HERKES ve HER KURUM RENGİNİ BELLİ ETMELİDİR.
Herkes ve Her Kurum Rengini Belli Etmelidir
Herkes ve Her Kurum Rengini Belli Etmelidir.
Gazetemiz ve Sigortalı Yaşam’ın köşe yazarı Neşe Demirağ’ın önceki gün yazdığı yazının son cümlesi bunlardı. Özetle yazısında diyordu ki; ‘’ TOBB gerçekten acentelerin güçlü yanı mı? Eğer güçlü yanları ise acenteler neden daha çok kurumsallaşamıyor ve haksız rekabete karşı ve baskılara karşı her gün daha zor duruma düşüyor?
Sigorta Acenteleri Birliğinin kurulması ve odalaşması konusundaki tutumları nelerdir? Sigorta aracılık mesleğini sadece Sigorta acenteleri yapmalıdır diyebiliyorlar mı?’’ *** Yukarıda sorduğu sorular hakkındaki yorumu ise aynen şöyle idi; ‘’Bu güne kadar şahsım adına, TOBB'un bünyesinde olmanın acentelere fayda getirmediğini ve zarara yol açtığını hep dile getirdim.Bankalar vakıflar vb. kurumların yani ikinci, üçüncü işlerinin sigorta acenteliği olduğu her kurumun, acentelik yapmamasını yıllardır dile getirdim.
Böyle giderse, sorunların her geçen gün daha büyüyeceğini ve profesyonel acentelerin tek tek kapanacağını söylüyorum. Acentelerin bu mesleğin tek sahibi olmaları için, sorunların giderilmesi için bir tarih belirlenmeli o tarihe kadar düzelme olmaz ise, aynı gün aynı saatte, saik üyeleri, sektör meclisi üyeleri, ticaret odası meslek komiteleri üyeleri, bulundukları ilde basın toplantısı yaparak istifa etmeliler ve birliğe doğru yolda hep birlikte hareket etmeliyiz’’.Ve yazının devamında; ‘’Aksi durumda,meslek olmayan meslek de kalmayacak ve buna alet olan herkes vebal altında kalacaktır’’. *** Yazının yayınlandığı tarihten bu yana 7 gün gibi uzun birsüre geçti. O günden bu yana yukarıda sorulan sorulara hiçbir yanıt verilmedi. ‘’Sükût ikrardan gelir’’ denilir. O halde şu mu deniliyor? ‘’Evet, biz güçlü bir kuruluşuz, ancak acentelerin kurumsallaşmalarını istemiyoruz.
Haksız rekabeti önlemek bizim işimiz değil.Acenteler birliğinin kurulmasını istemiyoruz. Odalaşmalarına hepten karşıyız.Sigortacılığı profesyonel acentelerin yanı sıra her önüne gelen yapmalıdır’’. Şayet bünyenize kayıtlı ve size onbinlerce ücret ödeyerek hizmet bekleyen aracı kurumların bu serzenişlerine susarak cevap vermek işinize gelmiyor, belirtilen serzenişleri hiçe sayıyor ve kale almıyorsanız ve şayet elinizden gelen bir şey yok ise, Bu tutumunuzdan şunu mu anlıyoruz; Geçenlerde AVSAD da düzenlenen bir toplantıda 5684 sayılı yasanın düzenlenmesinde büyük emeği geçen, İstanbul eski milletvekili, Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Alaaddin Büyükkaya bir açıklama yaptı. Orada aynen şunları söylemiş; ‘’Ülke ve sektörü güçlendireceğine inandığım bazı görüşlerimi kanuna koyduramadım’’ Çok istemesine rağmen kanuna koyduramadığı hususları da söyle izah etmiş.
Sigorta acentelerinin, brokerlerin, eksperlerin bağımsız bir teşkilatlanmaya sahip olmaları, mesleki bir örgütlenmeye gitmelerini ve kendi hak ve hukuklarını da bu örgütler vasıtasıyla korumalarını, ayrıca sigorta aracılarının portföy mülkiyetine sahip olmaları, sigorta satışını artırmak,sigortalığı tabana yaymayı hedefleyerek ev kadınlarına, üniversite öğrencilerine, emeklilere yeni bir iş gelir sağlama yolunu da açacak bir satış sistemi. Yalnız acente veya brokerlere bağlı çalışacak farklı bir prodüktörlük uygulaması. Açıklamasının en çarpıcı yanı ise; Bu isteklerinin TOBB tarafından lobi yapılarak engellenmesinin kendisini üzmüş olduğunu ifade etmesi. Buna karşılık yorumu ise aynen şöyle ‘’TOBB acenteleri kontrol ederek maddi ve diğer hususlardaki gücünü artırmıştır. Ancak sigorta acentelerinin bu kanundan yeterli istifade edemeyeceklerini ve Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi bir örgütlenmeye gidemeyecekleridir’’ *** Böylece Sayın Neşe Demirağ’ın sorduğu sorulara ilaveten bir soru daha eklenmiş oldu.
Soru şu; Sayın Alaaddin Büyükkaya’ın ifadesinde belirttiği gibi, tüm aracı kurumların mesleki örgütlenmeye gitmelerine, hak ve hukuklarını bu örgütler aracılığı ile korumalarına, portföy mülkiyetlerinin kendilerine teslim edilmesine karşı mısınız? Umarım tüm bu sorular karşılığında mantıklı bir cevap alırız.
Saygılarımla
Çetin ERDOĞAN