KUSURLU SÜRÜCÜLERİN POLİÇE FİYATLARI
Zorunlu sigortalarda özellikle zorunlu trafik sigortasında son günlerde yaşanan fiyatların astronomik oranda yükselmesi birçok tartışmayı da beraberinde getirmektedir
Zorunlu sigortalarda özellikle zorunlu trafik sigortasında son günlerde yaşanan fiyatların astronomik oranda yükselmesi birçok tartışmayı da beraberinde getirmektedir. Maalesef tüm sigorta sektörü bu durumu olağan karşılamaktadır. Yani aracınız ile bir kazaya karıştınız da sigorta şirketinin eline fırsatı verdiniz. Size normalde üç kat artan fiyatları bir üç kat daha artırarak poliçe yapmaya çalışıyor. Kazaya karıştığınızda yeni poliçe fiyatınız dokuz kat artmış oluyor. Bu durumu olağan görmeyi ben olağan olarak kabul etmiyorum. Şöyle ki;
1. 01.01.2015 tarihinde fiyatlar serbest bırakıldı. Bundan önce kaza yapan araç maliki sigortasını yaptırmak istediği zaman kademeli bir artışla karşılaşırdı. Birinci kazada % 30 , diye başlayan ve poliçe fiyatının % 200 ü kadar yükselen bir artış olurdu ancak bu artış birkaç kaza yaptıktan sonra uygulanan tavana fiyattı. Şimdi ise normalde poliçe fiyatları artı. Bununla beraber eğer araç malikinin yaşı genç ise ayrı bir artış yapıldı. Araç eski ise tekrar bir fiyat eklendi. Bunun üzerine küçük bir kazaya karışmış ise bu defa bulunan fiyat toplanarak üç katına çıktı. Yani bu iş düzenlemeden çıktı sanki fırsatları değerlendirip vatandaştan nasıl daha fazla para alabiliriz şekline dönüştü. Bu kabul edilebilir bir durum değildir.
2. Bir kazaya karışmış olan kişinin tekrar kaza yapma riski daha fazladır. Denilemez bu ancak bir tezdir. Bunun tam zıddı da tez olarak ileri sürülebilir. Yani bir kazaya karışan kişi hiç kaza yapmayan kişiye göre daha dikkatli olacaktır. Çünkü kazanın sonucunu görmüş olduğundan daha dikkatli davranacaktır. Ceza kanunumuzda bir madde bulunmaktadır. Konu ile çok uyuştuğu için ifade etmek isterim. Hiç kimse suçu ispat edilene kadar suçlu sayılamaz. Kaza yapan kişiye ikinci bir kaza yapabilirsin demek bu kurala göre mümkün değildir.
3. Kusurlu kişilerin kusur sayılarına göre özel yaptırımlar uygulanabilir. Sigorta şirketleri zaten ilk aldıkları prim ile vatandaşın kusurunu satın almaktadırlar. Kazaya karışan kişiye Sen tekrar kaza yapabilirsin onun için primini üç kat arttırıyoruz demek aynı kusura ikinci bir ceza vermek olacaktır. Sigorta şirketlerinin herhalde beklentisi hiç kimse kaza yapmasın herkes korka korka aracına binsin hasarı olduğunda aman daha fazla prim öderim diye hasarını bildirmesin mi acaba. Öyle olursa sigorta amacını kaybetmez mi? Kişi sigorta yaptırmakla hasarını ve kusurunu sigortacıya satar ve bunun huzurunu yaşar acaba sürekli parasal yönden bu prim tuzağına düşmek korkusu sigortayı amacından uzaklaştırmış olmaz mı?
4. Parasal cezalar araç malikinin dolaylı olarak eşini ve çocuklarını da cezalandırmak demektir. Trafik sigortasına ayrılan tutarın asgari ücret sınırına ulaştığı hatta bir çok araçta bu sınırı da geçtiği görülmektedir. Geçim sıkıntısı içinde olan vatandaşın bir aylığını sigortaya yatırması bu gelir düzeyinde tartışılmalıdır. Devlet vatandaşını korumakla mükelleftir. Zaten asgari ücret düzeyinin tespiti de bunun içindir.
5. Bu uygulama neden Yeşilkart sigortası diye tabir edilen sigorta türünde uygulanmıyor? Hala 01.01.2016 dan geçerli olan tarifeler aşağıda gösterilen tablodaki gibi uygulanmaktadır.
Burada çifte standart yok mudur? Zorunlu trafik sigortası yurtdışına çıkan araçlarda yeşilkart sigortası adını almaktadır. İkisinin de teminatları aynıdır. Hasarlılık primlerinin uygulanması zorunlu trafikte serbest iken yeşilkart sigortasında sınırlandırılmıştır. Bunu nasıl izah ederiz?
6. Sonuç olarak kusurlu araç maliki sigortasını yaptırırken üç kat fiyatla karşılaşması kabul edilebilir değildir. Bu hususu parasal değil başka yaptırımlarla değerlendirmek ve kişilerin dikkatlerini uyandırmak yerinde olacaktır. En önemli yaptırım ehliyete el konulması olarak aklıma gelmektedir. Çözüm olarak ; hasara çok karışan kişilerden detaylı sağlık kurulu raporu istenebilir. ,Belirli limitin üzerinde hasara karışmış olan kişilerden ehliyetine kademeli el konulabilir. Hatta tavan sayılacak şekilde kazaya meyilli olan kişilerin ehliyeti sürekli iptal edilebilir.
Bekir KAYA
Güvenceder Başkanı
Medya Yenigün