanarak artmış bir başka sorunla güne başladık. Ayrıca yazılım firmaları üzerinden düzenlenen eksper raporları yasaya göre suç sayılmasına rağmen, raporların üçüncü kişi sayılan bu firma sunucularına yazılmaya devamı sigorta şirketleri tarafından zorunlu hale getirildi.

Öncelikle bunun bir hizmet değil, hezimet olduğunu anlatmaya çalıştık. Teknolojiye karşı olduğumuzu belirten bahaneler ileri sürülünce, elimizde var olan teknolojinin hiçbir sigorta şirketinde dahi olmadığını, kamuda da durumun aynı olduğunu, güncel teknolojileri tüm sektörden etkin kullandığımızı somut bir şekilde ortaya koyarak yanıtlama yaptık.

Sektör istatistik, veri, analiz gibi gerekçeleri ileri sürerek bu konuda ısrarcı oldu. Halbuki tüm oto kaza dosyaları aynı veri deseni ile kayıt altına alınmadıkça kullanılan istatistiğin doğru olmayacağını, hiçbir katkı sağlamayacağını gerekçeleri ile yazılı açıkladık. Tüm doğrular söylenip tüm gerçekler açıklandıkça bir o kadar aykırı istek ile sigorta sektörü oto branşında anlamsız yazılıma devam etti.

Bu arada üçüncü şahısların sigortalıya ait verileri almasının suç olduğunu, bu firmaların sektöre ve eksperlik mesleğine zarar verdiğini, bir fayda sağlamayacağını, tek bir sigorta şirketinin kendi istatistiğinin kimseye fayda sağlamayacağını, oto branşının tümüyle bir havuz olduğunu sayısız defa yazılı olarak ve örnekleri ile sunduk. Bu konuda hiçbir destek verilmeyerek sorunu da çözemediler.

Proje de sunduk ama…

Sürekli şikayet ediyor durumunda olmamak için çözüm önerisini bularak projelendirip tüm hasar kayıtlarının derleneceği yazılım ve teknoloji desteğini hazırlayıp öncelikle Türkiye Sigorta Birliği’ne sunduk. Genel Sekreter başta olmak üzere, hukuk müşaviri konuyu ciddiyetle ele aldılar ve toplantılar düzenledik. Projeyi somut hali ile Sigortacılık Genel Müdürlüğü’ne sunduk. Elbette tam beklediğimiz gibi bir sonuca ulaştık. Hiçbir şey…

Sonrasında konuyu Sigortacılık Denetleme Kurulu’na yazı ile bildirdik. Denetleme Kurulu beklentilerimizin de ötesinde bir ilgi göstererek iki uzman görevlendirdi. Elimizde var olan tüm bilgi ve belgeleri kendilerine sunduk. Görev alanı içinde olan konular için son 20 yıldır alabildiğimiz tek olumlu çalışma, değerlendirme ve görüş Sigorta Denetleme Kurulu’ndan geldi.

Takip eden süreçte sektör içinde ilerleme olmayınca dünya pazarlarını ve gelişmiş sektör uygulamalarını araştırmaya başladık. Bu esnada yazılım firması Bayhan Bilişim ARGE, Avrupa pazarlarındaki uygulama örneklerinden özel bir çalışmayı bizler ile paylaştı. Ülkemizdeki uygulamanın ilkelliğini tamamen ortaya koyan bir çözüm bizleri heyecanlandırdı. Avrupa pazarlarında reasürör, sigorta şirketi, broker, acente, eksper, tamirhane, otomobil üreticisi gibi her ne varsa her taraf kendi özel yazılımını kullanmaya devam ederken hiçbir taraf bir diğer tarafa bağlanmadan ve/veya veri akışkanlığı yapmadan, tüm tarafların XML ara yüz programlar ile network içinde paylaşımda bulunduğu, taraflardan hiçbirinin özel bilgilere ulaşamadığı, tümüyle sektör menfaatinin gereği olan veri madenciliği, istatistik, raporlamalar, analizler sağlayabildiğini gördük. Daha ne olsun… Hiçbir taraf kendi yazılımını değiştirmeyecek, teknoloji yatırımında maliyete katlanmayacak özetle kendi çalışma konforunu değiştirmeden sektör bir bütün olarak çalışabilecekti. Bu kurulu sistemin güvenlik ve devamlılığı için bir organizasyon teşkil edilmişti: International Standarts and theUsage of XML for Insurance Processes (www.eeg7.org)

Yine aynı heyecanla belki bu defa diyerek tekrar Sigortacılık Genel Müdürlüğü’ne ulaştık. Sunumlar yapıldı, gerekçeler açıklandı. Sonuç olarak “hiçbir şeye” tekrar ulaşarak konuyu kapattık.

Devam eden süreçte CRM, tüm dünyada Müşteri Hizmetleri Yönetiminde en etkin yazılım olduğundan sigorta eksperliği mesleğine uyarlayarak sektör sunumuna aldık. Ancak tüm taraflar elindeki bilgiyi ve veriyi faydalı kullanıma açmadıkça sadece kullanıcı faydası sağlayan bir uygulama olarak devam ettik.

Bu defa tüm sigorta sektörünün denetimi için XML ve CRM bağlantılı yeni bir düşünce oluştuğundan konuyu meslek örgütü dahil tüm taraflara ilettik. Hiçbir şey olmayacağını tahmin ederek sunduk. Yanıltmadılar…

İstatistik ve geçmiş dönem verileri

Bu aşamada sigortacılık ile ilgili olarak şunu paylaşmak gerek: Sigorta sektörünün var oluşunda iki önemli yaşanmış farkındalık ve gerçeklik vardır.

“17. yüzyılın ikinci yarısı sigortacılığın gelişmesine yol açan iki ciddi olaya sahne olmuştur. Bunlardan ilki, sigortacılıkta istatistik yöntem ve tekniğinin uygulanmaya başlaması (ihtimal hesapları), ikincisi ise 2 Eylül 1666 tarihinde Londra’da meydana gelen ve dört gün sürerek 13 bin evle 100 kilisenin kül olmasına yol açan büyük yangındır. Kara sigortalarının doğmasına neden olan bu hadise, kamu üzerinde büyük etki yaratıp böyle felaketlerin sonuçlarına karşı tedbir alınması fikrini doğurdu. Gelişen bu fikirden hareketle 1667 yılında “ Fire Office“ (Yangın Bürosu) kurulmasından sonra 1684 yılında buna rakip bir ortaklık biçiminde ortaya çıkan ilk yangın sigorta şirketi “ Friendly Society “ faaliyete geçti. 1688 yılında İngiltere’de Lloyd’s’un temellerinin atılmasıyla sigortacılıkta yeni bir devre başladı.”

Günümüz sigortacılığının iki temel unsurunun istatistik ve geçmiş dönem kayıtları olduğu 17. yy’da fark edilerek bugünkü halini almıştır. Tam bu noktada 250 yıldır uygulanan, daha önce denenmiş ve bilinen, işin aslını oluşturan konu için bu kadar emek ve sonrasında bugünkü durum tam bir hayal kırıklığıdır. Kendimize ait bir şeyin satışını veya pazarlamasını yapıyor olsaydık menfaat odaklı denebilirdi ancak 250 yıllık dünya sigortacılığında temel teşkil eden istatistik ve geçmiş dönem verileri önemini anlatamadık.

Bu ve benzer çalışmaların ülkemiz ve sektör menfaatine olduğunu hiç kimse inkar edemez. Aynı şekilde tamamı yazılı olarak resmi belge şeklinde verildiğinden aksi de söylenemez. Ancak bizim sorunumuz halen çözülmedi.

Aynı durum eksperlik sınavlarında da yaşandı. Eksperlik bir meslektir. Doğal olarak sınavları da mesleki içerikli olmalıdır. Hangi doktora meslek sınavında Selçuklu Dönemi sorulur? Hangi avukata meslek sınavında Oscar ödüllü film sorulur? Hangi mali müşavire meslek sınavında Gazneliler sorulur? Kişisel çaba ile yapılan mesleklerde olay tamamen mesleki içeriklidir. Geçmişte yapılan sınav soruları arşiv ve kayıtlarda mevcut. Tam gerektiği gibi yapılan sınavların tüm belgeleri geçmişte kayıtlı. Bunları yok saymak niye?



Ulaşılan sonuç aynı


Yazı şikayet amaçlamıyor. Dikkat çekmek istediğimiz konu şudur: Biz sigorta eksperleri, riski ve sonuçlarını meslek olarak yaşayan, değerlendiren kişiler olarak durumu analiz ediyoruz. Sigorta sektörüne ve sigortalılara zarar verecek bir riski önlemek, doğru olmayan uygulamaları ilgili makamlara duyurmak, milli ve sektör menfaatlerini korumak için iş ile ilgili olmadığı halde çok fazla zaman harcayarak aynı zamanda iş kaybınada uğrayarak bu çalışmaları 2002 yılından bu yana yaptık. Bugün gelinen noktada yine aynı gündem, sorun ve çözüm önerisi ile karşı karşıya kaldık. Geçen sürede zaman ve ekonomik kayıplarımızın yanı sıra inanç ve güvenimizi de kaybettik. Bunlar yaşanırken muhataplarımız bugün de aynı. O halde ulaşılan sonuçta elbette aynı olacak, hiçbir şey…

Sigorta sektörü kar edemez, primler düşmez, daha iyi olmaz. Ümitlenmemek gerek. Doğru işi yapmadan doğru sonuçlar bekliyoruz. Ütopya. Bugün bir başlangıç olacak ise ilk yapılması gereken şey, sektörün çalışma dayanağı, veri madenciliği, bilgiyi, veriyi paylaşmayı planlamalıyız. Bu konuda bilgi merkezi kurulumunu bir fikir ve proje olarak sunduğumuzda aynı heyecanı taşıyan Sigortacılık Genel Müdürlüğü Daire Başkanı’nın fikir desteği ile motivasyonumuz artırmıştı. Konunun önemini kendisi de çok iyi bildiğinden Sigorta Bilgi Merkezi bundan 10 yıl önce kendini kurduracak kişiyi bulmuştu. İlk yazılı projeler Eksper Takip Sistemi ( ETS) gibi isimler altında yönetmelik çalışmalarına konu edilmişti. Çalışmalar Sigortacılık Genel Müdürlüğü yönlendirme ve koordinasyonunda TRAMER nezdine de değerlendirilmişti.

Yazımız içinde sürekli olarak her girişimin yarım açıklanmasının sebebi, sonradan neler olduğunu, neden böyle olduğunu bilmememizdir. Tek bildiğimiz, olması gerektiği gibi olmadığıdır. Aksi halde durumumuz böyle olmazdı.

Oto branşında yaşananların tamamı aynı gerekçeler ile oto dışında da yaşanmaya başlandı. Bir düzenleme olmazsa veri madenciliği ve teknoloji kullanım yöntemi belirlenmezse “pek yakında” aynı filmi izleyeceğiz.

“Hiçbir şey” adındaki sonuçla da ilgilenmeden evrensel doğrular ile işimizi yapmaya devam edeceğiz. Ülkemizi, sektörümüzü, işimizi seviyoruz…

Herkese bol kazançlı, keyifli işler dilerim.