LÜTFEN ; HER ŞEY YENİ BAŞLIYOR OLSUN

  Buradan çıkış yok



 

Buradan çıkış yok. Oyun bitti veya her şey yeni başlıyor.
Yazıma başlarken içinde bulunduğumuz ve bulunmak zorunda bırakıldığımız durumun bu üç seçeneği olduğunu acente şubelerine ilişkin yönetmelik çıktığından bu yana ne çok düşündüğümü bilmenizi isterim.
Peki, biz kimiz?
Bizler bulunduğu ilde yerleşmiş acenteler tarafından portföylerini çalmak bahanesiyle işe alınmamış, dolayısıyla tecrübe süreleri oluşmamış, oluşacak süre dolduysa bile SGK ları başka yerlerden gösterilmiş SEGEM belgesi almak için 140 TL ödemiş evinden uzak yerlerde eğitim alıp o belgeyi almaya hak kazanmış teknik personelleriz.
Bazılarımız taşrada, ilçede, bazılarımız tesadüfen yerleştiği bir ilde bu mesleğe bir yerden başlamaya çalışmış, günümüzün bize sunduğu kolay ulaşım(internet) imkânıyla şubeleşmeye çalışan acentelere ulaşmışız. Hepimizin bugünkü ortak noktası 2008 sonrası izin verildiği ve kanuna uygun olduğu düşünülerek ofislerimizi şube olarak tescil ettirmiş, kendi işimizi kurduğumuzu sanmamız olabilir.
***
Bizleri buraya getiren nedenler var, ama çok uzun..
İçimizde acenteliğini kapatmış veya ortaklık şartlarında yürütememiş acenteden geçen arkadaşlarımız ve emekli olmuş bir şekilde ‘’çevrem var bunu değerlendiririm’’gibi düşünüp başlayan arkadaşlar da var..
Bu yönetmelik sonrası tabiri caizse damdan düşmüş gibi olduk..Ve damdan düşen arkadaşlarımızı aradık. Zaman zaman bize gelip şaka ilebile olsa ‘’ne zaman kapanıyor? Kapatınca ne iş yapacaksın?’’ gibi söylemlere kırıldık. STK lar ve bu işte isim yapmış kişilerden medet umduk, çözüm istedik.
Kırıldık, çünkü kimimiz belki üç ay oldu açalı, kimimiz ev aldı borç ödüyor, kimimiz kredi kartlarıyla yaşıyor, kimimiz anne, kimimiz baba olarak evlerimize ekmek götürmeliyiz. Allah korusun içimizde bu durumu gurur meselesi dahi yapanlar var. Ben, ‘’yapamadı beceremedi dedirtmem yakarım kendimi’’ diyen arkadaşlarımı dahi dinledim.
***
Çarşamba’nın gelişi Perşembe’den belliyken bizleri neden kurban ettiniz? Bana zaman zaman kızıyorlar ‘’tüm şartların oluştu sana ne?’’ Diye. Yapamıyorum, elimden gelen bir şey de yok.
Bizim içimizden şartları yerine getiremeyenler ne olacak? Bize süre, destek ve çözüm bulmaya çalışan herkese teşekkür ediyorum. Acente dışındaki sigortacı meslektaşlarımızın istihdamı için de diğer sigortacılık alanlarının geliştirilmesi ve etkinleştirilmesi aciliyet kazanıyor. Bizleri sistem dışı bırakıp üretim payını artıracağını düşünen meslektaşlarımız var. Bu şekilde ticaret yapmak istemeniz zaten ‘’rızasız lokma helalse de haramdır’’ sözünü hatırlatıyor. Oluşan portföyler, zeyiller, geri dönüşler hasarlar ne olacak? .
Bu şekilde kapanışlar zaten güven duyulmayan sektöre daha çok zarar verecek.
***
Son olarak ise gündemde olan seyyar sigortacılık konusudur ki gerçekten içler acısı bir durum. “Homeofis” adı altında sigorta aracılığı yaptırmak, kısa vade de sigorta şirketlerini kazandıracak olsa bile uzun vadede ortaya çıkacak tablo hem şirketleri hem de yerinde hizmet verecek olan acenteleri çıkmaza sokacaktır. Kimle konuşsam sektöre girecek yabancılar için böyle bir uygulamaya gidildiğini söylüyor. Ya benim aklım ermiyor, ya da çok dar düşünüyorum. Onlar da gelsin de, bize neden bahtsız bedevi rolünü verdiniz?
***
Doğruya en yakın çizgi konuşularak, tartışılarak,irdeleyerek bulunur. Eğer kendimiz için bir gelecek tasarlamazsak, başkalarının belirlediği kaderi yaşamak zorunda kalırız.
Ahmet Genç ve Hüseyin Kasap beyefendilere ben ve sayıları 4000 i bulduğu söylenen arkadaşlarım adına rica ediyorum, ‘’Bizlere acımasızca yaklaşan bu yönetmelikten lütfen yönetmelik tarihinden önceki yapıları muaf tutun’’. Şubeleşme yoluyla yatırım yapmış acente merkezlerinin ağır yüküne ‘’dur’’deyin.
Lisanslama işlemi sırasında tek şubeli veya çok şubeli çok arkadaşımız mağdur olacak. İçlerimizden şartları yerine getirebilenlere 2008 öncesi gibi bir kerelik sembolik ücretlerle levhaya kaydını sağlayın. Başkalarının kaderimizle oynamasına izin vermeyin. Çözüm beklediğimiz herkesin sadece kuyruk acıları için bizleri yanlış yönlendirmelerine izin vermeyin. Bazılarının düşündüğü gibi‘’vur dediler’’ diye bizi öldürmeyin..Lütfen ‘’her şey yeni başlıyor’’ olsun.
Saygılarımla…

MEHTAP DAĞDELEN