GÜVENCE HESABININ ŞEHİTLERE YAPTIĞINA BAKIN.

Halkın zorunlu olarak yaptırdığı sigortalardan beslenen ve sosyal amaçlı olarak kurulmuş olan Güvence Hesabı sorumluluğu altındaki sigorta türlerine ait tazminatları ödememek için elinden gelen her tü

Halkın zorunlu olarak yaptırdığı sigortalardan beslenen ve sosyal amaçlı olarak kurulmuş olan Güvence Hesabı sorumluluğu altındaki sigorta türlerine ait tazminatları ödememek için elinden gelen her türlü çabayı gösteriyor.
Elinden oyuncağı alınacak çocuk gibi hareket eden ve haklı talepleri bile karşılamak noktasında yetersiz kalan Güvence Hesabı kendi kendini inkâr etmektedir.
Bir örnek vermek isterim.
Siirt ormanlı köyünde köy korucularının bindiği dolmuş yağmurlu bir günde sele kapılmış ve 4 korucu şehit olmuştur. Geride kalan eşleri ve çocukları Zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası tazminatını almak için Güvence Hesabına müracaat ediyorlar. Ve her defasında farklı bir mazeretle karşılaşıyorlar
1. Doğal afet olması nedeniyle bu tazminat ödenemez denilmiştir; Doğal afet zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası genel şartları içinde açık bir şekilde kapsam dâhilindedir. Güvence Hesabı gibi bütün mesaisini bu hususta harcayan ve hukukçuları olan bir kuruluşun bu itirazı; ya bunları bilmediğini ya da kasıtlı olarak itiraz ettiğini göstermektedir ki ikisi de kabul edilebilir bir durum değildir.
2. Ticari olmayan bir taşıma olarak ikinci bir mazeret mağdur yakınlarına iletilmiştir; Doğal afet ile sonuç alamayan Güvence Hesabı bu defa mazeret şeklini değiştirmiş ve ticari olmayan bir taşıma olarak mağdurları mağdur etmeye devam etmiştir. Korucuların belirli bir ücret karşılığı bu araçlarla taşındığı kaldı ki ücret olayı olmasa bile yolcu olmaları nedeniyle bu tazminata hak kazandıkları ibraz edilmiştir. Bu itirazın geçersiz bir mazeret olduğu ortaya çıktıktan sonra Güvence hesabı inatla başka itirazlar bulmak için çalışmalara başlamıştır.
3. Taşımanın düzenli bir taşıma olmadığı ve bu nedenle tazminatın ödenemeyeceği mağdurlara bildirilmiştir; Arızi taşıma olarak adlandırılan ve düzenli olmayan bu tür taşımalarda Güvence Hesabının daha önce ödemeler yaptığı ve emsal kararlar bulunduğu kendilerine bildirildiğinde ise kendilerini zorlayarak bu defa aşağıdaki mazereti öne sürmüşlerdir.
4. Tarafımıza sunduğunuz Yargıtay kararları hatalıdır. El insaf siz oraya mazeret bulmak için mi oturdunuz? Yargıtay kararları sizi bağlamıyorsa kanun sizi bağlamıyorsa, Bakanlar Kurulu kararı sizi bağlamıyorsa siz nasıl bir kuruluşsunuz? Her defasında farklı bir mazeret uydurmak ve bundan geri adım atmak tutarsızlığın en açık göstergesidir. Ya bu hususları hiç bilmiyorlar ki bu zayıf bir olasılık ya da kasıtlı yapıyorlar. Hazine Müsteşarlığına yapılan şikâyetler ise boşta kalıyor. İlgilenilmiyor.
Bu ülkenin sahipleri vardır. Sorumluluğunu hissedecek kişiler mutlaka bulunacaktır. Hukuk vardır. Hak yemenin ve şehitleri mağdur etmenin bir karşılığı vardır.
Elbette birileri bu sesi duyacak. Uzun yıllardır kamuya kapalı kurduğunuz krallık sizi mahkûm edecek. Cumhurbaşkanının 28.000 TL aylık aldığı bir ekonomide yaklaşık 50 000 TL maaş almak, bir sürü sosyal hakları kendi menfaatiniz doğrultusunda hiçbir denetim olmadan yönetim kurulunuzdan geçirmekle elde etmek, elbette hesabını vermeyi de gerektirecektir. Kaldı ki daha ne olduğunuz bile belli değil ne kamu kurumusunuz, ne kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşusunuz, ne dernek ne de vakıfsınız.
Sizin Türk ekonomik hayatında yeriniz bile bulunmamaktadır. Topladığınız paraları kendi adınıza toplamakta ve bulunduğunuz sosyal amaçlı kuruluşu şirket olarak adlandırmaktasınız.
Hepsini anladık da hayatını ülkenin kurtuluşuna adamış şehit ailelerine yaptığınız reva mıdır?

 
Bekir KAYA
Güvenceder Başkanı