"Kendi metodolojimizi geliştirdik, 14 yıldır kâr ediyoruz"

Sompo Japan Sigorta Genel Müdürü Recai Dalaş, kendi metodolojilerini geliştirdiklerini belirterek kuruluş dönemi sonrasında her faaliyet yılını kâr ederek kapattıklarını söyledi




Sompo Japan Sigorta Genel Müdürü Recai Dalaş, kendi metodolojilerini geliştirdiklerini belirterek kuruluş dönemi sonrasında her faaliyet yılını kâr ederek kapattıklarını söyledi.

 

Sompo Japan Sigorta Genel Müdürü Recai Dalaş’ın Fiba Holding’in kurucu hissedarı Hüsnü Özyeğin ile el sıkışarak şirketi kurma görevine soyunmasının üzerinden tam 14 yıl geçti. Bu anlaşmanın yıldönümünün kendisi için çok önemli olduğunu dile getiren Recai Dalaş, “Şirket 5 milyon lira gibi son derece mütevazı bir sermayeyle 2001 ekonomik krizinin içinde kuruldu. Kuruluşumuzdan itibaren şartlar gereği üç kez isim değiştirdik. Bu durum şirketin marka bilinirliğini de olumsuz etkiledi.
Bunlar ve yeni bir şirket olmanın getirdiği diğer tüm zorluklara rağmen şirket ilk tam faaliyet yılı olan 2004’ü izleyen 2005 yılında ilk kez kâr etti ve bu özelliğini 2015 yılı dahil devamlı sürdürdü. Sektörde her dağıtım kanalında ağırlıklı çalışarak bu başarıyı elde eden başka bir şirket yok” dedi.
“Sürdürülebilir büyümede başarılıyız”

Tarife, hasar yönetimi gibi her alanda kendi metodolojilerini geliştirdiklerini kaydeden Dalaş, bunun sonuçlarını da 2005-2015 arasında toplamda sektörün en iyi kârlılık sonucunu elde eden şirketi olarak fazlasıyla aldıklarını söyledi. Sürdürülebilir büyüme konusunda başarılı olduklarına inanan Dalan, sözlerine şöyle devam etti: “Rekabetin zirve yaptığı ve dolayısıyla bize göre rasyonel büyüme şartlarının oluşmadığı 2007-2011 arası dört yıl toplamında sektör yüzde 51 büyürken biz sadece yüzde 14 büyüdük. Buna karşılık bu yılsonunda sona erecek olan sonraki dört yıllık dönemde sektör yüzde 77 büyürken biz yüzde 200 büyümüş olacağız. Bu değişimin bir stratejinin sonucu olduğu açık. Her alanda olduğu gibi burada da kendi yolumuzu çizdiğimiz kolaylıkla görülebilir.”
“Kâr etmeyen yatırım yapamaz”

Kârlılığın her zaman en önemli odakları olduğunun altını çizen Recai Dalaş, şunları söyledi: “Sektörümüzdeki, hatta dünyadaki birçok sigorta grubunun düştüğü yanılgı noktası da budur. Büyümek istiyorsanız kârlılıktan fedakarlık etmeniz gerektiği varsayılır. Bu tümüyle yanlış. Kârlılığı sürdürmeden sürdürülebilir bir büyüme performansı sağlamak mümkün değil. Ayrıca kâr ederek büyüme sağlayamazsanız ne çalışanlarınıza ne de acentelerinize fayda sağlayacak yatırımları yapma imkanını bulabilirsiniz.”
“Grubumuz bizi ‘Mükemmellik Merkezi’ ilan etti”

Şirket olarak Sompo grubu içerisinde önemli bir yer tuttuklarını belirten Dalaş, “Yeteneklerimizi neredeyse her gün geliştirerek oto sigortaları yönetiminde Japonya’daki ana şirketimiz de dahil olmak üzere Sompo Japan grubunun ‘center of excellence’ı, yani mükemmellik merkezi ilan edildik. Özellikle bireysel sigortacılık alanındaki ulaştığımız durum sonucu, grubumuzun yurtdışı büyüme planları içinde şirketimiz önümüzdeki dönemde Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin merkezi olacak” diye konuştu.
“Haksız rekabete izin verilmemeli”

Sektördeki mevzuat değişiklikleri hakkında da açıklamalarda bulunan Dalaş, “Son 10 yılda birçok düzenleme gerçekleştirildi. Bunların sonunda sektöre önemli ölçüde şeffaflık ve çekidüzen geldi. Bu yönüyle genel olarak çok olumlu buluyorum. Son olarak rezerv yeterliliği konusunda uygulama birliği sağlamaya dönük ve dolayısıyla performans karşılaştırmayı daha anlamlı kılacak bir düzenleme yapıldı. Bu düzenlemeyi fevkalade doğru buluyorum. Zaman zaman aynı oranda doğru bulmadığım şeyler de oluyor elbette. Trafik sigortalarında ticari araç primlerine üst sınır getirilmesi gibi. Doğru ve yanlışlarıyla düzenlemeler her şirketi bağladığı sürece ben burada bir sorun görmem. Benim kamu otoritesinden tek beklentim, sermaye yeterliliği olmayan şirketlerin haksız rekabet yaratacak uygulamalarına izin verilmemesi” dedi.
“Trafikte tam serbesti sağlanmalı”

Ticari araçların trafik sigortalarında başlayan tavan prim uygulamasından da bahseden Recai Dalaş, “Bugün 30 adet sigorta şirketinin sadece üçte biri anlamlı miktarda trafik poliçesi satıyor, diğerleri pazar payını azaltmak ve bazıları da hiç yazmamak adına elinden geleni yapıyor, bu durum hangi tarafın daha mutsuz olduğunu sanırım açıkça göstermektedir. Bu durumun Hazine tarafından dikkatle izlendiğinden emin olmakla birlikte, kamu otoritesinin sorunu çözmek için birtakım kısıtlar ve limitler getirmek yerine tam serbestiyi sağlamasının daha hızlı sonuç getireceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.