BİR ELİN NESİ VAR !

  Atasözüdür ayrıca Halk tabiridir, sık- sık kullanılır bilirsiniz

 

Atasözüdür ayrıca Halk tabiridir, sık- sık kullanılır bilirsiniz.
"Bir elin nesi var, iki elin sesi var"
Birleşmek, bir araya gelmek açısından kuvvetli bir vurgudur.
Bu tabiri Yabana atmamak, iyi irdelemek gerekir.
Sigorta acentelerinin içerisinde bulunduğu duruma göre yorumlamak gerekir diye de düşünüyorum.
Bu güne kadar birleşip içerisinde bulundukları zor süreci atlatmak için mücadele örneği gösteren hemen her teşebbüsü temsil ettiğim kurumların da verdiği cesaretle hep destekledim. Arkasında durdum.
* Oda kuralım dediler, destek verdik acentelere getirilerini uzun uzun anlattık.
* Sonrasında yeni STK girişimleri oldu destek verdik. "STK lar toplumun aynasıdır, temsil ettikleri topluma verecekleri hizmet açısından önem teşkil ederler" dedik arkalarında olduk.
Hiç bir menfaat gözetmedik.
Sadece faydalarını anlatıp öneminden bahsettik.

OLUŞTURULACAK GÜÇ BİRLİĞİ ÖNEMLİDİR.

Lafı aktarıp döndürmeden konuya geçelim.
İstanbul da yeni bir oluşum söz konusu.
Şimdiye kadar bu konuda faaliyet çabası içerisinde olan hiç bir teşebbüsü küçük veya hakir görmek niyetinde değilim. Hepsinin de amaç ve gayeleri müşterek.
Bana göre bu güne kadar birlikte hareket etmek adına bir araya gelen en güçlü birliktelik olarak görüyorum.
İstanbul da bu güne kadar oluşmuş 8 STK nun 5 inin birlikte hareket etmek anlamında bir araya gelip güç oluşturmasının önemini kavrayabiliyor musunuz?

ANADOLUYU DA BİRLİK BÜNYESİNE KATMAK ÇABALARI VAR.

Daha önce de söyledim. İstanbul Türkiye nüfusunun 4 te 1 ini teşkil ediyor.
İstanbul da acente sayısısın 5000 lerde olduğu düşünülürse sektöre hizmet açısından da Türkiye deki mevcut acente sayısının 3 te 1 lik potansiyeline sahip.
Güçlü bir organizasyonla Anadolu da mevcut potansiyelin de katkılarıyla çok daha fazla katılım sağlanabilir.
Mümkün olabilir mi? Derseniz.
Neden olmasın (!) yanıtını rahatlıkla verebilirim.

KAFALARDA OLUŞAN TEREDDÜTLER VAR DI

* Bir araya gelen 5 STK nun ilerideki seçimler için güç birliği oluşturdukları,
* Amaçlarının İTO da koltuk kapmak sevdası olduğu,
* Ve hatta SAİK seçimlerinde destekleyecekleri bir Başkan adayının arkasında oldukları Kamuoyunun kafasında oluşan sorulardı veya bu oluşum için böyle bir intiba ortaya atılıp her oluşumda olduğu gibi kafaların karıştırılmasına olanak sağlandı.
Bu üç sorunun da bağımsız gazetecilik gereği adına ilgilisinden öğrendim.
Hiç de öyle düşünüldüğü gibi değildi gerçekler.
İlgilisi her soruya açıklık getirdi.
Daha önce bununla ilgili yazımı okumuşsunuzdur.
Tekrarına girmeyeceğim.

AMAÇ ŞAYET BİRLİK VE BERABERLİK OLUŞTURMAKSA

Bana göre oluşan bu güçlü birlikteliğe destek verip birlikte hareket edilmelidir.
Sen, ben kavgalarına artık bir son verilip aynı çatı altında hareket edilmelidir.
Halk tabiri ile “çöpüne, sapına” bakılmamalıdır.
Kendisine güvenen, daha güçlü oldukları iddiasında bulunan herkesin bu oluşum içerisine girip kurulacak örgüt içerisinde mücadelelerini sürdürmelidir.
Çünkü bu oluşumun gayesi de budur.
Kendi içerisinde bölünüp parçalanmanın hiç kimseye ve meslektaşlarına bir faydasının olmayacağı gerçeğini de unutmamak gerekir.

“SÜRÜDEN AYRILANI KURT KAPAR”

Bu da ayrı ve anlamlı bir atasözüdür.
Amaç hak aramaksa, gayeniz temsil ettiğiniz camiaya hizmet etmekse, güç birliğinden yana olup ideallerinizi bu birlik içerisinde yürütmelisiniz.
Teşbihte hata olmaz sözünden hareketle “sürüden ayrılanı kurt kapar” deyip, “sürüyü kurtlara teslim etmeyin” benzetmesiyle kapatalım…
Kurtlardan kimleri kastettiğimi anlamışsınızdır umarım…

 

Çetin ERDOĞAN